1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Bir sporcu neden ağlar?
Bir sporcu neden ağlar?

Bir sporcu neden ağlar?

Altın madalyasını aldı, kürsüye çıktı, bayrağına doğru döndü, ulusal marşını dinledi, bir yandan marşın sözlerini mırıldandı, bunu yaparken de gözlerinden yaşlar yanaklarına döküldü. Ne mutlu bir an!.. Benzer görüntüleri bugünlerde hergün Londra’da

A+A-

 

Altın madalyasını aldı, kürsüye çıktı, bayrağına doğru döndü, ulusal marşını dinledi, bir yandan marşın sözlerini mırıldandı, bunu yaparken de gözlerinden yaşlar yanaklarına döküldü.

Ne mutlu bir an!.. Benzer görüntüleri bugünlerde hergün Londra’da yapılan Olimpiyat’larda televizyonlardan izliyoruz.

Bu gözyaşlarının altında bunca yıldır verdiği emek ve elbette ki ülkesine verdiği gurur…

Ancak hangisi daha büyük, hangi mutluluk daha fazla?

Verdiği emeklerin karşılığını almak mı yoksa ülkesinin bayrağını göndere çektirmek mi?

Bilmiyoruz, bilemiyoruz!.. Çünkü yaşamadık böyle bir şey, hangisi daha önemli anlayamıyoruz.

Bugünlerde yine Olimpiyatlar boyunca her gün izlediğimiz benzer sahneler bizim ülkece uzak olduğumuz şeyler… Uzak olduğumuz duygular…

Tabii ki bu güzelliklerden uzak olmanın birinci nedeni Kıbrıs’ın siyasi durumu… Kıbrıs adına Kıbrıslı bir Türk herhangi bir organizasyona katılamıyor, katılsa bile çok da hoş karşılanmıyor Kıbrıs’ın kuzeyinde…

Türkiye adına katılmak mümkün Meliz’in yaptığı gibi… Veya başkalarının… Bireysel ihtiyaçlarını karşılayabilmek, uzun yıllar verdikleri emeğin karşılığını alabilmek için katılıyorlar. Meliz giderken finalde yarışmak gibi bir beklentileri olmadığını söylemişti hocasıyla beraber… Umarım yanılırlar ve yarışırlar…

Diyelim ki yarıştı, madalya aldı, hatta altın aldı takım olarak, çünkü 4x400’de yani bir takım yarışında yarışacak. Meliz üzerinden de konuşmayalım, herhangi biri gitti, yarıştı ve altın alarak şeref kürsüsüne çıktı. Türkiye adına yarışacağı için Türkiye bayrağı çekildi, istiklal marşı çalındı. Tam mıdır o sporcunun duyguları, tam mıdır mutluluğu?.. Eksik bişeyler yok mudur? İyi, güzel Türkiye’yi temsil etti, kazandırdı… Peki ama benim ülkemin bayrağı nerde, marşım nerde?

Biliyorum, yine birileri “Türkiye düşmanlığı yapılıyor” diyecek ama değil. Gerçek şu ki; Ben Türkiyeli değil, Kıbrıslı’yım… Benden bişeylerle kürsüde olmak isterim ama şimdiye kadar olmadı, olmayacağı yönünde de ne yazık ki olumsuz bir gidişat var.

İstemez miyim Birleşik bir Kıbrıs için kazanmak, mutluluktan ağlamak… Bu duyguların aşırı milliyetçi bir düşüncenin ürünü mü olduğunu yoksa bir insanın varoluşuyla ilgili bir gereksinim mi olduğunu anlamıyorum. Ne olduğunu bilmiyorum ama her sporcunun, her başarılı insanın, sanatçının, bilim insanının bu gibi başarıları aradığını iyi biliyorum. 

Diğer yandan bakıyorum madalya alanlara ve özellikle altın alanlara… Polonya asıllı Amerikalı, Etyopya asıllı Fransız, Kenya asıllı İngiliz vb gidiyor. Kürsüye çıkıyor, madalyasını alıyor, temsil ettiği ülkenin bayrağını göndere çektiriyor, ağlıyor.

Peki o zaman önemli olan ne? Bu adam, bu kadın şimdi o ülke için mi ağlıyor, emeklerinin karşılığını aldığı için mi ağlıyor, yoksa her ikisi için de mi?

Her ikisi için de diye düşünüyorum ama daha bir-iki yıl önce bir ülkenin vatandaşlığına geçmiş bir kişinin o ülkenin bayrağı için ağladığını sanmıyorum. Amacına ulaştığı için, emeklerinin karşılığını aldığı için mutlaka…   

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 754 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler