1. HABERLER

  2. DERGİLER

  3. “Biz, mutlu mutlu çekiçle taşa vuran adamlarız…”
“Biz, mutlu mutlu çekiçle taşa vuran adamlarız…”

“Biz, mutlu mutlu çekiçle taşa vuran adamlarız…”

Ham maddesini yurt dışından getirip Lefkoşa Organize Sanayi Bölgesi’nde doğal mermeri işleyerekiç piyasaya hizmet veren Marmo, yıllardır piyasada varlığını sürdüren en köklü şirketlerden biri…

A+A-

Fehime ALASYA

Ham maddesini yurt dışından getirip Lefkoşa Organize Sanayi Bölgesi’nde doğal mermeri işleyerek

iç piyasaya hizmet veren Marmo, yıllardır piyasada varlığını sürdüren en köklü şirketlerden biri…

Şirketin, doğal taş, mermer, granit ve traverten ile yapılabilecek birçok ürünü hayata geçirdiğini anlatan Direktör Emre Pehlivan, “Amacımız ilk etapta doğal taş denildiğinde akla gelen ilk üç firmadan biri olmaktı, bunu başardığımıza inanıyorum” dedi.

Sektördeki sıkıntılara değinen Pehlivan, mermercilikteki zorlukları anlattı.

Müzik piyasasından iş hayatına geçiş yapan Marmo Tabii Mermer ve Granit Sanayi Direktörü Emre Pehlivan, “Bunun yanında babam hiçbir zaman bana tamamen müziği bırak diye baskı uygulamadı... Müzikten de tamamen kopmuş değilim. İşten çıktığım anda da, iş hayatımda da hayatımın kendisi zaten müzik, beyindeki melodi zaten hiç bitmiyor…” diyor…

Pehlivan şöyle devam ediyor:

“Marmo 1988 yılında ailemizde benimle birlikte doğdu. 30 Temmuz’da Marmo’yla paralel 30 yaşına giriyorum... Beni tanıyanlar müzik dünyasından tanıyor. Akşam sahnede, gündüz ise şirketteydim. Sahne hayatımın yoğun olduğu dönemde müzik daha ağır basıyordu. Son beş yıldır ise yoğun olarak iş hayatında, Marmo’dayım... Burası içine doğup büyüdüğüm bir iş kapısıydı. Babam iş hayatında çok disiplinli biriydi, eve iş getirmeyen bir baba olmasına karşın yine de ailenin tek oğluydum, ister istemez bazı şeyleri benimle paylaşıyordu. Bu alanda iş hayatına uzaktan da olsa aile içinde baba-oğul ilişkisiyle bir aşinalığım vardı.

Bunun yanında babam hiçbir zaman bana tamamen müziği bırak diye baskı uygulamadı... Müzikten de tamamen kopmuş değilim. İşten çıktığım anda da, iş hayatımda da hayatımın kendisi zaten müzik, beyindeki melodi zaten hiç bitmiyor…”

m1-035.jpg

“MÜŞTERİYE İŞİ ANLATABİLMEK BAŞLICA SIKINTILARDAN”

Genel piyasadaki ve sektördeki sıkıntılara değinen Pehlivan, “Döviz konusunda hiç bahsetmek bile istemiyorum, bu insanları çok gerdi, çığırından çıktı. Bu beraberinde büyük huzursuzlukları getiriyor. Şirket bünyesinde çalışanlarımızı korumaya çalışıyoruz fakat bir noktaya kadar bunu yapabiliyoruz. En basit örneği burada çalışan bir işçi TL ödeniyor, arabasını muhtemelen döviz ile borçlanıp almıştır, evi yoksa sterlin kira ödüyordur, evi de varsa onun da kredisi dövizdir…

Bir başka sorun ise mermerciliğin Pazar ile alakalı değil, kendi içerisinde olan zorluklarıdır. Taşı tedarik ettiğimiz yerler dağlar, ocaklardır ve her nokta bir birinden farklı olabiliyor. Bunu insanlara anlatırken kimi zaman çok zorlanıyoruz. 

Taş seleksiyonları arasında renk ve doku farklılıklarını müşteriye anlatabilmek başlıca sıkıntılardan biridir, ikinci bir sıkıntı da bu işin oldukça ağır fiziki bir iş olmasıdır. Onlarca kiloluk mermerleri taşımak, zevkle ve huzurla işlemektir. Ağır ve yavaş yapılması geren bir iştir.

Elmas testere ile taş kesiliyor, ne kadar hızlı olabilir ki, üstelik tüm işçilik insan eliyle yapılıyor. Bu yüzden çalışmalarımızın süresi zaman alabiliyor” diyor.  

m2-027.jpg

“BU KADAR BAŞIBOŞ BİR İŞ PİYASASI OLMAMALI...”

Sektördeki rekabete, ülkede hâkim olan olumsuz enerjiye ve mermercilik sanatına değinen Pehlivan şöyle devam ediyor:

“Bu sektörde güzel bir rekabet var ama mevcut sıkıntılarımız da çok büyük. Eskiden rekabetin çok saygın ve düzgün şekli şemali vardı. Ancak şu anda cebinde telefon ile bu işi yapan kişilerin sektörü haline geldi. Rekabetin de tadı kalmadı…  

Mermer piyasasında bizim gibi uzun yıllardır var olan köklü bazı firmalar var, onlarla seve seve rekabet ederim. Ama sanayide bu işi yapan, fakat atölyesi dahi olmayan, çalışma izni olmayan, gece yarılarına kadar ailesiyle kabile gibi çalışan kişilerle nasıl rekabet edebiliriz. Yasal düzenleme ve doğru etiklere sahip insanlarla seve seve iş veya rekabet yaparım. Sitemimiz sistemin kendisinedir. Denetim, yasa şart, bu kadar başıboş bir iş piyasası olmamalı...”

m3-014.jpg

“YENİ HİÇBİR ŞEY ÜRETEMİYORUZ, OLANI KORUYAMIYORUZ”

“İnşaat sektörüyle doğru orantılı çalışıyoruz. İnşaat artarsa bizim işlerimiz de artar, bu yapı zincirin bir halkasıdır ve dışarıda olup bitenden doğru orantılı etkileniyoruz.

“1968 yılının gazete kupürü bulunmuş, o kupürde konu başlayan Kıbrıs görüşmeleriydi ve gazeteci bu sürecin ne kadar süreceğini bilmediğini yazıyordu. Hala sürüyor. Mademki düzenimiz bu, içinde olduğumuz durumu çalıştıralım, ona göre yolunu bulalım. Çözümsüzlüğün içerisindeysek bu durumu güzelleştirelim, değilsek de başka alanlara bakalım. Menfaat düşünmeden genel resme bakmalıyız. Genç bir iş adamı olarak ileriye yönelik çiçekler göremiyorum, kara kara bulutlar görüyorum. Herkes gelecek gailesi içinde, akıllarda onlarca soru... Yeni hiçbir şey üretemiyoruz, olanı koruyamıyoruz, sürekli telaşlı, doğru karar veremeyen bir millet haline geldik.”

m4-010.jpg

“ÇOK ŞANSLIYIM”

Tüm bu negatiflikler arasında yine de kendimi mutlu edebiliyorum. Biri çok gerçekçi, diğeri ise çok pozitif iki ablam var, böyle bir aileye sahip olduğum için inanılmaz şanslıyım. Bu kadar pozitif ve becerikli kişiler arasında negatif bakış açımı değiştirmeye çalışıyorum.

“MERMERCİLİĞİN İÇİNDEKİ BÜYÜK SANATI ORTAYA ÇIKARMAYA ÇALIŞIYORUZ”

“Mermercilik ve Marmo benim hayal gücümde; Çelişkiler işidir. Dağdan büyük zorluklarla çıkarılan taşların, makyajlanmış, zarif, güler yüzlü bir kadına dönüşümüdür. Mermer işi, bittiği zaman güler yüzlü çok narin bir kadına benzer… Başlangıç ve bitiş noktasını düşündüğünüzde onun bile kendi içinde bir çelişkiler var, biz tüm bunların arasında hem zorluğundan hem keyfinden alıp, mutlu mutlu çekiçle taşa vuran adamlarız aslında… Mermerciliğin içindeki büyük sanatı ortaya çıkarıp insanlara sunmaya çalışıyoruz. Doğadan getirilen mermeri en doğal haliyle evlerine ulaştırıyoruz. Bu bence büyülü bir durumdur…” 

 

 

 

Bu haber toplam 1101 defa okunmuştur
Adres Kıbrıs 371 Sayısı

Adres Kıbrıs 371 Sayısı

Önceki ve Sonraki Haberler