1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. 'BÖYLE KAOS GÖRÜLMEDİ'
BÖYLE KAOS GÖRÜLMEDİ

'BÖYLE KAOS GÖRÜLMEDİ'

2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat bugün katıldığı bir TV programında iç konularla Kıbrıs sorununu değerlendirdi.

A+A-

 

 

2.  Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat bugün katıldığı bir TV programında iç konularla Kıbrıs sorununu değerlendirdi.

Bir soru üzerine 2. Cumhurbaşkanı Talat ülkede zaman zaman bunalımlı dönemler olduğunu ama şu sıralarda görülmemiş bir bir kaos yaşandığını kaydederek, “Ne 1974 öncesi, ne de sonrası böyle kaos görülmedi” dedi. Talat, LTB’nin 8-10 yıl önce böyle olmadığını ve prestijinin çok yukarılarda olduğunu  söyledi.

VALİ OLSA...

“Vali gelse daha iyi mi olur?” şeklindeki bir soru üzerine de Talat “onlar daha becerikli olsaydı KKTC’nin bu hale gelmesine katkı yapmazlardı. Özür dilerim ama valinin geleceği ülkenin hükümetleri yüzünden KKTC bu haldedir bugün” dedi. Talat, geçmişte şikayet edilen erken emeklilikler gibi olayların o “valiliğin” onayı ve desteği ile olduğunu belirterek “bu yüzden kimse bize ülkenizi yönetemiyorsunuz demesin” dedi.

“Kendisinin görevde olduğu dönemde “Evine dön Ayşe” pozisyonuna gelip gelmediği şeklindeki bir soruya karşılık Talat, KKTC’nin tanınmadığının unutulmaması gerektiğini belirterek, Türkiye’nin KKTC’ye yüklü miktarda mali kaynak aktardığını, güvenliği sağladığını, böylesi bir söylemin yakışık almayacağını söyledi.

DENKTAŞ BENZETMESİ

Kendi döneminde Denktaş gibi konuştuğu şeklindeki eleştirileri yanıtlayan Talat, bunun tamamen asılsız olduğunu belirtti ve Annan Planını desteklediğini hatırlatarak, sadece bunun bile Denktaş ile arasındaki farkı gösterdiğini söyledi ve  çözüm için masada verilen gayretlere işaret etti. Gambari sürecini başlatmaya da onay verdiğini hatırlatan 2. Cumhurbaşkanı Talat, bu sürecin Cumhurbaşkanı Eroğlu tarafından daha geçtiğimiz günlerde eleştirildiğini hatırlattı.

Hristofyas’ın yanlış hesap yaptığını söyleyen Talat, Hristofyas’ın kendisine “Benim için çözüm görev dönemimin sonuna doğrudur” dediğini  de hatırlatarak “Söyleyin, rahmetli Denktaş çözüm için benim  gibi canını mı yediydi?” diye sordu.

Eroğlu’nun “masada bir sürü taviz buldum” dediğini anlatan Talat, kendi döneminde bir tek sorun olduğunu belirterek, Hristofyas’ın kendisinin seçimi kaybedeceği ihtimalinin yüksek olduğunu anladığında “Ben Talat’ın önerilerini kabul edip ilan edeyim, sonra Eroğlu gelince görüşmeler bitsin, Rum halkı da beni taviz verdim diye suçlasın... Niçin bunu yapayım” diye düşündüğünü ifade etti.

Talat, kendi dönemindeki görüşmelerde kaydedilen ilerlemeleri de anlatarak, bir tek mülkiyette ilerleme olmadığını söyledi ve “hade, Beni Denktaş’a benzetin?” dedi.

MEZOKERTO MUYUZ?

Etnik temele dayalı ayrı ve  bağımsız bir devlet istediğinin ve Kıbrıs Türkünün halk olduğunu söylediğinin ifade edilmesi üzerine Talat “Peki, neyiz? Mezokerto muyuz?.. Ben, etnik temele dayalı, bağımsız değil; federal şemsiye altında kurucu bir devlet oluşturma peşinde oldum” dedi.

Pratikte Kıbrıslı Türklerin kendi iradesinin varlığını, bağımsız ve ayrı devlet kurma hakkı olduğunu söyleyen Talat; 1974’ten sonra Kıbrıs Türkünün ayrı toprak parçası üzerinde bu hakkının oluştuğunu anlattı, ancak, uluslararası konjonktürün bunu kabul  etmediğini ifade etti. “İşte bizim politikamız bu uluslararası gerçeklere uygun olarak, Kıbrıs sorununun çözümü suretiyle dünya ile buluşma yönünde olmalıdır” dedi.

HALININ ALTINDAKİ KİR

Kıbrıs sorunundan halkın bıktığını söyleyen 2. Cumhurbaşkanı, ancak bu sorunun halının altına süpürülmüş bir kir olmaya devam ettiğini ve orada daha da bozuşup kokuşmakta olduğunu ifade etti.

BELEDİYE

Belediyenin sorunlarının sorulması üzerine Talat, Cumhurbaşkanı Eroğlu’nun Bakanlar Kuruluna gidip yapacağını yaptığını ve grev yasağı aldırttığını söyledi.  2. Cumhurbaşkanı, grev yasağının  yasal olup olmadığının hukuken tartışılabileceğini, ama, çalışanların 2 aydır maaş alamadıkları gerçeği ve anayasada kimsenin ücretsiz çalıştırılamayacağı hatırlanacak olursa, hem hukuken hem de vicdanen grev yasağının yanlış olduğunu, meşru olmadığını söyledi.

SEZAR’IN HAKKI

Lefkoşa Belediyesinde yaşanan sorunlarla ilgili başka bir soruyu değerlendiren Talat,  “gelmiş geçmiş hükümetlere” suç yükleme kolaycılığının yaygınlaşmakta olduğunu, halbuki suçlu aranacaksa münhasıran bugünkü hükümete bakılması gerektiğini söyledi. “Belediyede eski hükümetin hatasını aramak yerine Sezar’ın hakkını Sezar’a vermek gerekir” dedi.

Eski hükümet döneminde belediyeler yasasının tadil edilerek kadrolarının sınırlandığını belirten Talat, yeni UBP hükümetinin, eski yıllardaki hükümetleri döneminde olduğu gibi belediyeyi şişirdiğine dikkat çekti. Türkiye ile yapılan protokoller gereği devlette yeni istihdamlara gidemeyen hükümetin, belediyelerde istihdama giderek kendi kontrolündeki bu kurumları zora soktuğunu söyledi.

HEM YAZIP HEM OYNAMAK

Kıbrıs sorununda bundan sonraki senaryoda nelerin yazıldığına yönelik bir soruyu değerlendiren Talat, büyük devletlerin rolünün büyük olduğunu, ABD’nin istemesi halinde sorunun çözümünün hızlanacağını ancak bunlara mutlak senaryolar olarak bakmanın yanlış olduğunu söyledi. Talat, büyük devletlerin ne kadar da istese hem yazıp hem de oynayamayacağını kaydetti.

“KIZGIN DEĞİLİM”

Talat, bir soru üzerine halka herhangi bir kızgınlığının olmadığını belirterek, kendisinin sadece, “Bugün yaşadıklarımızın kendi tercihimiz olduğunu” söylediğini ve bundan ders çıkarılması gerektiğini ifade ettiğini kaydetti.

Vatandaştan gelen soruları değerlendiren Talat, görevi boyunca pişmanlık duyacak hiçbir şey yapmadığına işaret ederek, Maraş konusunda, Mağusa İnisiyatifinin Kıbrıs sorununu “Mağusalılaştırdığını” ifade etti. Ancak, Kıbrıs sorununun çıkmaza girdiği bu aşamada Mağusa İnisiyatifinin ortaya attığı görüşlere sempati duyduğunu belirten Talat, böyle bir tıkanıklıkta Maraş’ın ele alınabileceğini söyledi. Ancak Maraş’la ilgili Güvenlik Konseyi kararlarının olduğuna dikkat çeken Talat, Maraş’ın bu kararlara aykırı olmayacak şekilde açılabileceğini anlattı. Kararda Maraş’ın BM denetiminde açılmasının öngörüldüğünü belirten Talat, bu çerçevede Maraş’ın açılmasının gündemde tartışılabileceğini söyledi. Talat, çözüm umudu zayıfladıkça Maraş konusunun gündeme geldiğini, Mağusa İnisiyatifinin de bu dönemde sesini yükselttiğini belirtti. “Bizim müzakere yürüttüğümüz dönemde Maraş konusu gerideydi çünkü ciddi şekilde çözüm uğraşı içerisindeydik” dedi.

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 736 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler