1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Bir Okul Gazetesi: Anafartalar’ın Sesi
Bir Okul Gazetesi: Anafartalar’ın Sesi

Bir Okul Gazetesi: Anafartalar’ın Sesi

Anafartalar Lisesi benim için büyük bir öneme sahiptir. Orta ve lise yıllarımı geçirdiğim bu okulda derslerde pek başarılı olmasam da, müzikal gelişmemde azımsanmayacak derecede önemli rol oynamıştır. Sanırım 1977 yılında başladığım Orta 1.sınıftan itib

A+A-

 

 

 

Anafartalar Lisesi benim için büyük bir öneme sahiptir. Orta ve lise yıllarımı geçirdiğim bu okulda derslerde pek başarılı olmasam da, müzikal gelişmemde azımsanmayacak derecede önemli rol oynamıştır.

Sanırım 1977 yılında başladığım Orta 1.sınıftan itibaren okul bandosu, ortaokul veleybol takımı, Anafartalar Lisesi Caz Orkestrası (öyle deniliyordu o zamanlar; “caz”), atletizm, siyasi katılımlar derken yaşamında öğretmenleriyle ve etkinlikleriyle büyük yer tutmaktadır. 

Son yıllarda sağ olsunlar bazı etkinliklerde okula davet ettikleri için, attığım her adımda anılarım canlanmakta, bizden sonra yapılan yenilikler karşısında ise sevinç duymaktayım.

Okulumuzun başlatmış olduğu ve yaşamını herşeye rağmen sürdüren “Anafartalar’ın Sesi” gazetesi ise tek kelimeyle; bir özverinin ve inancı göstergesi.

1901 yılında kurulan İslam İnas Mektebi, ardından öncelikle Türk Lisesi ve sonrasında 1931 isyanından dolayı İngiliz yönetim tarafından “milliyetçilikten arındırılmak amacıyla” adı “İslam Lisesi”ne dönüştürülen okullarımız ve günümüze kadar gelen; köy okullarından “şeher” okullarına kadar, bu gibi ilim yerleri aslında toplumun “eğitim tarihi” açısından önemli materyallere sahiptirler. Fakat maalesef eskiden “belge saklama” konusundaki “gereksizlik” günümüze kadar gelmekte. Halbuki bugünün şartlarında ve imkanlarında her okulun bir dergisi, gazetesi; kısacası yayını, özelde o okulu anlatsa da genelde sosyo-kültürel-toplumsal bir veriyi de elimize ulaştırmaktadır.

Yani işte sadece bir okul gazetesi, okul dergisi deyip geçmemek lazım. Bir okuldaki teknik gelişimden tutunuz da, öğrencilerin düşünceleri, idarenin görüş ve yaptıkları, öğretmenlerin aktivitelerde ve dersleri dışındaki özverileri, etkinlikler, okul ve okulun bulunduğu bölge hakkında bilgiler, bölge insanlarıyla, okul eski öğrencileriyle yapılan ve bir anlamda “sözlü tarih” kapsamına giren röportajlar... okul gazetesini ve dergisini daha nitelikli ve kapsamlı bir hale getirmektedir.

“Anafartalar’ın Sesi” gazetesi, kaç yıldan beridir büyük özveriyle çıkarılmaktadır. Belki okul içerisindeki bazı yönetici ya da öğretmenlere göre “gereksiz” addedilebilir. Normaldir... çünkü “gereklilik anlayışı” herkese göre değişir. Kimisine göre “dersimi verir kaçarım”, ya da “bakanlığımın istediğini sadece yaparım” diyenler olabilir. Yaşamları ve “verebilecekleri” çerçeve de zaten bu kadar olur. Ama bunun aksini düşünen –ki bence buna sahip çok insanımız vardır- kendi görevlerinin haricinde, emek verdikleri, ekmeğini yedikleri ve aslında en büyük sorumlulukları olan “insan yetiştirmede” ellerinden geleni yapma noktasındaki bu tür özverili çalışmalar, ayakta alkışlanmalıdır.

İşte insanı; bir diğerinden farklı kılan da; “özverileriyle yaptıklarıdır”. Yoksa herkesin yaptığı işi yapmak; “standartlaşmadan” başka birşey değildir, bir diğerinden de farkınız yoktur zaten.

Bu vesileyle gazetenin içeriğine bakıldığında görülüyor ki, izlenen yayın politikası; sadece okul içi değil, çevre ve bulunduğu şehirle de ilgilenilmektedir. Bu da çevresel, kültürel ve sosyal sorumluluğun bir getirisidir bence.

“Anafartalar’ın Sesi” gazetesi, tüm okullarımızca örnek alınmalıdır. Ve yönetimce de inanılmalıdır ki; böylesi bir çalışma “gereksiz” değil, aksine toplumsal sorumluluğun bir başka şekliyle göstergesidir.

Okulumuzun yeni Müdüre hanımı (eskiden öyle derdik) sn.Aysel Rahmioğlu’nun, yeni göreviyle birlikte böylesi çalışmalara önemli katkı koyacağına inanıyorum. Çünkü “başyazı”daki düşünceleri aslında tam da bu noktada, bu gazete çalışmasıyla örtüşmektedir. Ve “3 baş bir arada”... eskiler buna “Peygamber falı” derler. İşte bu gazetenin çıkmasında üç özverili öğretmenimizin imzası var; Hasan Sarpten, Ziya Tüzel ve Yonca Kanı Oğuz... onları yürekten kutluyorum ve diyorum ki; bir yayını başlatmak zor değil ama onu yaşatmak büyük özveri ister...yolunuz açık olsun.    

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1532 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler