1. YAZARLAR

  2. Salih Sarpten

  3. Birleşik Kıbrıs’ta Eğitim
Salih Sarpten

Salih Sarpten

Yazarın Tüm Yazıları >

Birleşik Kıbrıs’ta Eğitim

A+A-

Enosis plebisitinin Rum okullarında kutlanacak bir gün haline getiren meclis kararı, Kıbrıs Sorunu müzakerelerini durdurdu. Bu durum bir kez daha gösterdi ki, çözümü gerçekleştirip onu yaşatacak yegane unsur eğitimdir.

Eğitim, bireylerin yaşam standartlarını, inançlarını, dünyaya bakışını, kişilik ve toplumsal nitelik kazanmasında etkili olan tüm sosyal süreçlerdir. Kısacası eğitim aslında her şeydir.

İşte tam da bu noktada “Birleşik Kıbrıs’ta eğitim nasıl olmalıdır?” sorusu çok anlamlıdır ve yanıtlanmalıdır. Bu soruya yanıt aramak için Kıbrıs Eğitim Araştırmaları Birliği (KEAB), 22 Şubat Çarşamba günü, bir yuvarlak masa toplantısı gerçekleştirdi. Ortaya çıkan bulgular ve ifade edilen görüşler açıcından oldukça nitelikli bir çalışma olduğunu söyleyebilirim. Alanında uzman 12 katılımcı “Birleşik Kıbrıs’ta temel eğitim nasıl olmalıdır?” sorusuna yanıt aradı…

Yuvarlak Masa toplantısındaki katılımcıların neredeyse tamamı iki toplumun eğitim sistemini nitelendirirken ağızbirliği etmişçesine şu ifadeleri dile getirdiler.

Kıbrıs Rum Eğitim Sistemi: Siyasi otorite ve merkezi idarenin okullar, öğretmenler ve nerdeyse tüm eğitim sistemi uygulamalarının üzerinde derin ve katı bir etkisi var. Bu kapsamda oldukça ciddi bir denetim ve kontrol var. Dahası bu denetim ve kontrolün içeriği çoğu zaman Rum Eğitim Bakanlığı uygulamalarının dışına bile çıkabiliyor. Hatta “Rum Eğitim Bakanlığı, Rum Dışişleri Bakanlığı altında mı çalışıyor!” yorumlarına neden olacak uygulamaları bile görmek mümkün…

Kıbrıs Türk Eğitim Sistemi:  Denetim ve kontrol yok denecek kadar düşük bir düzeyde. Okullar, merkez örgütten kopuk, uygulamalar denetimden yoksun.  Bu durumda da formal eğitimin temelini oluşturan planlı ve programlı bir eğitim anlayışını gerçekleştirmek mümkün olmuyor. Denetimsizlik, Eğitim Bakanlığı öngörülerinin, okullardaki uygulamalara etki ettiremeyecek derece zayıf ve etkisiz.

Bu bulgular, iki eğitim sisteminin de ciddi sıkıtılar taşıdığını göstermektedir. İşin daha da vahim tarafı, birbirlerine tamamen zıt, iki sorunlu eğitim sisteminin Birleşik Kıbrıs’ın eğitiminin zeminini oluşturacak olmalarıdır.

Her iki eğitim sisteminin de çağdaş birer eğitim sistemi anlayışında olduğunu söylemenin mümkün olmadığı gibi Birleşik Kıbrıs’ın yukarıda anlatın özelliklerdeki eğitim sistemleri ile var olamayacağı da aşikardır.

Şüphesiz, çözüm müzakerelerin bir biçimde yeniden başlayacak. Çünkü her iki toplumun da çözüme olan ihtiyacı her geçen gün artmaktadır. Ve unutulmamalıdır ki Birleşik Kıbrıs’ın en önemli garantisi, içselleştirilmiş yurttaşlık bilincidir. Bu da eğitimin işidir. Eğitimin, bu işini mevcut anlayışlarla sarmalanmış sistemler içinde gerçekleştirmesi de mümkün değildir.


Biliyor muydunuz?

 

2. Kemal Yücel Eğitim Araştırmaları Onur Ödülü Sahibini Buldu

Kıbrıs Eğitim Araştırmaları Birliği (KEAB) tarafından organize edilen “2. Kemal Yücel Araştırma Onur Ödülü” yarışması sonuçlandı. Juri üyelerin değerlendirmeleri sonucunda 3 araştırma finale kaldı. Finale kalan 3 araştırmadan birisi olan; “4. Sınıf Türkçe Dersinde Verilen Ev Ödevlerinin İncelenmesi” adlı araştırma ile Begüm Oluşum - Sevgi Kıngır- Ali Ekber Şahin adlı araştırmacılar “2. Kemal Yücel Araştırma Onur Ödülü” almaya hak kazandı.

Finale kalan diğer iki araştırma ise söyle: “13-18 Yaşlarında Hafif Zihinsel Yetersizliğe Sahip Ergenlerin Cinsel Gelişim Sürecinde Ailelerini Desteklemek Amacıyla Geliştirilen Aile Eğitim Programının Etkililiği” adlı araştırma ile Ayşe Bengisoy ve Gürcan Seçim. “Kuzey Kıbrıs’ta Kuşaklararası Oyun Ve Oyuncağın Evrilmesi” adlı araştırmaları ile Eda Kargı – Yücel Yazgın - Mesut Koçano Aydener oldu.


Aklınızda Bulunsun

Finlandiya Eğitim Sistemi

Bundan böyle “aklınızda bulunsun” köşesinde, çeşitli kriterler sonucunda başarılı olarak nitelendirilen ülkelerinin eğitim sistemlerine bakmaya çalışacağız. Bu anlamdaki ilk ülke olarak da “rüya eğitim sistemi” olarak tanımlanan Finlandiya Eğitim Sisteminin özelliklerini kısaca tanıyalım.

Eğitimde bir marka haline geldi. Öğrenci başına düşen harcamalarda OECD ortalamasının üstüne çıkmayı başaran ülkede GSYH’den eğitim için ayrılan pay yüzde 5.7. Uzun yıllara yayılan eğitim reformları özellikle 2000’lerde meyve vermeye başladı. Öğretmen kalitesi, öğrenci kazanımları, inovasyonu destekleyen müfredat, bürokrasiden uzak özerk okullar, müfredat dışı etkinlikler gibi adımlar sürdürülebilir başarılı bir eğitim sisteminin doğmasını sağladı.

Başarısının ardında özellikle öğretmen kalitesine vurgu yapılıyor. Öğretmen olmak için üniversitelere başvuranlar genellikle ülkenin en başarılı öğrencileri. Lise notlarıyla ders dışındaki aktiviteler ve mesleğe karşı ilgi dikkate alınıyor. Mesleğini seven, başarılı ve bu alanda kariyer düşünen adayların öğretmen olduğu bir sistem var. Geçen aylarda duyurulan yeni müfredatla dersleri ortadan kaldıran konu temelli, disiplinlerarası bir yaklaşıma göre planlamalar yapıldığı da açıklandı.

Bu yazı toplam 1608 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar