1. YAZARLAR

  2. Mert Özdağ

  3. Bu kurultay kriz getirir
Mert Özdağ

Mert Özdağ

Yazarın Tüm Yazıları >

Bu kurultay kriz getirir

A+A-

 

Şunun şurasında UBP kurultayına günler-saatler kaldı.
Başından beri süreci takip ediyoruz.
Belli ki “aday listeleri” sorunu çözülmeden kurultay yapılacak.
Son haftaya girilmesiyle yavaş yavaş medyada “görünürlükleri” artan adayların açıklamaları da yazılı basına yansıyor.
Anketler de gündeme gelmiş, Özgürgün, Üstel ve Tatar’ın yarışta iddialı olduğu ortaya çıkmış…
Sürecin en başından beri adaylığın hakkını veren tek adayın Ersin Tatar olduğunu düşünüyorum.
Tatar, henüz kabine oluşmadan adaylığını açıklamış, bir genel seçim gibi bölge ziyaretlerine başlamıştı.
Kimi adaylar için söylenen “Kabineye giremedi, o yüzden aday oldu” suçlamasını Ersin Tatar  için kullanamazsınız.
Zira Tatar, kabine konusundan önce resmen ve gayrı resmi olarak adaydı zaten…
Ben tüm sürece baktığımda bu anlamda Tatar’ın adaylığın gereklerini yerine getiren tek başkan adayı olduğunu düşünüyorum.
Gelelim konunun fikirsel boyutuna…
Kim ne diyor, nasıl konuşuyor?
Bir kere kamuoyunun merak ettiği en önemli gelişme hükümetin geleceği…
Daha açık konuşmak gerekirse UBP’nin olası yeni başkanı CTP ile hükümete devam edecek mi, revizyon isteyecek mi?
Adayların söylediklerine bakılırsa bu tehlike olası…
Söylem, seçildikten sonra eyleme dönüşür mü bilmem ama, özellikle Ünal Üstel “Hükümet bu şekilde devam edemez” diyor…
Keza Tatar da öyle…

Bu kadar keskin konuşmasa da Tatar “Daha önce de ifade ettiğim üzere, UBP Genel Başkanı seçildiğim anda, hükümetin gidişatı hemen masaya yatırılacak ve ne yapacağımıza tabanın sesini dikkate alınarak, memleketin, vatandaşın beklentileri, ihtiyaçları gözetilerek yetkili organlarımız karar verecek.” diye konuşuyor.
Her ne kadar da seçimden sonra söylemlerde yumuşama beklesem de, kurultayın ardından yeni bir değerlendirmenin gündeme gelmesi olası…
CTP de kendini bu ‘yeni duruma’ hazırlamak zorunda…

Başbakan’ın “UBP ile yeniden pazarlık” olmaz sözleri, bu yeni durum karşısında bir ön tavır olarak yorumlanabilir.
Diyelim ki UBP’de Genel Başkan değişti.
Hadi hükümet programını geçtim, kabinede bir değişiklik olmayacak mı?
Bildiğiniz üzere hükümetin UBP kanadındaki bakanların tümü Özgürgün’e yakın isimler…
Yeni gelecek başkan eski başkanın ekibi ile çalışmamak isteyecektir.
Bu da yeniden bir kabine değişikliğini gündeme taşıyacak.
Konuya nereden bakarsanız bakın tünelin ucunda siyasi istikrarsızlık görünüyor.

Başkan Özgürgün seçilirse:
• Diğer başkan adaylarının partide yalnızlaşması ya da birlikte hareket ederek gruplaşması kuvvetle muhtemel.

• Kabinedekiler ve kabine dışında kalan (başkan adayları) diye iki büyük grubun oluşması da olası.

• Böylesi bir gruplaşma ya da bölünme radikal kararların alınmasında mecliste nisap ya da oylama krizine yol açabilir.

Özgürgün dışında biri başkan seçilirse:

• Özgürgün’ün partiden ekibinin de kabineden dışlanması kuvvetle muhtemel.

• Böylesi bir dışlama da partide bölünme ve gruplaşmaya yol açabilir.

• Bu kadar radikal bir değişim hükümetin geleceğini de tehlikeye sokabilir.
                                              
***

Özetlemek gerekirse UBP kurultayı olur da kazasız belasız yapılır, mahkemelik olmaz, polise düşmezse sonrasında çok yeni krizleri de beraberinde getirecek.
Umarım siyasal krizler fazla uzun sürmeden atlatılır.
Zira halkın böylesi krizleri bekleyecek ne zamanı ne de sabrı kaldı.
Bir an önce hükümet programında yazılanların hayata geçmesi, vatandaşın günlük yaşamına dokunan kararların gündeme gelmesi şarttır, elzemdir…
Kabine değişimi, yeniden hükümet pazarlığı ve siyasi çekişmeler bizi erken seçime götür…
Ve bu seçim de hem partiler hem de memleket için pek de hayırlı olmaz…
Zaman kaybından başka işe yaramaz…   

21 Ekim 2012... Meşhur UBP Kurultayı... Bu hafta sonu yine UBP Kurultayı var... Umarım böyle görüntüler yaşanmaz... Ama gazeteciler için bol bol malzeme çıkacağı kesin...
-------------------------------------------

siyaset notları...

• TALAT MI, ÖZGÜRGÜN MÜ?... CTP Genel Başkanı Talat kamuya istihdamlarla ilgili olarak “Bundan sonra sadece kalifiye eleman istihdam edilecek, torpil yapılmayacak” diyor, UBP Genel Başkanı Özgürgün ise “2016 Ocak ayından itibaren istihdam yaratma imkânı arayacağız ve ilk seçimimiz işten durdurularak mağdur edilen 88 kişinin yeniden işe alınmasını sağlamak olacaktır” diyor… Nasıl iş anlamadım… Özgürgün, Yorgancıoğlu döneminde işten durdurulan Küçük döneminin partizan istihdamlarını yeniden işe almaktan bahsediyor, Talat torpilsiz istihdamdan… Burada bir tezat var… Bakalım hangisi gerçekleşecek…

• “ZOR” VE “ACI”… Kabineye yeni atanan CTP’nin genç vekilleri zor bir görevle karşı karşıya… Maliye Bakanı Birikim Özgür “Zor bir tablo ile karşı karşıyayız” diye konuştu. İçişleri ve Çalışma Bakanı Asım Akansoy ise yerel yönetimlerle ilgili bir toplantıda “acı reçetelerle çözümden” bahsetti… Umarım bu “acı” ve “zor” kimseyi acıtmaz, zorlamaz… Zira toplum bir an önce lokal ve genel çözümler bekliyor, zaman geçiyor…

• SORUN MAAŞ SORUNU… Yenierenköy’deki soruna bir an önce el atılmalı… Başkentte bu hafta yaşanan eylemlerden farklı olan bence Yenierenköy çalışanlarınınki… Çalışanlar 3 aydır maaş alamadıklarını söylüyor. Düşünebiliyor musunuz? Ne artış, ne personel eksikliği ne de alt yapı sorunları… En doğal haklarını istiyorlar, maaşlarını… Hükümetin ilk önceliği Yenierenköy olmalı… Zira bu sorun, çok can yakıcı…   

------------------------------------------

Saray’ın sırları gizli mi kalacak?

2010'da Cumhurbaşkanı seçilen Derviş Eroğlu'nun seçildiği günden görevi bıraktığı güne kadar yaptığı birçok yurt dışı ziyaretini kızının şirketi RES-TUR'dan satıl aldığı iddiaları ortaya atılmıştı.
Derviş Eroğlu'nun kızı Resmiye Canaltay'ın sahibi olduğu turizm şirketi adına Saray tarafından yapılan ödeme miktarı bilinmezken, rakamın 'dikkat çekici boyutlara' ulaştığı öne sürülüyordu.

• Şimdi Cumhurbaşkanı değişti, acaba “şeffaflık ilkesi gereği” Akıncı ve ekibi eski döneme ait etik dışı uygulamaları kamuoyuna açıklayacak mı?
• 2010’dan 2015’e, Cumhurbaşkanı’nın ve heyetinin yurt dışı ziyaretleri NE KADARA mal olmuştur?
• Yapılan bu ziyaretlerin kalem kalem dökümü nedir?  
• Hangi seyahat acentesine NE KADAR  ödeme yapılmıştır?
Açıklayan olacak mı? Merak ediyoruz...

Bu yazı toplam 1348 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar