1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Bir toplu mezardan çıkan giysiler, ayakkabılar ve ful küpeler
Bir toplu mezardan çıkan giysiler, ayakkabılar ve ful küpeler

Bir toplu mezardan çıkan giysiler, ayakkabılar ve ful küpeler

İki Toplumlu Kayıp Yakınları ve Savaş ile Katliam Kurbanları İnsiyatifi “Birlikte Başarabiliriz” örgütü ile Nilgün Güney Atölyesi’nin iki toplumdan genç ressamlar için “kayıplar”la ilgili atölye çalışması ve gömü yerlerine yö

A+A-

 

 

İki Toplumlu Kayıp Yakınları ve Savaş ile Katliam Kurbanları İnsiyatifi “Birlikte Başarabiliriz” örgütü ile Nilgün Güney Atölyesi’nin iki toplumdan genç ressamlar için “kayıplar”la ilgili atölye çalışması ve gömü yerlerine yönelik inceleme gezileri 28 Haziran 2012 Perşembe günü devam etti. Geçtiğimiz Perşembe günü genç ressamlar Strovulos’tan Oroklini’ye, oradan da Prodaras-Paralimni’ye giderek bu bölgelerde geçmişte yaşanmış olanlarla ilgili bilgi aldılar.

Strovulos’ta Parisinos bölgesinde Kayıplar Komitesi tarafından geçmiş yıllarda yürütülmüş olan kuyu kazılarında iki ayrı noktada 1963 “kaybı” toplam 10 Kıbrıslıtürk’ün bulunduğu bölgeyi inceleyen genç ressamlar, şu anda Kayıplar Komitesi kazı ekibinin Strovulos’ta bir kuyuda da kazı yürüttüğünü öğrendiler.

Bundan sonra Palekitre (Balıkesir) katliamında tüm ailesi öldürülen, kendisi de yaralanıp öldü sanılarak bırakılan ve hayatta kalan Petros Suppuris’in evini ziyaret eden ressamlar, burada Palekitre (Balıkesir) katliamında toplu mezardan çıkarılan Suppuris’in ailesinin üzerinde bulunanları incelediler.

Petros Suppuris, katliamda öldürülen iki yaşındaki küçük kızkardeşi Julia’nın sandaletlerini kendisine Kayıplar Komitesi tarafından verilen kutudaki bir paketten çıkarınca, genç ressamlar çok üzüldüler... Suppuris yine katliamda öldürülen dört yaşındaki küçük erkek kardeşinin ayakkabılarını ve cebinden çıkan oyuncakları bir başka kutudan çıkararak genç ressamlara gösterdi. Genç ressamlar, “kayıp” edilen insanlara ait eşyaları görmek istedikleri ve böyle bir talepte bulundukları için, Suppuris de ailesini gömdükten sonra hiç açmadığı kutulardan çıkardığı bu eşyaları genç ressamların görebilmeleri için sergilerken, oldukça duygulu anlar yaşandı... Suppuris annesi Areti’nin üzerinden çıkanların bulunduğu kutudan da bir çift altın ful küpe, bir yüzük, düğmeler, bir gömlek çıkararak ressamların bunları fotoğraflamasına izin verdi...

Suppuris’in evinde, genç ressamlara Palekitre katliamıyla ilgili bilgiler verdik ve Suppuris de, genç ressamların sorularını yanıtladı.

Petros Suppuris, Palekitre katliamıyla ilgili bizim bu sayfalardan yaptığımız yayınlardan sonra Kayıplar Komitesi’ne bazı Kıbrıslıtürk şahitlerin yer gösterdiğini ve toplu mezarın bulunduğunu belirterek, “Sevgül Uludağ’ın bu toplu mezarın bulunması için gösterdiği çabalara teşekkür ederim” dedi.

Ailesinden geride kalanlar bulunduktan sonra, Kayıplar Komitesi Antropoloji Laboratuvarı’nda kalıntıları görmeye gittiğini, katliamda öldürülen aile bireylerinin üzerinden çıkan giysi ve eşyaları en son laboratuvarda gördüğünü, daha sonra bunların ayrı birer kutuya konularak kendisine teslim edildiğini, o günden sonra bu kutuları hiç açmadığını, genç ressamların böyle bir talebi olduğu için bu kutuları açtığını söyleyen Suppuris, katliamda öldürülenler anısına Palekitre Spor Kulübü tarafından bir müze oluşturacağını ve toplu mezardan çıkan bu giysi ve eşyaları kendisinin de bu müzeye vereceğini belirtti.

Suppuris, “Ancak ben bu müzede yalnızca Kıbrıslırumlar’ın değil, Kıbrıslıtürk “kayıp” şahısların üzerinden çıkan eşyaların da sergilenmesini istiyorum... Bu müzenin yapılmasına ben ve kardeşim Kostas sponsor oluyoruz. Eğer “kaybı” bulunmuş olan bazı Kıbrıslıtürk “kayıp” yakınları, yakınlarının eşyalarını bu müzeye vermek isterse, bu beni çok mutlu edecek. Böylece çocuklarımız bu müzeyi gezerek her iki toplumun da yaşamış olduğu acıları öğrenebilecekler ve bundan dersler çıkarabilecekler” diye konuştu.

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 759 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler