1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Bir kenara not edin...
Bir kenara not edin...

Bir kenara not edin...

UBP’nin kurultay sürecinde yaşananları, söylenenleri, yazılanları ve yapılanları bir kenara not edin günü geldiğinde lazım olacak. UBP kurultayı bütün değerleri sildi, süpürdü. Karşılıklı belden aşağı vurmalar ardı ardına devam ediyor. Bütün toplum

A+A-

   

 

 

UBP’nin kurultay sürecinde yaşananları, söylenenleri, yazılanları ve yapılanları bir kenara not edin günü geldiğinde lazım olacak.

UBP kurultayı bütün değerleri sildi, süpürdü. Karşılıklı belden aşağı vurmalar ardı ardına devam ediyor. Bütün toplum da bu süreci ilgiyle izliyor. Yeri geliyor bir ucundan sürece kendisi de katılıyor, yeri geliyor dalgasını  geçiyor, yeri geliyor kendini kaptırıyor.

Bu süreç yıllarca yaşanan seçim süreçlerini aştı. Baskı, vaat, çıkar sağlama, her gece yeme-içme bu sürecin belirleyici öğesi oldu.

UBP içinde herkes birbirini suçluyor.

Başta adaylar İrsen Küçük ve Ahmet Kaşif olmak üzere taraflar birbirlerine akıl almaz suçlamalar yapıyorlar.

En önemlisi “Tarafsız Cumhurbaşkanı” da bu sürece aktif olarak katılıyor. Elbette kastettiğim Eroğlu’nun “gönlünün kimden yana olduğunu” açıklaması değildir. Aksine kendisinin ve ailesinin delegelerle bire bir görüşmesi, delegelere sarayda yemekler düzenlemesi ve yaptığı açıklamalarla doğrudan bu sürecin içinde olmasıdır.

Eroğlu önceki gün yaptığı açıklamada “iktidarda olan kişilerin  delegelere baskı uyguladığını” söyledi. Eroğlu devamla “Ne CTP’liler, ne TDP’liler, ne de başka partililer böyle bir baskı altında kalmadı” dedi. UBP tarihinde ilk kez partililerin konuşmaktan korktuğunu söyleyen Eroğlu bunun kabullenebileceği bir durum olmadığını, delegelerin sindirilmesinin büyük bir hata ve ayıp olduğunu kaydetti.

Eroğlu “delegelerin ekmeğiyle oynamanın, UBP’liliğe yakışmadığını” söyledi ve “UBP nereye gidiyor” diye kendi kendine soru sorduğunu ifade etti.

Eroğlu’nun liderliğinde UBP bu ülkede yıllarca muhalefete bu baskıların kat kat fazlasını uyguladı. Eroğlu bu açıklamasıyla aslında bunu da itiraf ediyor.

En önemlisi delegelerin ekmeğiyle oynanmasının UBP’liliğe yakışmadığını söylüyor. Ama yıllarca ekmeği silah yaparak CTP’lilerin ve öteki muhalif güçlerin alnına dayadıklarını unutuyor.

***

Evet suçlamalar, itiraflar ve karşılıklı ithamlar arasında Pazar gün kurultaya gidiliyor.

Kimin kazanacağı, kimin kaybedeceği, kimlerin yanlış ata oynadığı, kaçının kendisine verilen sözün yerine geleceği bizi ilgilendirmez.

Ama bu süreçte yaşananlar elbette bizi çok yakından ilgilendiriyor. Çünkü kurultay sonrasında olası bir erken seçim, ya da bir yıl kadar sonra gerçekleşecek bir genel seçim maalesef bu partinin iktidarında gerçekleşecek.

Bugün kendi partilisine bile bunları yapan bir zihniyet yarın bir seçim ortamında muhlefete ve muhalif kişilere kimbilir neler yapacaktır?

O nedenle bunları bir kenara not edin. Not edin ve unutmayın. Çünkü halkımızın balık hafızalı olması onların en büyük kazancıdır. Maalesef çok erken unutuyoruz. Daha dün UBP’nin bu topluma yaptıklarını o kadar erken unutarak, sırf CTP’yi cezalandırmak için Nisan 2009’da tek başına iktidara taşımadık mı?

***

Bu süreçte yaşanan birkaç noktanın daha altını çizmek istiyorum.

Birincisi Türkiye’nin, yani AKP iktidarının İrsen beyden yana kurultaya doğrudan müdahale etmesidir.

Böyle bir müdahale kimden yana olursa olsun, kime karşı olursa olsun bunu kabul edemeyiz.

Bu açık müdahale TC Başbakanı, ya da bakanlarının kimden yana olduğunu açıklamasıyla sınırlı değildir. Aksine TC yetkililerinden, TC Büyükelçiğinden bakanlara, milletvekillerine ve delegelere doğrudan baskı yapılıyor.

Bu, işte geçmişte referandumda da AKP ve Erdoğan “Evet” yönünde tavır belirlenmişti, o zaman neden karşı çıkmamıştınız gibi yaklaşımlarla açıklanamaz.

TC yetkilileri elbette kendi ülke çıkarları için görüş açıklayabilir, bu başka birşeydir. Ama kendi görüşünün kazanması için doğrudan müdahale ederse bu da başkadır.

Türkiye’den böylesi müdahaleler hep vardır. Bunlar durdurulmadan da bu ülkeye gerçek demokrasi gelmez.

İkincisi de karşılıklı suçlamalar içinde UBP’nin geçmiş borçlarının (Eroğlu dönemine ait borçlar) ödenmesi ve hem yeni genel merkez binasının parasının hazır olduğu, hem de seçime en hazır parti olduğunun bizzat İrsen bey ve Ertoğrul Hasipoğlu tarafından açıklanmasıdır.

Ayrıca hem Tahsin beyin, hem de başkalarının bu konuda Eroğlu’na yönelik açıklamalarıdır. Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde Lefkoşa Belediyesi’nin Çangar’dan borçlandığı 10 milyon Sterlin’in, 3 milyon Sterlin’ini aldığı, ayrıca kendisine bavul dolusu para götürüldüğü yönündeki açıklamalardır.

Burada birden fazla muamma vardır. Bunların mutlaka araştırılması gerekir. Hem UBP’nin gelirlerinin, hem de Eroğlu’nun gelirlerinin şeffaf biçimde topluma açıklanması gerekir.

Evet bu süreçte yaşanan her şeyi bir kenara not edin ve unutmayın. Unutulmasına ve unutturulmasına da asla izin vermeyin.

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 687 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler