1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Bu 'av' vicdanları sızlatıyor…
Bu av vicdanları sızlatıyor…

Bu 'av' vicdanları sızlatıyor…

Bir süredir bu köşede diğer gündemlere inat “av” ve “çevre” sorunlarını kaleme alıyorum. Bazı okuyuculardan zaman zaman “siyaseti de yaz” gibi eleştiriler alsam da avı ve çevreyi yazmaya devam edeceğim… 2009 yıl

A+A-

 

 

Bir süredir bu köşede diğer gündemlere inat “av” ve “çevre” sorunlarını kaleme alıyorum.

Bazı okuyuculardan zaman zaman “siyaseti de yaz” gibi eleştiriler alsam da avı ve çevreyi yazmaya devam edeceğim…

2009 yılından beridir özellikle yaz mevsiminde açılan av sezonuna tepki gösteriyorum.

Üreme döneminde, üstelik yaz sıcağında yapılan avcılığın türlerin yok oluşunu hızlandıracağını düşünüyorum…

UBP hükümetinin yasal desteğe dayanarak açtığı “2. İnce Av” olarak adlandırılan Üveyik Avı’nın bir an önce kapatılması gerektiğini, yaşananın bir katliam olduğunu söylüyorum…

Bu konuda görüşlerine ve derin bilgilerine başvurduğum çevreci kimliği ile bilinen gazeteci abim Mustafa Gürsel’den bir mektup aldım…

Mustafa Gürsel, yazda av sezonunu, dünyadan bilimsel örnekler vererek anlattı.

İşte Mustafa Gürsel’in yazısı:

 

ABD’deki “Son Göçmen Güvercin Anıtı”nda böyle yazıyor:

“Açgözlülük ve düşüncesizlik yok etti...”

 

  Bir zamanlar Amerika’da, Kayalık Dağların doğusunda, Kanada’dan Meksika’ya kadar olan bölgede, milyarlarca, gündüzü gece edecek kadar çok Göçmen Güvercin (Passenger Pigeon- Ectopistes migratorius) yaşardı. Son Göçmen Güvercin, 1 Eylül 1914’de Ohio-Cincinnati Hayvanat Bahçesi’nde öldü. Wisconsin Wyalusing State Park'ta, bu son Göçmen Güvercin anısına dikilen bir anıt var. Üzerindeki plakette şöyle yazıyor: “Bu tür, insan açgözlülüğü ve düşüncesizliği yüzünden yok oldu...”
   Ülkemizde üç yıldır, ağustos sıcağında fassa ve üveyik katliamı yapılıyor. Bu acımasızlığın adını da “2. İnce Av Sezonu” koydular... Yavrulu fassaları ve tükenen üveyikleri, bu sıcakta su başlarında ve ağaçlıklarda pusuya düşürüp öldürmeye, benim vicdanım “avcılık,” demiyor. “Açgözlülük ve düşüncesizlik” diyor... Yapılan işte doğaya saygı, sportmenlik, centilmenlik, sürdürülebilir avcılık bilinci, hukuk ve vicdan yoksa, ortada avcılık da yoktur...   

   Fassalar Ağustos ve Eylül aylarında da üremeye devam eder. Bu sözüme kaynak, gözlerimdir... Başka bir kaynak; dünyanın en saygın kuş örgütlerinden olan İngiltere’deki “The Royal Society for the Protection of Birds (RSPB)-Kraliyet Kuş Koruma Kurumu ” da kitabında, fassaların nisan-eylül döneminde ürediğini (Sayfa 204) söylüyor. Bu işin broması ve opsiması da var tabi ki. Gözlerimin gördüğünü doğrulayan daha başka kaynaklar, “gıyamet...”

   RSPB’nin “Birds of Britain and Europe - Britanya ve Avrupa’nın Kuşları” isimli kitabında, üveyikler için “serious decline – ciddi azalma” uyarısı var. Bu ifadeyle, üveyiklerin neslinin tehlikede olduğu vurgulanıyor. Bizim federasyon ise, “Arjantin’de, Kanada’da, Amerika’da üveyik fassa avlarlar da biz neden avlamayalım” diyor. Ben de diyorum ki; bu ülkelerde üveyik ve fassa yoktur, yok avı var... Federasyon ayrıca, “Arjantin’de üveyik vurmak için av turizmi yapıldığını” da söylüyor (26 Ağustos tarihli KIBRIS gazetesi, sayfa 22)... Arjantin’de avlanan “Eared Dove - Zenaida auriculata”dır. Üveyiğe değil kumruya benzer. Bizim üveyiğimiz ise “Turtle Dove – Streptopelia turtur”dur. Federasyonun “fassa” dediği de “Silvery Pigeon – Columba argentina”dır ki; bu kuşu değil avlamak, görmek bile mucize sayılır. Çünkü nesli tükenme noktasındadır (IUCN Red List – CR/Critically Endangered)...  

   Ülkemiz şartlarına tamamen ters olan Ağustos avını savunmada, federasyonun kayda değer tek argümanı, Dünya Doğayı Koruma Birliği’nin (IUCN) üveyiği “Düşük Risk – LC/Least Concern” kategorisinde göstermesidir. Buna saygı duyarım. Ama başka kaynaklara da bakar, bu bilgiyi sorgular ve kendi gözlemimi de yaparım. Birçok kaynak, “Üveyikler hızla azalıyor” diyor. Avcılığın beşiği İngiltere’de, 50 yıldan fazla süredir, üveyik avlanmıyor. Bunlar bir yana, kendi yurdumuzda kaç tane üveyik kaldı ki?

   Federasyon, toplum vicdanında ve avcıların genelinde kabul görmeyen bu acımasızlığı savunamıyor. Bu nedenle, bazmoya ilk gelen balıklar misali, “Arjantin’de üveyik avı turizmi yapıyorlar” lafını, doğruluğunu araştırmadan salıp kaptı. Federasyon başkanı olacak kişi de Facebook’ta, ağustos katliamına karşı çıkanlara “Kaç para yediniz” diye, “zekice ve centilmence” sordu... Kimden şüpheleniyor acaba: KUŞKOR, Yeşil Barış Hareketi, Biyologlar Derneği, yoksa Greenpeace mi? 

   Ağustost avı 2010’da açılırken, Avcılık Federasyonu Türkiye’de de Ağustos’ta fassa avlandığını söylüyordu. Araştırıp haber yapmıştım o zaman: “Türkiye’de Ağustos’ta fassa vurmuyorlar. Fassayı Ekimde başlayan büyük avda avlıyorlar” diye... Adını söylemeyim ama “federasyondan birine” açıp sormuştum: “Fassayı ne zaman avlarlar Türkiye’de?” “Aha şimdi Ağustos’ta” demişti. Bir de Rum tarafı argümanı var federasyonun ki Rum tarafı avcılıkta örnek gösterilecek durumda değildir. 

   Ağustos katliamı, derhal durdurulmalıdır; yasayı CTP yaptı, uygulamayı UBP başlattı... Sürdürülemez doğada “sürdürülebilir avcılık” mümkün değildir. Bu kafayla gidersek bir gün biz de son fassamız, son üveyiğimiz için anıt dikeceğiz. Altına yazılacak yazıyı da bügünden ben söyleyim: “Açgözlülüğümüz ve düşüncesizliğimiz yüzünden, bir daha geri gelmemek üzere yok oldular. Yuh olsun bunu yapanlara...” Bu söylediklerim Rum tarafı için de geçerlidir. Çünkü bütün Kıbrıs vatanımdır...

    Ayrıca, Ağustos avı yasal olabilir, ama hukuka, aykırıdır. Merak edenler, “Birleşmiş Milletler Hayvan Hakları Evrensel Bildirgesi”ne bakabilir... Hukuk budur.

   Ve Avcılık Federasyonu’na son sözüm:

   Doğayı ve avcılığın toplumdaki saygınlığını korumaya, avcılık faaliyetlerinden çok daha fazla önem veriniz. Doğayı korumak ve avcılığın sürdürülebilir şekilde yapılmasını sağlamak için emek harcayan insanları da düşman değil, dost görünüz... Size çalışıyorlar...

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 949 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler