1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Bir yaşlı gün
Bir yaşlı gün

Bir yaşlı gün

Yaz ayları girerken yine tatil planları başladı… Bu planları çoktan başlatanlar da var mutlaka… Hem planlı yaşamak güzel olur diye düşünülür, hem de erken tatil planları yapanlar biliyorsunuz ki ucuz fiyatlarla bu tatili geçirebilmek imkânına

A+A-

 

 

 

Yaz ayları girerken yine tatil planları başladı… Bu planları çoktan başlatanlar da var mutlaka… Hem planlı yaşamak güzel olur diye düşünülür, hem de erken tatil planları yapanlar biliyorsunuz ki ucuz fiyatlarla bu tatili geçirebilmek imkânına sahip oluyor.

Özellikle bu yıl artık eski yıllar gibi yoğun tatil planları veya pahalı tatil planları yapanların sayısında oldukça düşüş yaşanmıştır mutlaka… Yine biliyorsunuz ki insanımız artık ay başları alacağı maaşından bile emin değil…

Çiftçimiz gelirinden…

Hayvancımız satacağı etten, sütten…

Esnafımız üreteceği ürünün satışından…

İş insanımız alıp satacağının sürdürülebilir olacağından…

Emin değiller artık. Onun için ayakları yorganına göre uzatmak bu yıl ve birkaç yıldır her zamankinden daha da önemli…

***

Bu yazı ADRES Kıbrıs’a, Pazar yazılarına çok uymadı farkındayım ama ülkenin gündeminden çıkıp da başka bir şeyler yazmak, üretmek o kadar zor ki… Onun için de biraz gündemle ilgili, dergimizin bu sayısında yer alan Salih Sarpten hocamızın yaşlılarımızın yaşam kaliteleriyle ilgili araştırmasından da yola çıkarak, bir yaşlı çiftimizin kısa bir öyküsünü anlatıyoruz;

***

Hade bey, uyanmadın daha?

Uyandım, uyandım da gözlerimi dinlendirirdim biraz…

Ya, sanki da bütün gece iş işledin da gözlerin yoruldu!

Ey be hanım, sabah sabah başladın ha…

Hade galk da gideceyik.

Nere yahu?

Bunadın da be herif ha! Yahu gonuşmadık daha dün akşam şu gideceyik Çarşamba pazarına…

Gonuştuk ama ciddi olduğunu zannetmediydim ben.

Ya, laf olsun diye gonuştuyduk!

E, nasıl gideceyik yahu ta pazara…

Yörüyeceyik.

Ma aklını yedin be garı… Kaç mil var ora gadar sen bilin?

Napalım herif, hade ye bişeyler da çıkalım… Belki yolda bir tanıdık buluruk da alır bizi otomobiline…

***

Çıktılar yola… ağır aksak yürüdüler… Sabah olmasına rağmen yine de yakıyordu güneş…

Arada bir durup geçen arabalara baksalar da duran olmadı… Belki tanıdık değillerdi, belki de tanımamazlıktan geldi sürücüler…

Yaşlı adamın tansiyonunun çıktığı yüzünden belli oluyordu. Kulakları kızarmış, gözleri kan çanağı olmuştu. Bereket ki pazara kadar varabilmişlerdi.

Hemen oradaki kahvehanede soluklandılar biraz… Kahvaltı ederken unuttuğu tansiyon hapını da bir yudum suyla orada yuttu adam.

İstersen sen otur, bir da kahve iç da ben alış-verişimi yapayım geleyim.

E hade tamam, ben oturdum, galkamam zaten…

Kadın bir saat kadar sonra çıkageldi, elinde epeyce poşet vardı.

Adamın gözleri açıldı; “nasıl gideceyik be hanım şimdi bunnarnan?”

Merak etme sen… Bizim gomuşunun gıccığını buldum oraşda, O da alışveriş yapardı, geliyor alsın bizi arabaynan… 

***

Öyle de oldu… Komşunun kızı onları eve kadar getirdi… Yaşlı adam da kadın da rahat bir nefes aldılar eve gelince… Çeşitli dualar okudular genç kadına… Adam pek bişey bilmese de yine de oynattı dudaklarını dua eder gibi…

Poşetler boşaltılırken salatalıkların boyu, kerevizlerin yaprakları yaşlı adamı korkuttu.

Nedir be hanım bunnar? Gittin hormonlu şeyleri aldın da geldin.

Başka varıdı sanki da almadım. En eyileri bunnarıdı hem.

Bir da doktorlar sağlıklı beslenin deller bize… Nasıl besleneceyik böyle… Lazım hiçbişey yemeylim o zaman… Açlıktan ölürsak gurtuluruk belki.

***

Biraz uyku, biraz televizyon geçti gün… Yatma zamanı gelmişti artık…

Hade bey, yatalım artık…

Tamam, tamam geliyom… Kapıları bir kontrol edeyim da…

Aman eyi kontrol et da arkamızdaki mahallede ev açtılar evvelki gece… Hem da evdeydiler sahipleri.

E, naptılar?

Napacaklar, gözgöze geldiler yatakta yatallarken… Bağırdılar da yetişti gomuşular…

Eyi ki bişey yapmadılar gennere…

Yapmadı olur! Elinde bıçak varıdı salladı, adamın kolu kesilinca o da gorktu gaçtı.

***

Biraz sonra kalktı yaşlı adam yine yataktan…

Noldu bey, tansiyonun çıktı?

Pencereye bakacam kapattım mı? Kapıyı kapattım da pencereyi unuttum galiba…

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 783 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler