1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Bir ışık parlar birdenbire
Bir ışık parlar birdenbire

Bir ışık parlar birdenbire

.... kerpiç rum evlerinde müslüman kadınlar dualara akıtırlar gözyaşlarını... duvarlarda rum ressamlarının fırça izleri çiçeksuyu ve tütsü kokuları arasında bana takılır küçük bir rum kızının yağlıboya gözleri..... "Çeli

A+A-

 

 

.... kerpiç rum evlerinde

müslüman kadınlar

dualara akıtırlar

gözyaşlarını...

duvarlarda

rum ressamlarının fırça izleri

çiçeksuyu ve tütsü kokuları   

                    arasında

bana takılır

küçük bir rum kızının

yağlıboya gözleri.....

"Çelişki" der buna Aliye Ummanel...

Oysa, kaldı mı böyle bir “çelişki”...

İçimiz sızlar... (mı acaba?)

Kelimeler, sözcükler, umutlar, selamlar mı vicdanımızı...

‘Kerpiç’ Rum evleri de bizim şimdi, güneydeki ‘Türk’ evleri de.

Ama öte yandan, daha başka ‘bizim’ ne kaldı ki ?!

 

***

 

Mal, mülk, çıkar, ganimet 'takıldığından' beri beynimize...

Ve sindikçe...

Ve yutkundukça...

Ve bedel ödemedikçe...

Ne olacak?

Kör olacak!..

Görmeyecek kimseler yine 'avaz avaz' gerçeği...

Biraz daha yalnızlaşacağız içimizde...

Biraz daha çığlık çığla...

Ama aslında suskun...

Öylece bir boşlukta...

Aldanacağız...

Sığınacağız yalanlarımıza...

“Barış”ın iki imzadan öte, bir “değer” olduğunu unutarak...

 

***

 

Nazım ustanın 'umudu' kalacak geriye...

“... Nasıl başlarsa fırtına,

Öyle diner birdenbire

Bir ışık parlar yeniden

Karanlıklar arasından

Umudu kesme yurdundan...” diye.

 

***

 

Başka da sığınacak bir liman yok ki!..

Ve korkumuz tam da bu aslında...

Limansız kalmak...

Siyasette...

Aşkta...

İşte...

Kavgada...

Dünyada...

Ta içimizde bir yerde...

Limansız kalmak...

Karanlıklar arasından, bir ışığın parlamasını bekleyerek, yeniden...

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 828 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler