1. YAZARLAR

  2. Sevgül Uludağ

  3. Bu adada en önemli şey dostluklar… 1
Sevgül Uludağ

Sevgül Uludağ

0090 542853 8436/00357 99 966518
Yazarın Tüm Yazıları >

Bu adada en önemli şey dostluklar… 1

A+A-

Toplumlarımız, liderlerimize yol gösteriyor… Kıbrıslılar barış içinde, dostluk içinde yaşamak istiyor…

Çok değerli arkadaşımız Orestis Agisilau, herkese “örnek” gösterilecek bir insan… Onun FACEBOOK paylaşımlarında, farklı günlerde nereleri ve kimleri ziyaret ettiğini görebilirsiniz…

Orestis her zaman arkadaşlarıyladılar, Girne’den, Boğaz’dan, Leymosun, Larnaka veya Baf’tan dostlarıyla…
Onu Lapta’da bir şömine başında bir arkadaşının evinde, yüzünde kocaman bir gülümsemeyle görürsünüz, yüreği ve zihni o kadar açık bir insandır ki bu genç insan yüzlerce dostluk kurmuştur adamızda… Oturup düşünürsünüz, genç Orestis bu kalbi kırık adada onca çok insanla nasıl da böylesi güçlü dostluk bağları kurmayı ve bunu sürdürmeyi başarıyor diye…

Hayatın sırrı Orestis’tedir: Bu adada en önemli şey dostluklardır – esas olan kurduğumuz, kuracağımız dostluklardır bu küçücük adada baki kalacak olan, düşmanlıklar değil…

Önceki gün onun FACEBOOK sayfasında yine fotoğraflarını gördüm… Bu kez Girne Boğazı’nda arkadaşlarının nikah töreninde onlarla birlikte gülümsüyordu kameraya… Törende nikah şahidi olmuştu…

Evlenen çift Kıbrıslıtürkler, şahitler de Kıbrıslırumlar’dı… Bunlardan biri Orestis, diğeri Hristalla idi… Sevinç Miralay ve Mustafa Kanizi’nin nikahlarında şahitleri Orestis Agisilau ile Hristalla Çakli Nikolenko’ydu…

Orestis’ten bu konuda duygularını paylaşmasını istedim ve oturup neler hissettiğini yazarak bana gönderdi…

Orestis bu konuda şöyle yazdı:
“Biz barışseverler için içinde bulunduğumuz bu dönem yıllardan beridir yaşadığımız en üzücü ve en pesimistik dönemdir. Politikacılarımız bir kez daha koşulların gerisinde kaldıklarını ve Kıbrıs halkına olumlu sonuçlar getirmeyi başaramadıklarını gösterdiler bize – onlarca yıl aradan sonra Kıbrıs insanının yüzüne bir gülümseme konduracak olumlu sonuçlardı bunlar ve bunu sağlamayı başaramadılar… Bir kez daha sulu dereye götürülen Kıbrıslılar susuz bırakıldılar… Ancak Kıbrıslılar her zaman politikacılarımızdan bir adım önde olmuşlardır. Bir çözüm olmaksızın dahi binlerce insanımız öncelikle kendileriyle ve sonra da diğer toplumla barışı kurmayı başarmışlardır. Her gün utanç duvarının bir parçası, güçlü dostluklar aracılığıyla yıkılıyor. Pek çok insan için gerçek barış, sevgi ve güven, federal Kıbrıs devletlerinin yüzdeliklerinden çok daha önemlidir.

Utanç duvarının bir bölümü daha bugün yani 30 Kasım 2016’da yıkıldı. İki Kıbrıslırum, yani benim sevgili arkadaşım Hristalla ile ben, en iyi arkadaşlarımız olan Sevinç ve Mustafa’nın hikah şahitleri olduk. Bu nikah töreni çiftin bazı akrabaları ve dostlarının da katılımıyla Girne Boğazı’nda gerçekleştirildi. Böylesi bir durum herhangi başka bir ülkede normal olabilir ama Kıbrıs’ta değildir – bu hem alışılmadık, hem de özgün bir şeydir… İşte bu nedenle iki kat heyecanlı, iki kat mutluyduk… Şimdi en iyi arkadaşlarımızla, dil veya din sorun olmaksızın, akrabaya yakın bir şey haline gelme fırsatı elde ediyorduk…

Özellikle Kıbrıslırum toplumundan pek çok kişi bizi “varolmayan şahitler” diye addedebilirdi çünkü bu nikah tanınmamış bir devlette, tanınmamış yetkililer huzurunda vs. gerçekleşmekteydi. İnsanlar ne derlerse desinler, tanınmayan tek şey saf duygularımızdır. Umarım ki böylece şu mesajı vermeyi başardık: Gerçek barış eğer ona izin verirseniz gelecektir. Eğer bazı insanlar bunu yapmayı başarabilmişse, herkes de yapabilir demektir…

Özetlemek gerekirse, en iyi arkadaşlarım olan Sevinç ve Mustafa’ya sağlık, mutluluk ve ulaşmayı hedefledikleri tüm hedeflere ulaşmalarını diliyorum. Umuyorum ve diliyorum ki pek çok insan da bizi örnek alsın çünkü insan ilişkileri onlarca yıldır ruhlarımızı ayıran duvarı yok etmekte en güçlü araçtır…”

Bizler de Sevinç-Mustafa çiftinin yanısra Orestis ve Hristalla’yı kutluyoruz – onlar liderlerimize yol gösteriyorlar: Toplumlarımız her zaman Kıbrıs’taki liderlerliklerimizden çok daha ilerici ve çok daha önde olmuşlardır…

Bir başka sevgili arkadaşımız Leyla Kıralp da liderlerimize her zaman yol gösteren bir yaşam biçimi, bir hayat felsefesi güdüyor… Liderliklerin yapmaya cesaret edemediklerini yapıyor… Tüm “kayıplar”ın anısına bir anıt-mezar yaptırıyor mesela Mari’de (Tatlısu)… İlk eşi Ahmet EOKA B’ciler tarafından öldürülerek “kayıp” edilmiş ve ondan geride kalanlar Yerasa’da bir toplu mezarda bulunmuştu Leyla Kıralp’ın – Leyla Kıralp yaşadıklarını olağanüstü bir dille anlattığı “Paylaştığımız Islak ve Beyaz Mendil” başlıklı kitabında kaleme almıştı. Bu kitabı köy köy, kasaba kasaba dolaştırmış, Kıbrıslırumlarla dostluklar kurmuş, yaşadıklarını aktarmış ve barış mesajı vermişti…

Geçen hafta Leyla Kıralp beni arayarak Salamis yakınlarında bulunan kendisine ve eşine ait Melandra House’da bazı Kıbrıslıtürkler’le Kıbrıslırumlar için bir anma toplantısı düzenleyeceğini anlattı. Mihalis Kirlitças, Kutlu Adalı, Rezvan Usta, Cus Bayada, Dr. Mehmet Salih ve Monika Vasiliu anısına yemekli bir toplantı düzenleyecekti…

Bu saydığım isimler Leyla’nın arkadaşlarıydı, birisi hariç – Kutlu Adalı – tümü de kanser nedeniyle yaşama veda etmişlerdi… Kutlu Adalı ise 1996’da evinin önünde kurşunlanarak öldürülmüştü…

Hepsini tanıyordum saydığı isimlerin, hepsi de Kıbrıs’ta barış mücadelesinde yer almışlardı… Ancak Monika Vasiliu kimdi? Onun adını hiç duymamıştım… Leyla Kıralp’tan Monika’yla ilgili duygularını ve onunla dostluğunu kaleme almasını istedim…

Bu arada ben de Monika Vasiliu’nun kim olduğunu araştırmaya koyuldum… Monika Vasiliu bir tiyatro sanatçısıydı – beş yıl önce vefat etmişti… Kıbrıs Cumhuriyeti eski Cumhurbaşkanı Yorgo Vasiliu’nun kızkardeşiydi ama bu bağlantısını asla öne çıkarmamış, bu konuda çok özenli davranmıştı.

Çok iyi bir eğitim almış olan Monika Vasiliu, pek çok tiyatroda ve filmde rol almıştı… Kıbrıs’ta barışın savunucusuydu… EOKA-B’nin darbe sırasında onu yerlerde sürüklemesi nedeniyle kalçasından sakatlanmış ve bu sakatlık kalıcı olmuştu… Ancak bir bastonla yürüyebiliyordu… Beş yıl önce kanser nedeniyle yaşama veda etmişti…

 

DEVAM EDECEK

Bu yazı toplam 1128 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar