1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. BM Güvenlik Konseyi Kararları ve 'B Planı'
BM Güvenlik Konseyi Kararları ve B Planı

BM Güvenlik Konseyi Kararları ve 'B Planı'

Tufan Erhürman: Toplumsal hafızamız maalesef çok zayıf. Bizim açımızdan son derece belirleyici olan ve geleceğe dair projelerimizi hazırlarken mutlaka aklımızda tutmamız gereken en önemli bilgi ve belgeleri dahi unutabiliyoruz.

A+A-

 

 

 

                                                                           Tufan Erhürman

                                                                           tufaner@yahoo.com

 

Toplumsal hafızamız maalesef çok zayıf. Bizim açımızdan son derece belirleyici olan ve geleceğe dair projelerimizi hazırlarken mutlaka aklımızda tutmamız gereken en önemli bilgi ve belgeleri dahi unutabiliyoruz.

Bu günlerde sürdürülen, müzakerelerden bir sonuç alınamaması durumunda uygulanması düşünülen “B Planı” ile ilgili tartışmalar da benzer bir unutkanlıkla malul. Bu noktadan hareketle, bu yazının amacı, mümkün olduğunca kısa ve öz biçimde, BM Güvenlik Konseyi’nin KKTC’nin kurulmasından itibaren aldığı kararları ve bu kararların bugün “B Planı” arayışı içinde olan kesimler açısından anlamını hatırlatmaktan ibarettir.

 

1. BM Güvenlik Konseyi’nin 18 Kasım 1983 tarihli 541 sayılı Kararı

Tarihinden de anlaşılabileceği gibi bu karar, KKTC’nin ilanından üç gün sonra alınmıştır ve BM Güvenlik Konseyi’nin, hem KKTC’ye, hem de Kıbrıs’ta “Kıbrıs Cumhuriyeti” dışında kurulacak herhangi bir devlete ilişkin tavrını ortaya koymak açısından önemlidir.

Güvenlik Konseyi, kararın girişinde, KKTC’yi kuran kararın Kuruluş ve Garanti anlaşmalarına aykırı olduğunu saptamış, KKTC’yi kurma girişiminin hukuken geçersiz olduğunu ilan etmiş ve bu girişimin Kıbrıs’taki durumu daha da kötüleştirdiği kanaatinde olduğunu ortaya koymuştur.

Kararın

a) 1. maddesinde, Güvenlik Konseyi’nin Kıbrıslı Türk otoritelerin “Kıbrıs Cumhuriyeti”nin bir parçasının ayrılmasına ilişkin kararını üzüntüyle karşıladığı,

b) 2. maddesinde, KKTC’yi ilan kararının hukuken geçersiz olduğu ve geri alınması gerektiği,

c) 6. maddesinde, tüm devletlere “Kıbrıs Cumhuriyeti”nin egemenliğine, bağımsızlığına ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesi çağrısı yapıldığı,

d) 7. maddesinde, tüm devletlere Kıbrıs’ta “Kıbrıs Cumhuriyeti” dışındaki herhangi bir devleti tanımama çağrısı yapıldığı belirtilmektedir.

Bu kararın anlamını şöyle özetlemek mümkündür:

a) 541 sayılı kararın, BM Güvenlik Konseyi’nin daimi üyeleri olan ABD, Çin, Rusya, İngiltere ve Fransa’nın onayıyla yürürlükten kaldırılmaması hâlinde, KKTC’nin tanınması mümkün değildir.

b) Karar aynı şekilde yürürlükten kaldırılmadıkça, Kıbrıs’ta “Kıbrıs Cumhuriyeti” dışındaki herhangi bir devletin, adı ne olursa olsun (Kıbrıs Türk Devleti dahi olsa) tanınması mümkün değildir.

 

2. BM Güvenlik Konseyi’nin 11.5.1984 Tarihli 550 Sayılı Kararı

Bu kararın özelliği, TC’nin KKTC ile büyükelçi teatisi yapması üzerine alınmış olmasıdır. Kararın giriş kısmında, Güvenlik Konseyi, başta 541 sayılı karar olmak üzere, kararlarının uygulanmamasından duyduğu derin üzüntüyü belirtmiş, Kıbrıs’ın “işgal altındaki” bölgelerinde yaşanmaya devam eden ayrılıkçı hareketlerden, özellikle de TC ile hukuken geçersiz olan KKTC arasındaki büyükelçi teatisinden ve KKTC’de yapılan anayasa referandumu ve seçimlerden ciddi kaygı duyduğunu vurgulamıştır.

Kararın

a) 1. maddesinde, 541 sayılı karar teyit ve derhal uygulanması talep edilmiş,

b) 2. maddesinde, KKTC ile TC arasındaki büyükelçi teatisi dahil tüm ayrılıkçı hareketler kınanmış, bunlar hukuk dışı ve geçersiz ilan edilmiş ve derhal geri alınmaları istenmiş,

c) 3. maddesinde, ayrılıkçı hareketler sonucunda kurulan KKTC’nin tanınmaması yönündeki çağrı yinelenmiş ve tüm devletlere bu “ayrılıkçı kuruluşa” (KKTC’ye) yardım etmeme çağrısı yapılmış,

d) 4. maddesinde, tüm devletler, “Kıbrıs Cumhuriyeti”nin egemenliğine, bağımsızlığına, toprak bütünlüğüne ve birliğine saygı göstermeye davet edilmiştir.

Görüldüğü gibi bu karar, 541 sayılı kararın anlamıyla ilgili söylenenleri daha da güçlü bir biçimde teyit etmiştir.

 

3. BM Güvenlik Konseyi’nin 1977-1979 Doruk Anlaşmalarına Çözümün Temeli Olarak Atıf Yapan Kararları

BM Güvenlik Konseyi, 1990 ve 1991’de, 1977 Makarios-Denktaş ve 1979 Kiprianou-Denktaş doruk anlaşmalarına çözümün temeli olarak atıf yapan iki karar üretmiştir.

 

a) 12 Mart 1990 Tarihli 649 sayılı BM Güvenlik Konseyi Kararı

Bu kararın 1. maddesinde, iki toplumlu, bağımsız, egemen ve toprak bütünlüğüne sahip ve ayrılma hakkının ve başka herhangi bir ülkeyle birleşme hakkının bulunmayacağı bir “Federal Kıbrıs Cumhuriyeti” kurulmasına ilişkin doruk anlaşmalarına destek belirtilmiştir. 3. maddede, kurulacak olan federasyonun iki bölgeli olacağı ve doruk anlaşmalarında çizilen çerçeve içinde kalacağı belirtilmiştir.

Bu kararın önemi, Kıbrıs’ta çözümün parametrelerinin BM Güvenlik Konseyi tarafından açık biçimde ortaya konmasıdır. Bu parametreler,

(i) federasyon

(ii) iki toplumluluk

(iii) iki bölgelilik,

(iv) 1977-1979 doruk anlaşmalarındaki çerçeve,

(v) bağımsız, egemen, toprak bütünlüğüne sahip “Federal Kıbrıs Cumhuriyeti” ve

(vi) kurulacak olan federasyonda ayrılma ya da başka bir ülkeyle birleşme hakkı bulunmamasıdır.

 

b) 11 Ekim 1991 Tarihli, 716 sayılı BM Güvenlik Konseyi Kararı

Bu karar, büyük ölçüde, 649 sayılı kararın teyidi niteliğindedir. Parametreler bir kez daha vurgulanmış, Kıbrıslı Türkler açısından son derece önemli olan siyasi eşitlik de parametreler arasında yerini almıştır. Bu karara göre, çözümün parametreleri şunlardır:

(i) 1977-1979 doruk anlaşmalarında çizilen çerçeve,

(ii) “Kıbrıs Cumhuriyeti”nin egemenliği, bağımsızlığı, toprak bütünlüğü ilkesi,

(iii) Kurulacak olan federasyonda ayrılma ve başka bir ülkeyle birleşme hakkının bulunmaması,

(iv) iki toplumlu, iki bölgeli federasyon ve

(v) iki toplumun siyasi eşitliği.

 

4. BM Güvenlik Konseyi’nin Doruk Anlaşmalarına Atıf Yapmaksızın Çözümün Parametrelerini Doğrudan Doğruya Belirlediği Kararlar

BM Güvenlik Konseyi, 1992’den itibaren, 1977-1979 doruk anlaşmalarına atıf yapma gereksinimi duymaksızın, Kıbrıs’taki çözümün parametrelerini doğrudan doğruya kendi kararlarında vurgulamaya başlamıştır.

Bu kararlardan en önemlisi, 10 Nisan 1992 tarihli 750 sayılı BM Güvenlik Konseyi kararıdır.

Bu kararın özelliği, Kıbrıslı Rumlar açısından önemli olan tek egemenlik ve uluslararası kişilik (single sovereignty and international personality) ve tek vatandaşlığın (single citizenship) da parametrelere eklenmesidir. Bu karara göre çözümün parametreleri şunlardır:

(i) Tek egemenliği ve uluslararası kişiliği ve tek vatandaşlığı olan bir “Kıbrıs devleti”,

(ii) bağımsızlık ve toprak bütünlüğü,

(iii) iki toplumun siyasi eşitliği,

(iv) iki toplumlu ve iki bölgeli bir federasyon ve

(v) federasyondan ayrılma ve başka bir ülkeyle birleşme hakkının bulunmaması.

26 Ağustos 1992 tarihli 774 Sayılı BM Güvenlik Konseyi kararında, 750 sayılı kararda belirlenen parametreler teyit edilmiş ve buna ek olarak, 10. maddede, adadaki status quo’nun kabul edilemez olduğu vurgulanmıştır.

750 sayılı karardaki parametreler ve status quo’nun kabul edilemez olduğu, sırasıyla, 25 Kasım 1992 tarihli 789 sayılı, 29 Temmuz 1994 tarihli 939 Sayılı, 23.12.1996 tarihli 1092 sayılı, 27.6.1997 tarihli 1117 sayılı, 23.12.1997 tarihli 1146 sayılı, 29.6 1998 tarihli 1179 sayılı, 22.12.1998 tarihli 1217 sayılı ve 29 Haziran 1999 tarihli 1251 sayılı kararlarda da teyit edilmiştir. Daha sonraki BM Güvenlik Konseyi kararları, istikrarlı bir biçimde, 1999 tarihli 1251 sayılı karara atıf yapmaktadır.

Bu arada, 25 Kasım 1992 tarihli 789 sayılı kararda Türk tarafının çözüme ulaşılamaması konusunda açıkça suçlandığını, 29.6.1998 tarihli 1179 sayılı kararda Kıbrıslı Türk lidere müzakerelere odaklanma çağrısı yapıldığını ve 14.4.2003 tarihli 1475 sayılı kararda da Kıbrıslı Türk liderin 10-11 Mart 2003’te Hague’da (Lahey’de) sergilediği olumsuz tutum nedeniyle Annan Planı’nın referandumlara sunulmasının mümkün olmadığının vurgulandığını unutmamak gerekir.

  

Sonuç

Bu kararlar dikkatle okunduğu zaman varılacak olan sonuç şudur: BM Güvenlik Konseyi’nin beş daimi üyesi olan ABD, Çin, Rusya, İngiltere ve Fransa’nın tamamı, 1983’ten beri istikrar kazanmış olan bu kararları yürürlükten kaldırmaya ikna edilmedikçe,

a) KKTC’nin tanınması mümkün değildir.

b) Kıbrıs’ta “Kıbrıs Cumhuriyeti” dışında, (adı ne olursa olsun) herhangi bir devletin tanınması mümkün değildir.

c) Kıbrıs’ta çözümün parametreleri şunlardır:

(i) Tek egemenliği ve uluslararası kişiliği ve tek vatandaşlığı olan bir “Kıbrıs devleti”,

(ii) bağımsızlık ve toprak bütünlüğü,

(iii) iki toplumun siyasi eşitliği,

(iv) iki toplumlu ve iki bölgeli bir federasyon ve

(v) federasyondan ayrılma ve başka bir ülkeyle birleşme hakkının bulunmaması.

Bu noktalardan hareketle, uluslararası toplum tarafından kabul görecek bir “B Planı”nın, KKTC’yi tanıtmak, konfederasyon veya KKTC yerine başka bir isim altında bir devlet kurup onu tanıtmak olması mümkün değildir.

Görüldüğü gibi, BM Güvenlik Konseyi tarafından 1983’ten beri alınan kararlar dikkatle incelendiğinde, uluslararası topluluk tarafından kabul edilmeyecek “B planları”nın hangileri olduğu herhangi bir tartışmaya mahal bırakmayacak kadar açıktır.  

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 2759 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler