1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Bir 'dedikodu' yazısı
Bir dedikodu yazısı

Bir 'dedikodu' yazısı

Çok uzun bir aradan sonra ülkede ‘gerçek gündem’ konuşulmaya başladı. Gündemi bilerek ve isteyerek yönlendiren merkezler bu sefer golü yedi. Memleketi bildiği gibi idare ederken suni gündemlerle halkın dikkatini olur olmaz işlere yönlendiren

A+A-

 

 

Çok uzun bir aradan sonra ülkede ‘gerçek gündem’ konuşulmaya başladı.

Gündemi bilerek ve isteyerek yönlendiren merkezler bu sefer golü yedi.

Memleketi bildiği gibi idare ederken suni gündemlerle halkın dikkatini olur olmaz işlere yönlendirenler şimdi kara kara düşünüyor.

“Acaba ne yapmalı?

Ne de güzel külliye, Osmanlılaşma, petrol tesisi vesair konularla meşgul oluyordu insanımız…

Şimdi ise Kıbrıs sorununu konuşuyorlar.

Büyük tehlike!..”

**

Beterin beteri de var.

Ne yazık ki o da oldu.

Sadece Kıbrıs Türk kamuoyu değil, Türkiye’de de Kıbrıs yeniden konu edilmeye başladı.

Özellikle son birkaç gündür Türkiye basınında Kıbrıs’la ilgili onlarca haber ve yorum yayınlandı.

Televizyonlarda Kıbrıs sorunu konuşuluyor.

Oysa Türkiye medyasında kaç zamandır ‘Kıbrıs’ adının geçtiği haberlerin sayısı çok azdı.

‘Kıbrıs’la ilgili haberlerin çoğu da kumarhaneler, adaya gelip giden şarkıcı-türkücüler ya da bazı şirketlerin reklam içerikli haberlerinden oluşuyordu.

Ajanspress’in günlük taramalarını düzenli izlediğim için bu tespiti rahatlıkla söyleyebiliyorum.

**

Dolayısıyla Kıbrıs sorununu gözlerden uzak tutmak için çaba sarf edenlerin işi bu sefer daha da zor.

Hem Kıbrıs’ta, hem de Türkiye’de “Ne olacak şu Kıbrıs meselesi?” diye sorulmaya başlandı.

Egemen Bağış’ın “entegrasyon” açıklaması her ne kadar ‘şükrancı’ ve ‘tutancı’ takımını mutlu ettiyse de ilk başlarda, sonradan o tartışma da maceracıların aleyhine dönmek üzere…

Zira Hanya ile Konya’nın farkında olanlar akıllarını peynir-ekmekle yemediler.

Dış politikayı bilen ve yakından izleyen yazarların tamamı, Bağış’ın söylediklerine tepki gösterdiler. Hatta bazı yazarlar ‘ciddiye almamak lazım’ mealinde yorumlar yaptılar.

Her ne kadar Mehmet Barlas ve benzeri bazı yazarlar Bağış’ın ‘iltihak’ salvosuna destek atışı yaptıysa da, Sami Kohen dahil birçok yazar Ankara’nın değil bunu yapmak, söylemekle bile ciddi dertlere davetiye çıkaracağı uyarısında bulundular.

**

Kıbrıs sorunu halktan uzak tutulduğu her dönemde işler kötüye gitti.

Masa başındakiler meseleyi bildikleri gibi salladılar, uzattılar. Halka da sadece istedikleri kadar bilgiyi ve maniple ederek verdiler.

Hal böyle olunca müzakere masası halktan, halk da masadan koptu.

Annan Planı döneminin bir-iki ‘sihirli’ yönünden biri de buydu. Nitekim planı okuyan, tartışan ve anlayan Kıbrıslı Türkler sahiplendi. Okumayan, tartışmayan ve anlamayan Kıbrıslı Rumlar ise sadece sandıkta oy verdi.

Şimdi Eroğlu ve Hristofyas’ın masada ne yaptığının detaylarını kimse bilmiyor.

Dışarıya sızan bilgiler ve dedikodular dışında bilgi yok.

Ancak 15 gün öncesine kadar sanki ‘iyi yolda’ymış gibi yansıtılan masanın çökmek üzere olduğunu, hatta çöktüğünü şu on-onbeş gün içinde herkes iyice anladı.

Şimdi masanın detaylarını öğrenmek için liderlerin ve BM’nin zorlanması zamanı…

Dedikodu zamanı değil!..

 

 

 

 

Bu haber toplam 1196 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler