1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Bir Kürtaj Eksikti
Bir Kürtaj Eksikti

Bir Kürtaj Eksikti

Türkiye’nin çok büyük sorunları vardır. En başta Kürt meselesi, terör konusu, eğitim, demokrasi, insan hakları, depremden korunma ve ekonomik kalkınma gibi.. Bu sorunlar tartışılırken, hatta “Devletin Uludere’de 34 kişiyi terorist sanıp

A+A-

                                          

 

 

 

Türkiye’nin çok büyük sorunları vardır. En başta Kürt meselesi, terör konusu, eğitim, demokrasi, insan hakları, depremden korunma ve ekonomik kalkınma gibi..

Bu sorunlar tartışılırken, hatta “Devletin Uludere’de 34 kişiyi terorist sanıp öldürmesi” olayının açığa çıkması sorgulanırken pat diye “kürtaj” meselesine geçildi. Hükümet bu tartışmaları, “Diyanet İşleri Başkanı” desteğiyle, kürtaj yasağını telafuz edecek aşamaya taşıdı.

Savunmalarda seviye o kadar düştü ki, yetkililer, “kürtaj ile cenin öldürüleceğine, tecavüze uğrayan anne kendisini öldürsün!” diye fetvalar veriliyor. Sağlık bakanı, bozulan ilişki nedeniyle kürtaj olan kadınlara “siz doğurun devlet bakar” diyebiliyor!!!!

                                                                     *****

Başbakan Erdoğan uzun zamandır, sanki Türkiye’de nüfus artışı azmış gibi “3 çocuk yapın” diyordu.  Şimdi, kendine göre nüfus azalmasının gerekçesini buldu. Biri kürtaj diğeri sezaryen ile doğum.

Sezaryen ile doğum yapan kadınlar iki çocuk doğurabilir. Bu nüfus artışını engelliyor diyor.. Aslında sezaryen konusuna başka açıdan yaklaşmalıydı. Normal doğum teşvik edilmeliydi. Gerekli gereksiz sezaryen yapılması, hekimin fazla para kazanmasından başka bir amaç taşımaz. Maalesef Kıbrıs’ta da sezaryen doğumlarında müthiş artış vardır. Normal doğum yapanlar parmakla gösteriliyor.. Bu da yanlış bir şey.. Ama bu açıdan bakılırsa.. Erdoğan gibi bakarsanız başka anlamlar çıkarırsınız.

                                                                   *****

Dindarların cinsel ilişkilere, doğum kontrol yöntemlerine ve kürtaja nasıl baktıkları hep kapalı kutu olarak kalmıştır. Sanırım onlar da, daha modern insanlar ne yapıyorsa aynını yapıyorlardır. Dindar bir kadın evlilik dışı hamile kalırsa kürtaj yaptırmaz mı? Elbette yaptırır.. Hamileliğe sebep olan erkek “aman git kürtaj ol, bu iş kapansın” demez mi? Şimdi “kem küm” eden erkek politikacılar bakalım kaç kadının başını yakmış, kürtaja neden olmuşlardır.

                                                                 ******

Kadın erkek arasındaki cinsel ilişkilerde kadınlar genellikle mağdur olmaktadır. Sanki kadınlar güle oynaya kürtaj yaptırıyorlar? Doğum kontrol yöntemleri de kadının başına kalıyor. İyi ki, doğum kontrol ilaçları keşfedildi, prezervatifler bulundu, en son da ertesi gün hapları piyasaya çıktı. Bu ilaçları kullanmanın da bir bedeli vardır. Kadınlar sineye çekiyor.. Erkekler prezervatif kullanmayı sevmiyorlar. Kadınlar için prezervatif çıktı, o da kadınlara devredildi.

Şurası açık ki, doğum kontrol yöntemlerine itina gösteren kadınlardır. Çünkü zararını hep onlar çekmektedir.

                                                               ********

Kürtajın yasak olduğu zamanlarda, dünyanın hiç bir yerinde kürtaj engellenememiştir. Sağlıksız koşullarda yapılmıştır. Türkiye’de yasaklanma kararı alınırsa, kürtaj daha eziyetli biçimde devam edecektir. Parası olan başka ülkelere gidecek (KKTC en potansiyel olandır) ya da Türkiye’de kaçak, pahalı ve zayıf tıbbi yöntemle yapılacaktır.

                                                               *********

Kim olursa olsun, cinsel ilişki gibi doğal süreçlere müdahale edemez. İlişkilerde oluşan istenmeyen durumları ortadan kaldıracak tıbbi müdahale veya koruyucu önlemlerin ortadan kaldırılmasını isteyemez.

İnsanların ve kadınların akılsız ve çaresiz olduğunu düşünmektir bu..

Kürtaja yasak getirmek isteyen zihniyete sahip insanlar ve yöneticiler gibi “dindar” kesimler 10 çocuk yapabilir, kürtaj ve sezaryendan uzak kalabilirler. Bu tercihe kimse bir şey diyemez..

                                                                ***********

 

Ama başka insanların ne yapacaklarına onlar karar veremez. Bu pervasızlık, insanların, kadınların ve kadın-erkek ilişkilerinin, özgürlüklerin ve teknolojinin hangi aşamada olduğunu bilmemektir.

Onların deyimiyle “Allah akıl versin!”

 

 

Bu haber toplam 1661 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler