1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. 'Biz onların hizmetinde değiliz onlar bizim hizmetimizdedir'
Biz onların hizmetinde değiliz onlar bizim hizmetimizdedir

'Biz onların hizmetinde değiliz onlar bizim hizmetimizdedir'

45 senedir sahnelerin tozuyla ayakta duran Erol Refikoğlu, içli, öfkeli, kararlı bir sesle ve elini öne uzatarak konuşuyor: “Kendilerine kul köle olmamızı istiyorlar... Ellerini öpmemizi istiyorlar. Makama saygı gösterelimmiş de, odadan çıkarken ar

A+A-

 

 

45 senedir sahnelerin tozuyla ayakta duran Erol Refikoğlu, içli, öfkeli, kararlı bir sesle ve elini öne uzatarak konuşuyor:

“Kendilerine kul köle olmamızı istiyorlar... Ellerini öpmemizi istiyorlar. Makama saygı gösterelimmiş de, odadan çıkarken arkamızı dönmeden geri geri yürüyelimmiş de... Kimsenin elini öpecek değilim. Onlar gelip, benim elimi öpsünler...”

 

***

 

Lefkoşa Belediye Tiyatrosu, “Belediye”nin sınırlarının çok ötesinde bir kurumdur.

Yaşam okuludur, hepimiz için.

Umuttur... İsyandır... Özgürlüktür...

Sığınacak limandır...

“Sanat”ın ve “sanatçının” gücü de bu değil mi zaten...

 

***

 

Lefkoşa Türk Belediyesi’nin Kültür Sanat Kurumu, 2007’de Belediye Meclisi’nin oy birliği ile aldığı karar sonucu kuruldu.

Tüzüğü hazırlandı.

Bu tüzük kaymakamlıktan onaylandı.

Bütçesi belirlendi.

Hepsi hepsi, ayda 30 bin lira...

İşte bu bütçeyle pek çok genç konservatuar mezunu ve bu ülkenin “ustalarından” hizmet alımı yapılıyor, hem tiyatro, hem orkestra için...

 

***

 

“Kanun gücünde kararname” marifetli bir “darbe” sonucu belediyenin başına gelen yönetim, ilk iş “sanat”a göz dikiyor...

Sanat kurumunun bütçesini “budamak”, üretimi “darbelemek” istiyor.

Daha acısı, Kültür Sanat Şube Sorumlusu’na, “Şimdi bizim 20 Temmuz öncesi çöp toplamamız gerekiyor, kimin umurunda sanat, kimin umurunda tiyatro” gibi “aşağılayıcı” sözler kullanıldığının anlatılması.

 

***

 

Sanatçı dostların basın toplantısını, aslında “başkaldırı”yı izlerken, diken diken oldu tüylerim.

Yaşar Ersoy’un isyanı, salonu dolduran herkesi daha bir öfkelendirdi.

Bir başka duayen Osman Alkaş’ın hepimize yeniden anımsattığı “gerçek” önemliydi:

“Tiyatro belediyenin, devletin değil, toplumun malıdır. Görevimiz de uşaklık değil, insanların içindeki isyanı yüksek sesle haykırmaktır. Unutmasınlar, biz onların hizmetinde değiliz. Tam aksine, onlar bizim hizmetimizdedir...”

 

***

 

Bu acı tablonun siyasi sorumluları...

Unutmayınız, sanatçıların eli öpülür...

Oysa, sizin gibi zihniyetlerin yüzüne...

..........

Neyse, boş verin, “yarabbi şükür”

diyeceklerdir sonuçta...

 


 

Saray mı, ‘UBP Derin Merkezi’ mi?

 

Cumhurbaşkanı Eroğlu, “hükümeti” eleştirirken, Saray’daki kadrolara da biraz çekiz düzen vermeli!..

Kraldan çok kralcılar “kurultay” sevdasına düşmüş, olabilirler.

Ama unutulmasın, maaşlarını UBP’den almıyorlar.

Eğer “kurultay” idare edeceklerse, giderler, ya Kaşif’in ya Küçük’ün bürosunda çalışırlar.

Maaşları da görev tanımları da, “parti işlerini karıştırmak” değil herhalde...

Saray, ya tüm topluma “mesafesini” korusun ve sorumluluğunun farkına varsın; ya da tabelası değişsin bir zahmet, “UBP Derin Merkezi” diye…

Hazır, toplumlararası görüşmeleri de “gömmüşken” el birliğiyle…

 


 

Yoğun gündem (!)

 

Bakanlar Kurulu toplantısı yapılmıyor.

Açıklama geliyor: “Gündem yoğun”

Tam da o saatlerde, Başbakan “belediye reisleri” ile KURULTAY yemeğinde buluşuyor.

Anladınız mı yoğun gündemi!

Sizin “derdiniz” onların umrunda mı sandınız....

Varsa koltuk, yoksa KURULTAY!..

“Bu kadarı da AYIP ama” demeyiniz,

anlamazlar...

 


 

güzel işler

 

·        Dr. Gülsen Bozkurt’un “Genetik Merkezi” açıldı. Topluma için önemli bir adım, hayırlısı olsun.

 

·        Pepsi Twist, “limonlu!.. Yeniden döndü, harika. Ama eğer “diet”i de çıkarsa..

 

·        CTP ve DP, 20 Temmuz'da resmi tören dışındaki yemekli kutlama ve kokteyllere katılmayacağını açıkladı. Bu krizde, onca demokrasi ayıbı içinde yerinde karar.

 

·        Kani Kanol’un “TMT’nin Şifreleri” kitabı... Öneririm...

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1034 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler