1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. BİZİM HÜSEYİNLER?
BİZİM HÜSEYİNLER?

BİZİM HÜSEYİNLER?

Dünyalı olmak, Avrupalı düşünmek, yaşamak başka bir şey. YENİDÜZEN’in dünkü haberinde, Dışişleri Bakanı Hüseyin Özgürgün’ün trafik cezasını sildirmek için yazılı talepte bulunduğu haberi, Almanya’daki bir başka Bakanın trafik cezası ned

A+A-

 

Dünyalı olmak, Avrupalı düşünmek, yaşamak başka bir şey.

YENİDÜZEN’in dünkü haberinde, Dışişleri Bakanı Hüseyin Özgürgün’ün trafik cezasını sildirmek için yazılı talepte bulunduğu haberi, Almanya’daki bir başka Bakanın trafik cezası nedeniyle istifa ettiği haberiyle birlikte verildi.

Şüphesiz ki Özgürgün’ün yaptığı en sıradan haliyle ayıp.

Ama elinizi vicdanınıza koyun ve bunun aslında ne kadar yaygın şekilde kullanıldığına, varın siz karar verin. Küçük bir ülkede yaşıyoruz. Herkesin herkesi tanıdığı bir ülkede...

Bu tanıdıklar üzerinden açıyoruz kapılarımızı. Tanıdıklar üzerinden ayrıcalık bekliyoruz.

Yolda polis kontrolünde çevrildiğinizde, polis memuru tanıdıksa, genellikle zaten ceza yazmadan gönderiyor.

Sürat kameraları ve puan cezaları, bazen birileriyle paylaşılarak, bazen de daha torpilliyseniz, farklı şekillerde halledilebiliyor.

Yani aslında Özgürgün’e gelene kadar sıradan vatandaşlar olarak zaten kullanabildiğimiz ayrıcalıklarımızı sonuna kadar kullanmak konusunda ustayız.

Ama bu cezayı almamak, alındığında da bunun sorumluluğunu taşımak, her şeyden önemlisi bir görgü meselesi.

Mesela Avrupa’da bakanların çoğu işine bisikletle ya da metroyla gidiyor. İngiltere Başbakanı David Cameron, parlamentoya gidişte bisikletini en fazla kullanan siyasetçilerden biri.

Halkın arasına karışarak çoğu zaman koruma desteği de almadan hareket etmesiyle biliniyor.

Aynı şekilde Alman Çevre Bakanı Norbert Röttgen doldurduğu koltuğun da bilinciyle her yere bisikletle gidiyor.

Danimarka kabinesinin neredeyse tamamına yakını bisikleti yoğun şekilde kullanıyor. Danimarka İklim ve Enerji Bakanı Martin Lidegaard bisiklet kullanımının amacının, ülkenin enerji tasarrufuna katkı sağlamak olduğunu açıklıyor. Zira Almanya 2011’den beri enerji yatırımlarının tamamını yenilenebilir enerji alanına yapıyor.

Oysa daha doğuya giderken, eskort kullanmak bir güç gösterisidir. Türkiye Başbakanı Erdoğan’ın konvoyları ve gittiği hemen her ülkede kendini gösteren korumaları ünlüdür, mesela.

Ortadoğu liderlerinin korunma stratejileri şehir efsanelerine dönüşmüştür.

 Örneğin Türkiye’de İçişleri Bakanlığının bir süre önce Polis Genel Müdürlüğü’ne gönderdiği bir genelgede, milletvekillerine dokunulmazlıkları nedeniyle trafik cezası yazılmaması söyleniyordu.

Dokunulmazlık başlığı altında iktidarından muhalefetine, solcusundan muhafazakarına kadar da trafik cezasını sildiren vekillerin listesi yayımlanmıştı basında.

Konu tamamen nasıl bir kültürde, nasıl bir görgüde yaşayıp yetiştiğinizle ilgili.

Bugün YENİDÜZEN’in haberinin ardından henüz etmemişse istifa edebilecek çok sayıda saygın ve başarılı siyasetçi vardır, Avrupa’da.

Elinizi vicdanınıza koyun ve bugün dünkü o haberden aklınızda, vicdanınızda ne kaldığını varın siz hesaplayın.

Siyasetçilerimiz ve rol modellerimiz aslında aynalarımız. 

Biz ne yaşıyorsak, neyi tölere edebiliyorsak, onu gösteriyorlar. Bugün Avrupa’da bir bakanı istifa ettirebilen bir trafik cezası, bizim sıradan vatandaşlar olarak almadığımız bir kültür. Ayrıcalıklarla donanmaya ve çocuklarımıza kazanmadan hediye ettiğimiz son model arabaların saçtığı dehşeti hep birlikte görmezden gelmeye devam ediyoruz.

Alman Bakan trafik cezası nedeniyle istifa edebiliyor çünkü toplumsal beklenti ve kültür aslında bunu gerektiriyor.

Örneğin dünyada kapalı alanlarda sigara içme yasağı çok uzun zamandır uygulanıyor. Bazı ülkelerde barları restoranları da kapsayacak şekilde daha sıkı, bazılarında biraz daha esnek. Ama uygulanan, yazılan her kural, öncelikle toplumsal zeminde kabul görüp uygulanıyor.

Bizde sigara yasağına uyan kaç devlet dairesi sayabilirsiniz mesela?

Siz kendinizin ne kadar uyduğunu söyleyebilirsiniz?

Örneğin toplu taşıma araçları arasında, Avrupa’da yine bakanlar dahil siyasetçiler ve üst düzey bürokratların da yoğunlukla kullandığı birçok metroda, bilet kullanmasanız da yolculuk yapabilirsiniz.

Bilet alanıyla metro arasında, sizi fiziksel olarak engelleyebilecek hiçbir şey yoktur. Zaman zaman yapılan denetimlerde saptanması halinde bir cezası vardır sadece.

Ama o metro istasyonlarında bilet satış bankolarının önünde her zaman kuyruk vardır.

Biletsiz yolculuk edebilecekken, mesela bizde kaç kişinin, kaç defa bilet alacağını hayal edebiliyor musunuz?

Bazen toplumlar sessizce birbirlerine öğretirler. Yere kimsenin çöp atmadığı, tükürmediği, kapalı alanlarda sigara içmediği gibi içirtmediği için yaşam kalitesini yukarı çeken birçok kural, kendiliğinden uygulanır.

Biz bu kurallara uyacağımız varsa da aynen Sayın Özgürgün’ün basın danışmanının savunmasında olduğu gibi, aynı kuralsızlığı yapan diğerlerine katılmayı daha çok tercih ediyoruz.

Sonuçta bu da bir kültür, görgü ve yaşam tarzı.

Biz Hüseyinlerle birlikte böyle yaşıyor.

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 959 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler