1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Bir ‘yeşil kimlik’ eksikti!
Bir ‘yeşil kimlik’ eksikti!

Bir ‘yeşil kimlik’ eksikti!

Çeşitli konularda sıkışan hükümet bir kez daha gündemi değiştirmeyi denedi. Toplumun en fazla hassasiyet gösterdiği ‘nüfus akışı’ konusuyla ilgili kararlar aldı. Beyaz kimliğin yanısıra, şimdiye dek duyulmamış bir de ‘yeşil kimlik’

A+A-

 

 

Çeşitli konularda sıkışan hükümet bir kez daha gündemi değiştirmeyi denedi.
Toplumun en fazla hassasiyet gösterdiği ‘nüfus akışı’ konusuyla ilgili kararlar aldı.
Beyaz kimliğin yanısıra, şimdiye dek duyulmamış bir de ‘yeşil kimlik’ çıkardı.
Bakanlar Kurulu Sözcüsü Nazım Çavuşoğlu kamuoyuna bu bilgiyi verirken “Biraz merak edin bakalım” diyerek, ‘yeşil kimlik kartı’nı müphem bıraktı.
“Alın size oyalanacak bir gündem maddesi” demek istedi İçişleri Bakanımız bize...
Ayrıca ‘kaçak yaşama af’ çıkaracaklarını da muştuladı hükümet sözcüsü...
Bu ülkede ‘kaçak’ durumda olanları mutlu edecek bir adım bu...
Kayıt dışılığı tamamen ortadan kaldıracakmış hükümet böylece...
Bakan Çavuşoğlu böyle diyor.
Bir de söz veriyor: “Bundan sonra başka af çıkmayacak!..”
Kaç kişi inanır ki buna?
Ama esas konumuz bu değil...
**
Esas konu şu: Bakanlar Kurulu dün toplandı ve ‘nüfus akışı’ konusunda iki konuyla ilgili kararlar üretti.
Biri kaçakların affı...
Diğeriyse ‘beyaz’ ve ‘yeşil’ kimlik kartları...
Peki, asıl önemli konuda ne karar aldı acaba hükümet?
Yani ‘yurttaşlık’ konusunda?
Bu uygulamaların ‘yurttaşlık’tan ayrı düşünülmesi söz konusu olamaz.
Kayıt dışı yaşamın affı ile ortaya çıkacak ‘potansiyel yurttaş’ sayısı bilinmeden, bu konuda doğru ve kesin rakamlar verilmeden bu konudaki gerçek niyeti algılamak mümkün değil.
‘Seçme-seçilme ve devlette istihdam dışında’ bütün yurttaşlık haklarına sahip olacak ‘beyaz’ ve ‘yeşil’ kimlik kartlarının ‘otomatik yurttaşlık’ hakkı doğurup doğurmayacağı bilinmeden, kimliklerin rengi üzerinde spekülasyon yapılabilir sadece...
Bu yüzden “Biraz merak edin bakalım” şeklinde bir cümle, Bakanlar Kurulu Sözcüsü’nün kullanabileceği bir ifade olamaz.
Konu çok hassastır ve kuşkusuz hükümetin istediği gibi gündem bu noktaya odaklanacak bugünden itibaren...
Umarım meselenin özü, yani ‘kaç kişiye yurttaşlık yolu’ açılacak sorusu, kartların rengi tartışmalarının gölgesinde kalmaz!..


 

‘Af’ mı, ‘gaf’ mı?

Ne de düşünceli bir hükümetimiz var, öyle değil mi?
Baksanıza, oturdular ve ‘af’ kararı çıkardılar.
‘Af’ ne demek?
Affetmek...
Bağışlamak...
‘Büyüklük bende kalsın’ demek.
“Hatalarını gördüm, ama seni bağışlıyorum” diyor hükümetimiz.
Ne ince bir yürek bu Tanrım!..
Gözlerin ıslanmaması mümkün mü?
Değil...
Demek ki ‘affedici’, ‘bağışlayıcı’ bir hükümetimiz var.
Oturuyorlar ve affediyor.
“Hatasız kul olmaz” diyor.
“Bir daha yapma ama” diye de uyarıyor, babacan bir tavırla...
**
Bu ülkeye gelip ‘kaçak’ yaşayanları affetti hükümetimiz...
Af çıkarılması gereken en önemli konu buydu çünkü!..
Başka hiç ‘bağışlanması’ gereken bir kesim, ‘çözülmesi’ gereken mevzu kalmamıştı.
Bir ‘kaçaklar’dı affedilmesi elzem olan...
Yoksa sosyal yatırımlarını yapamadığı için mağdur duruma düşen ‘küçük esnaf’ın affı gereksizdi!..
Devlet kurumlarının uyguladığı yüksek faizler yüzünden tefecilere kadar düşen işletmelerin ‘bağışlanması’na gerek yoktu!..
Müteahhitlerin, çiftçilerin, hayvancıların, sanayicinin, üreticinin ‘af’ beklediği konu yoktu!..
O yüzden kaçakları ‘affetti’ yufka yürekli hükümetimiz...
Ahalinin gözleri yaşardı vallahi!..


 



İki adet ‘polislik’ soru

Soru 1: “O... ÇOCUKLARI” pankartını açanlara dokunmayan, hatta arkalarında duran polisin, KTAMS’ın “BİR VERİP BEŞ ALIYORSUN BİR DE UTANMADAN BESLEME DİYORSUN” pankartını sille tokat ve zorla alması, hangi yasaya uygundur? Bu pankartlardan hangisinde ‘küfür’ vardır? Birincisinde mi, ikincisinde mi? Yoksa her ikisinde de mi? Eğer her ikisinde de ‘küfür’ varsaydı, neden ilkine uygulanan muamele ikincisine de uygulanmamıştır? Ya da tersi: İkinciye uygulanan tekme-tokat yöntemi, ne diye ilk pankart için de yapılmamıştır? Ayrıca “O... ÇOCUKLARI” demek ne demektir?

Soru 2:  Ercan’da TC Büyükelçilik mensubunu ‘şüphe’ nedeniyle yoklamak isteyen polis memuru hakkında bunu yaptığı için derhal soruşturma başlatılır ve bu konu bizzat Polis Genel Müdülüğü tarafından kamuoyuna duyurulurken, Hasan Güneşler’i yumruklayan polis memuru hakkında neden hiçbir soruşturma açılmamış ve bu konuda Polis Genel Müdürlüğü sessizliğe gömülmüştür?

(Not: Bu sorulara gelecek resmi ve gayrı resmi cevaplar bu köşede yayımlanacaktır. Özellikle Polis Genel Müdürlüğü’nün ilgisi özlenir.)

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 916 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler