1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. BİR ‘KIRMIZI ALARM’ YAZISI
BİR ‘KIRMIZI ALARM’ YAZISI

BİR ‘KIRMIZI ALARM’ YAZISI

Dün Cenk’le birlikte dinlediklerimizden sonra ‘alarm’ kararı aldık. Hem de kırmızı alarm!.. Bir umut, belki çaresi bulunur, henüz can çıkmamışken… Belki bu ada üzerinde yaşayan insanlar, sürüklenmekte olduğumuz felaketin farkına

A+A-

 

 

Dün Cenk’le birlikte dinlediklerimizden sonra ‘alarm’ kararı aldık.

Hem de kırmızı alarm!..

Bir umut, belki çaresi bulunur, henüz can çıkmamışken…

Belki bu ada üzerinde yaşayan insanlar, sürüklenmekte olduğumuz felaketin farkına varır ve bir şekilde süreci tersine döndürür.

Bu yazının bütün gailesi budur.

**

Biz iç külliyeyi, hastane ücretlerini, petrol dolum tesisini tartışaduralım, bu ülkenin ‘ana sorunu’nda çanlar fena halde çalmaya başladı.

Müzakere masasında işlerin iyi gitmediği, çözümsüzlüğün kalıcılaşmasına doğru pupa yelken yol alındığı ve masada oturanların da bu gidişattan pek rahatsız olmadığı bilinmeyen bir durum değil.

Ama BM üst düzey yetkilisine çok yakın bir kaynaktan işittiklerimiz sonrasında Cenk’in de benim de tansiyonumuz bir o kadar daha fırladı!..

Zira sürecin ‘kopma noktası’na geldiğini duyduk.

Başta Downer olmak üzere BM’nin Kıbrıs ofisinin ‘tası tarağı toplayıp adayı terketme’ niyetinde olduğunu öğrendik.

Genel Sekreter Ban’ın “Bir daha asla Kıbrıs’a gelmeme” niyetini etrafına seslendirdiğini işittik.

Ve en fenası, bu ‘kötü son’ için geri sayımın başladığını ve geriye sadece 5 hafta kaldığını öğrendik.

Sonrası ise tam tufan!..

Özellikle de Kıbrıslı Türkler için…

**

BM üst düzey yetkilisine yakın kaynak “Türk tarafı suçlu sandalyesine oturmak üzere” diyor.

Nedenmiş?

Cevap açık ve net: “Eroğlu ve Özersay masaya temel konularla ilgili fikir koymak yerine detaylara giriyor ve süreci bu ayrıntılarla boğuyor.”

Hal böyle olunca karşı taraftaki Hristofyas’ın işi kolaylaşıyor. Hele Eroğlu’nun ekibinden çıkan ‘Tayvanlaşma’ söylemleri ve bugünlerde sarayda yoğunlaşan ‘KKTC’yi tanıtma komiteleri ziyaretleri’ masanın öbür ucuna sürekli pozisyonlar veriyor.

Siyaset ve doktorluğu dışın da MTG’de kalecisi olarak da tanınan Eroğlu bu pozisyonların çoğunu kalesinde gol olarak görüyor!..

Müzakere masasında Eroğlu’nun yediği goller, aslında Kıbrıslın Türklerin kalesine giriyor!..

**

Eroğlu ve Hristofyas kapalı kapılar ardında ve kamuoyu ilgisinin yerlerde süründüğü bu dönemde Kıbrıs sorununu çözmek yerine çözümsüzlüğe doğru yaklaştırıyor.

Peki ama BM masada ne yapıyor?

Aslında pek bir şey yapmıyor. Belki Daimi Üyeler arasındaki uyumsuzluktan, belki iki liderin BM’yen biçtiği rolden, belki iç ve dış dinamiklerin yeterince hareketli olmayışından…

Nedeni ne olursa olsun BM masaya çok fazla müdahale edemiyor.

İyi de sessiz sessiz bu felakete göz mü yumacak BM?

**

Bu soruyu sorunca, BM’ye yakın kaynak ‘umut ışığı’ olabilecek bir şeyler söylüyor.

Önümüzdeki kritik 5 hafta içinde liderler sürpriz yapıp pozitif davranmazlarsa eğer, BM taraflara ‘öneriler’ sunmaya hazırlanıyor.

Aslında orijinal düşünce bunu iki liderin başarabilmesi ve ortaya bir metin çıkarabilmesi, ama öyle bir umut göremiyorlar.

Bu durumda BM ‘Yönetim ve Güç Paylaşımı’ ile ‘Mülkiyet’ konularında iki ayrı ‘paket’i masaya sürmenin hazırlığını yapıyor.

Eğer bu iki pakette ilerleme olursa, ‘nüfus ve yurttaşlık’ paketi de bunu izleyecek.

**

‘Kırmızı alarm’ın püf noktası tam da burada işte…

Müzakereleri sürdüren iki liderin çözme niyeti yoksa eğer, BM’nin ve Kıbrıs’ta çözüm isteyen diğer uluslararası aktörlerin derhal devreye girmesi lazım.

Ve bir de toplumların!..

2002 sonunda da ‘tünelin ucu’nu görecek bilgi sahibi değildi sokağa dökülen, ateşler yakan ve sesini dünyaya duyuran, İnönü’de tarih yazan onbinler…

Tünelin ucundaki ışık, o ateşlerle şekillenmişti.

Şimdi o momentteyiz yine…

Ya masadakilerin insafına bırakarak süreci, razı olacağız kaderimize, tükenişimize, yok oluşumuza…

Ya da ‘bir şans daha’ deyip ayağa kalkacağız hep beraber ve ‘çocuklarımız için’ diyeceğiz yeniden…

Bu bir ‘kırmızı alarm’dır!..

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 2343 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler