1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. BM KAYNAKLARDAN TARAFLARA MESAJ
BM KAYNAKLARDAN TARAFLARA MESAJ

BM KAYNAKLARDAN TARAFLARA MESAJ

BM'de, iki tarafın uzlaşabilmesi için çözüm yönünde siyasi irade göstermeleri, "detaylarda boğulmak yerine, büyük resme ve çözüme odaklanmaları" gerektiği konuşuluyor

A+A-

BM Genel Sekreteri Ban Ki-Moon'un, Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ve Kıbrıs Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas ile Greentree'de yaptığı 5. üçlü görüşmenin ardından, BM'de, iki tarafın uzlaşabilmesi için çözüm yönünde siyasi irade göstermeleri, ''detaylarda boğulmak yerine, büyük resme ve çözüme odaklanmaları'' gerektiği konuşuluyor.

AA muhabirinin BM kaynaklarından aldığı bilgilere göre, Greentree görüşmesinde ana meseleler olarak ele alınması istenen ''mülkiyet, vatandaşlık ve yürütmenin seçimi'' konularında ''kısıtlı ilerleme'' sağlanması, BM çevrelerinde ve BM'ye üye ülkelerde, 40 yılı aşkın süredir devam eden Kıbrıs sorununa ve bu soruna çözüm bulmak amacıyla BM gözetiminde sürdürülen müzakerelere olan ilginin daha da azalmasına neden olabileceği için BM yetkililerinde kaygı uyandırıyor.

Kaynaklar, BM yetkililerinin, uluslararası toplumun Kıbrıs meselesinin çözümüne olan desteğini ve ilgisini canlı tutmak için büyük enerji sarfettiklerini belirtirken uluslararası toplumun ilgisini ve desteğini canlı tutabilmek için müzakerelerde umut verici ilerleme kaydedilmesi gerektiğini söylüyorlar.

Tarafların, müzakerelerde ele alınan konuların ''detaylarında boğulmak yerine, bazen büyük resme, çözüme ve birleşmiş Kıbrıs vizyonuna odaklanmalarının'' ve bu anlamda ''siyasi irade göstermelerinin'' çözümün anahtarı olduğunu belirten kaynaklar, BM'de kapalı kapılar ardında, ''Kıbrıs meselesinin elbette önemli olduğu, ancak dünyada çözülmeyi bekleyen pek çok başka önemli mesele, ihtilaf bulunduğu, şiddet olaylarının yaşandığı, insanların öldüğünün'' konuşulduğu ve bu noktadan hareketle, şiddet olaylarının yaşanmadığı Kıbrıs'ta, liderlerin çözüm yolunda artık siyasi irade göstermeleri gerektiği düşüncesinin hakim olduğunu dile getiriyorlar.

Liderlerin, kendi toplumlarını çözüme hazırlamalarının ve karşı taraf hakkında olumsuz propaganda yapmamalarının hayati önem taşıdığını belirten kaynaklar, iki liderin kendi aralarında anlaşsalar bile sonuçta bu anlaşmanın her iki tarafta ayrı ayrı yapılacak referandumda kabul edilmesi gerektiğini, dolayısıyla adada iki toplumun birbirlerine kuşku ve güvensizlikle yaklaşmamaları ve çözümü desteklemeleri için liderlere büyük görev düştüğüne işaret ediyorlar.

SON ŞANS

BM çevrelerinde, ''Annan Planının hayata geçirilememesinin ardından Genel Sekreter Ban Ki-Moon ve Kıbrıs özel temsilcisi Alexander Downer'ın kolaylaştırıcı rol oynadığı, 2008'de başlayan müzakere sürecinden de bir sonuç alınamaması durumunda, BM gözetiminde yeni bir sürecin ortaya çıkmasının zor olacağı, bu anlamda şu anki sürecin son şans olduğu'' yorumları da yapılıyor.

Bu arada BM'nin küresel ekonomik kriz ve dünyada giderek artan sorunlarla daha etkin mücadele etme amacıyla bütçe kısıntısına gittiğini ve bazı barışı koruma operasyonlarının kapsamını küçülttüğüne dikkati çeken kaynaklar, BM Genel Sekreteri Ban'ın son Kıbrıs raporlarında da belirttiği gibi, ''Kıbrıs'ta görev yapan BM barış gücünün (UNFICYP) sayısının azaltılması gibi yeniden yapılandırılması'' konusunun, zaman zaman BM Güvenlik Konseyi'nde, bazı Batılı daimi üyeler tarafından da dile getirildiğini belirtiyorlar.

Kıbrıs Rum tarafının AB dönem başkanlığını üstleneceği 1 Temmuz 2012'ye dek müzakerelerde ilerleme sağlanamaması ve bu durumda Genel Sekreterin Kıbrıs Özel Danışmanı Alexander Downer'ın Mart ayı sonunda yazacağı değerlendirme raporunun olumsuz olması halinde ise, BM çevrelerinde, sürecin büyük tehlikeye ve belirsizliğe gireceği ya da sona erebileceği, bu kapsamda ''Kıbrıslılar tarafından yürütülen müzakere sürecinin başarısız olması durumuda, sorumluluğun Kıbrıslı liderlerde olacağı'' da konuşuluyor. BM kaynakları, ''o noktaya gelinmediğini'' vurgularken adada iki taraf arasında görüşmelerin devam edeceğini, iki hafta içinde tarafların mülkiyet konusundaki veri paylaşımını tamamlamalarının öngörüldüğünü hatırlatıyorlar.

TÜRK TARAFININ BAŞARISI, RUMLARIN RAHATSIZLIĞI

Downer'ın raporunun olumlu olması halinde ise Kıbrıs Türk tarafının istediği şekilde çok taraflı konferans yoluna gidilebilecek. Rum yönetimi lideri Hristofyas'ın ve Rum Ulusal Konseyi'nin bir anlamda çok taraflı konferansın önünü tıkamak için, ''iç meseleler hallolmadıkça çok taraflı konferansa gidilemeyeceği'' yönündeki itirazları gündeme gelmişti.

Genel Sekreter Ban'ın, Greentree görüşmelerinin sonucuna ilişkin yaptığı açıklamada bu itirazlara yer vermemesi, Kıbrıs Türk tarafının diplomatik başarısı olarak değerlendirilirken Rum tarafında büyük rahatsızlık yarattığı biliniyor. Bu noktada önümüzdeki dönemde Rum tarafının yine bu önkoşulda ısrarlı olmasının, ayrıca Genel Sekreterin açıklamasında vurgulanan ve Kıbrıs Türk tarafını memnun eden ''takvimlemeye'' olan karşı tutumunu da sürdürmesinin beklendiği konuşulurken BM'de bazı çevreler, ''Hristofyas'ın, 2013 yılındaki başkanlık seçimi öncesinde, Kıbrıslı Türkler'le anlaşma yoluna gitmek istemeyebileceği, seçimi Rum muhalefet lideri Nikos Anastasiadis'in kazanması halinde ise neler olacağının bilinmediği'' yorumunu yapıyorlar.

Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Greentree görüşmelerini New York'ta basın mensuplarına değerlendirirken Hristofyas'ın çözüm yolunda siyasi irade gösteremediğini Greentree'de daha ilk toplantıda sergilediği olumsuz tutumla ispatladığını belirtti. Eroğlu, Hristofyas'ın Greentree'ye 3 ana mesele kapsamında hazırlıksız olarak geldiğini ve toplantıdan sonuç almak istemediğini ortaya koyduğunu söylemiş, ''Greentree'de yine esneklik gösteren, yapıcı öneriler sunan biz olduk. Rum tarafı ortaya koyduğumuz her öneriyi sadece reddetmiştir'' demişti.

 

 

 

 

Bu haber toplam 587 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler