1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. 'BÖLÜNMÜŞ KIBRIS, AB’NİN EN ÖNEMLİ SORUNLARINDAN BİRİ'
BÖLÜNMÜŞ KIBRIS, AB’NİN EN ÖNEMLİ SORUNLARINDAN BİRİ

'BÖLÜNMÜŞ KIBRIS, AB’NİN EN ÖNEMLİ SORUNLARINDAN BİRİ'

TDP Genel Başkanı Mehmet Çakıcı’nın Brüksel’de Kıbrıs sorunuyla ilgili görüşlerini anlattığı bildirildi

A+A-

 

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Başkanı Mehmet Çakıcı’nın Avrupa Parlamentosu (AP) Grup Başkanlığı’nın davetlisi olarak Brüksel’de toplantıya katıldığı ve Kıbrıs sorunuyla ilgili görüşlerini anlattığı bildirildi.

Çakıcı, bölünmüş Kıbrıs’ın AB’nin en önemli sorunlarından biri olduğunu belirterek, müzakerelerin derhal yeniden başlamasını istedi.

TDP Basın Bürosu’ndan yapılan açıklamaya göre, Çakıcı, AP Liberal Grup Başkanı Sir Graham Watson’un resmi davetlisi olarak geçtiğimiz Salı Günü Brüksel’e giderek, Çarşamba sabahı düzenlenen kahvaltılı toplantıya ‘Onur Konuğu’ olarak katıldı.

Açıklamada, Avrupa Liberal Demokrat Grubu ile Friedrich Naumann Vakfı tarafından organize edilen ve Brüksel’de Rue Montoyerstraat’ta gerçekleştirilen toplantıya, Çakıcı dışında, Güney Kıbrıs’tan eski Rum Sanayi, Ticaret ve Enerji Bakanı, EDİ Genel Başkanı Praxoula Antoniadou da atıldığı belirtildi.

Toplantıda, AP milletvekilleri, Komisyon üyeleriyle çeşitli ülkelerden davetliler de hazır bulunduğu belirtilen açıklamada, TDP Genel Başkanı Mehmet Çakıcı ve Praxoula’unun 30’ar dakika süreyle Kıbrıs konusundaki görüşlerini dile getirdiği, kendilerine yöneltilen beşer soruyu da yanıtladığı kaydedildi.

ÇAKICI NELER SÖYLEDİ?

TDP Genel Başkanı Mehmet Çakıcı “Kıbrıslılar kaybediyor” başlıklı konuşmasında, Kıbrıs sorununun tarihsel gelişimini anlatarak, gelinen son aşamaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Çakıcı, Kıbrıs müzakerelerinin yıllardır sürdüğünü, ancak bugüne kadar kalıcı bir çözüme ulaşılamadığını, tarihte savaş, göç gibi zorluklar yaşanırken, çözüm yönünde de birçok fırsatın kaçırıldığını, 2004 yılında yapılan referandumlarda Kıbrıslı Türklerin yüzde 65 oranında ‘evet’ demelerine karşın, Kıbrıslı Rumların ‘hayır’ oyu nedeniyle yine önemli bir fırsatın kaçtığını hatırlattı.

Gelinen aşamada müzakerelerin yine donma noktasına geldiğini belirten Çakıcı, süreç içerisinde bu işten en çok zararı Kıbrıslı Türkler ile Kıbrıslı Rumların gördüğünü ifade etti.

Çakıcı, Kıbrıs’ın bugün halen birçok ülke arasında uluslararası bir pazarlık konusu olduğunu ileri sürerek, Kıbrıslı Rumların tek başına tüm Kıbrıs adına AB üyesi olurken Türkiye’nin AB üyeliği süreci ilerlerken, Yunanistan zaten AB üyesi iken, kaybeden tek tarafın ambargolar altında yaşamak zorunda kalan Kıbrıslı Türkler olduğuna dikkat çekti.

“BÖLÜNMÜŞ KIBRIS, AB’NİN DE EN ÖNEMLİ SORUNLARINDAN BİRİDİR”

Kıbrıslı Rumların 1 Temmuz’dan itibaren AB Dönem Başkanı olduklarını belirten Çakıcı, “Kıbrıs Cumhuriyetinin ortaklarından biri de Kıbrıslı Türklerdir, dolayısı ile orada Kıbrıslı Türklerin de toplumsal hakları bulunmaktadır. Bugüne kadar bir anlaşma olsaydı, şu an Kıbrıslı Türkler de AB dönem başkanlığını, Kıbrıslı Rumlarla paylaşabilirdi. Ancak Kıbrıs bugün maalesef hâlâ bölünmüş ve bu bölünmüşlük AB’nin en önemli sorunlarından biridir” dedi.

“AB ÇÖZÜM İÇİN PRO-AKTİF POLİTİKA İZLEMELİDİR”

Çakıcı, Kıbrıs’ın, Dönem Başkanlığı süresince, AB’nin, çözümün sağlanması yönünde daha proaktif bir politika izlemesi gerektiğini ifade etti.

Mehmet Çakıcı, Rum Yönetimi’yle Türkiye arasında petrol ve doğalgaz çalışmaları nedeniyle, gergin bir ortam bulunduğuna işaret ederek, “AB’nin çabaları ile bu gerginlik yerine, çözüm için daha ılımlı bir atmosfer yaratılabilir. Kıbrıs’ta müzakerelerin yeniden başlaması ve çözümün yollarının bulunması için de, Kıbrıs’ın Dönem Başkanlığı bir fırsat olarak kullanılmalıdır” dedi.

“KIBRIS’TA ÇÖZÜM İÇİN GENEL PARAMETRELER BELLİDİR”

Konuşmasında Kıbrıs sorununun çözümü yolunda izlenmesi ve AB’nin de desteklemesi gereken genel parametrelerin belli olduğunu dile getiren Çakıcı, şunları kaydetti:

“* Kıbrıs’ın Dönem Başkanlığı esnasında çözümü bulmak için müzakereler derhal yeniden başlamalıdır.
* Anlaşma, iki bölgeli, iki toplumlu, siyasi eşitliğe dayalı, iki oluşturucu devlete dayanan, tek vatandaşlığı, tek egemenliği olan Federal bir çözüm temelinde olmalıdır.
* Kıbrıslı Türkler çapraz oy seçim sistemini, Kıbrıslı Rumlar ise ‘Dönüşümlü Başkanlık Sistemini’ reddetmemelidir.
* Kıbrıslılar, mülkiyetin, iade, takas ve tazminat temelinde çözülebileceğini ve bunun karşılıklı anlayışa dayalı olabileceğini gözardı etmemelidir.
* Türkiye’den gelen göçmenlerin durumu, her iki taraf tarafından da kabul gören belirli bir sayıya bağlı olarak sonuca bağlanmalıdır. Yeni vatandaşlıklarla Kıbrıslı Türklerin demografik yapısının değiştirilmesinin önüne geçilmelidir.
* Kıbrıslı Türklerin garanti talep etmesine, Kıbrıslı Rumların ise istememesine saygı gösterilmeli, bu doğrultuda, mevcut sistem değiştirilerek, yeni bir Garanti Sistemine ihtiyaç duyulmaktadır.
* Kıbrıs’ın Güney’inde bulunan petrol ve doğalgaz yatakları, tüm Kıbrıslıların yararına kullanılmalıdır. Bu enerji kaynaklarından elde edilecek gelir, Kıbrıs’taki çözümün finansmanında kullanılmalıdır.
* Çözüm yönünde bugünkü tıkanlıklığı açmak için, Maraş eski sahiplerine iade edilmeli, buna karşılık Mağusa Limanı ile Ercan Havaalanı direkt uçuşlara açılmalı. Doğrudan Ticaret Tüzüğü hayata geçmeli.”

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 501 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler