1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. BU KEZ 'SİLME' YOK!
BU KEZ SİLME YOK!

BU KEZ 'SİLME' YOK!

Yalın ayak demokrasi... 1 MAYIS nasıl doğdu? Siz nasıl biliyorsunuz, pek de fark etmez... Ama memleketin “yönetim aklı”na göre, şöyle oldu: İşçiler günde 12 saat, haftada 6 gün olan çalışma takvimine isyan etti... Çok hem de çok senele

A+A-

 

Yalın ayak demokrasi...

 

1 MAYIS nasıl doğdu?

Siz nasıl biliyorsunuz, pek de fark etmez...

Ama memleketin “yönetim aklı”na göre, şöyle oldu:

İşçiler günde 12 saat, haftada 6 gün olan çalışma takvimine isyan etti...

Çok hem de çok seneler önce...

İçlerinde İrsen Bey’in büyük büyük dedesi...

Şerife hanımın nine nine ninesi...

Ertuğrul beyin koca koca amcasının olduğu bir grup...

Şikago’da hep birlikte yola çıktı...

Ve PİKNİĞE GİTTİ (!)

 

***

Ne kadar enteresan değil mi?

Bir sene evvel, Kıbrıs Türk Hava Yolları çalışanları “maaş” alamazken, bu beyler hanımlar yine “mangal” yakıyordu

1 Mayıs’ta...

Bu sefer, Lefkoşa Belediye işçilerinin “canına” yuttular kebapçıkları!..

 

***

Şişlere diziyorlar adeta, Kıbrıslı Türk insanının karakterini, kimliğini, kişiliğini, umudunu...

Yalanı pide yaptılar...

Umudu kömür...

Ve yaktılar...

 

***

1 Mayıs mitinginde, bir çocuk fırladı kalabalığın arasından, yalın ayak...

Tüm gözler doğruldu üzerine, tüm gözler baktı, acıyarak...

Piknik alanı nasıldı bilmem...

Ama şu görüntü, kaçmadı gözümden...

Hani 1 Mayıs marşının sözleri var ya, “gün gelir, zorbalar kalmaz gider...”

Dizi dizi polislerden biri, dudak uçlarıyla okuyordu, sessizce...

 

***

 ‘Tayyip buradayız, Kıbrıs halkının yanındayız’ pankartını, ODTÜ’lü öğrencilerin elinden almış polis!..

Ne oluyor yani, pankartı alınınca, zihinlerdeki düşünce de kayboluyor mu ortadan?

Bir de “Büyük Türkiye, güçlü ülke” diyorlar.

Baksanıza, iki üniversite öğrencisinin elindeki, bir çift lafa bile tahammül edemiyorlar oysa...

Halbuki yine bu coğrafyada, hep birlikte tanıklık etmiştik, “polis gözetiminde” hem de, “O... ÇOCUKLARI” diye pankart açanlara...

Ama o “vatan” içindi!..

 

 

***

Sahi, “vatan” kimin için?

Ne de güzel yazdı, Ahmet Altan:

“Siyasetçinin oyu arttıkça gerçek değeri ortaya çıkıyor...”

‘Ana’da ya da ‘yavru’da fark etmiyor!..

 


Telefon ve internet iletişimi de

SUSABİLİR!

 

Türk Telekom’un 110 milyon TL alacağı var, bizden!..

(Benim alıştığım ya da daha alışamadığım hesapla 110 trilyon TL)

Daha önce, geçmişe ait benzer bir borcu, Bakan Binali Yıldırım silmişti...

Bu kez “silme” yok!..

Üstelik, TÜRK TELEKOM artık “özel” bir şirket...

Büyük ortağı KATARLI...

Ve “vatan-millet-yavru” muhabbetlerine girmiyorlar pek.

 

***

Çok güvenilir bir kaynaktan, TÜRK TELEKOM’un önümüzdeki günlerde bir heyetle Kıbrıs’ın kuzeyine geleceğini öğrendim.

Eğer borç ödenmezse, dünyayla olan telefon ve hatta internet erişimimiz kopabilir.

Elbette, “Türkiye hükümeti buna izin vermez, Kıbrıs’ın kuzeyinin dünyayla bağını koparmaz” diye düşünebiliriz.

Ancak Türk Telekom ısrarlı, “Paramızı istiyoruz” diye.

Esas mesele, bu paranın neden ödenmediği!..

Çünkü, yurttaştan kuruşuna kadar tahsilat yapılıyor, internet hatları çekildiğinde de parası alınıyor.

Borç neden ödenmiyor, nasıl birikiyor?

İnsanın aklına şu soru geliyor, yaşanan diğer örneklere bakınca, acaba borcun üzerine “özelleştirme” gerekçesini güçlendirmek için mi yatılıyor?.

Buradan soruyoruz ve yanıt istiyoruz:

- “Türk Telekom’a borcumuz ne kadardır”

- Son birkaç yılda yaşadığımız onca “felaketten” sonra şimdi de“iletişim” susma noktasına gelebilir mi?

 

 

 


Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü’nün (RSF) 2011-2012 Dünya Basın Özgürlüğü Raporu'nda

Kıbrıs (güney) 16., Kuzey Kıbrıs 102., Türkiye 148. sırada !

 

“Artık toplumsal olaylarda boynunda fotoğraf makinesi ve elinde kamera taşıyan ‘özel istihbarat elemanlarının’ sayısı gazetecileri aşmıştır.”

 


 

 

AFRİKA gazetesi günlerdir, BÜYÜK OTELLERİN elektrik borçlarını yayınlıyor. Bu ülkenin BAKANLARI, sadece “pembe tablolarda” ortaya çıkıyor. Niye konuşmuyorlar?  

·        BU BORÇLAR GERÇEK mi?

·        Bu paralar NEDEN TAHSİL EDİLEMİYOR?

·        Ve KIB-TEK BATIYOR! (Batıyor mu, batırılıyor mu acaba)

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 2680 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler