1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. BİR BAŞARI ÖYKÜSÜNÜN HAZİN DURUMU
BİR BAŞARI ÖYKÜSÜNÜN HAZİN DURUMU

BİR BAŞARI ÖYKÜSÜNÜN HAZİN DURUMU

LEFKOŞA TÜRK BELEDİYESİ… Kıbrıslı Türkler için yoktan yaratmak ve varetmektir Lefkoşa Türk Belediyesi… Haziran 1958’de, az sayıda belediye çalışanı ve yöneticisi, derme çatma bina ve etraftan toparlama araç – gereç, kıttan da kıt

A+A-

 

 

LEFKOŞA TÜRK BELEDİYESİ…

 

Kıbrıslı Türkler için yoktan yaratmak ve varetmektir Lefkoşa Türk Belediyesi… Haziran 1958’de, az sayıda belediye çalışanı ve yöneticisi, derme çatma bina ve etraftan toparlama  araç – gereç, kıttan da kıt mali kaynak ve yetersiz bilgi birikimi ile yola çıkıldı… Hem de Kıbrıs’ın çatışmalı günlerinde; hem de, hem Rum’a, hem de İngiliz sömürge idaresine karşı…

Süreç içinde ve çatışmalara ve savaşlara ve yaşanan tüm zorluklara rağmen, LTB aşama aşama ilerledi, gelişti… Belediyenin çalışanlarının ve her dönemin belediye yönetimlerinin, yani Belediye Başkanı ve Meclis Üyeleri’nin katkısı ile oldu. Kıbrıslı Türkler için bir başarı öyküsüdür LTB…

Belediyecilikte ve belediye hizmetlerinde sınır yok aslında; LTB’nin daha yapacağı çok işler var… Ancak, LTB’nin şu anda içinde bulunduğu durum, gelişim sürecini durdurmuş, yeni hizmetler bir tarafa, en temel hizmetler dahi yapılamaz ve verilemez hale gelmiştir. Başarı öyküsü, utanç öyküsü oldu…

Suçlu şimdiki başkan Cemal Bulutoğluları mı sadece?!. Hataları karşısında “Cemal’dir, ne yapsa yeridir” diyenler, “yahu aslında yufka yüreklidir, şimdi söyler, sonra unutur” diyenler, “fakir babası” diyenler, yani dengesiz, tutarsız, atıp-tutan ve doğru olmayan bilgi ve sözlerine, önüne gelenin sövülmedik aile ferdi bırakmamasına rağmen ve hele hele medyada onu pohpohlayanlar hiç mi suçlu değil?!. Cemal Bulutoğluları’nın  dengesiz ve belediyeyi zora sokan tavırlarına ve icraatlarına kendi gözünü kapayıp, Lefkoşalı’nın gözünü boyayan ve nerdeyse yalakalık ederecesine öven “benim – benim” diyen nice medya mensubunun ve medya kuruluşunun suçu yok mu? Aylardır maaş alamayan çalışanlara, pislik içinde boğulan bir Lefkoşa’ya karşı onların da suç ortaklığı yok mu?!. Başkan’ın pervasız ve kuralsız tavırlarına, hesapsız kitapsız icraatlarına rağmen ona destek veren tüm hükümetler de mi suçsuz?!.

Ve aşırı istihdamın tüm suçu Bulutoğulları’nın mı?! Onun üzerinde istihdam baskısı kuran siyasi parti örgütlerinin hiç mi suçu yok, ona istihdam için yalvar – yakar olanların hiç mi suçu yok, ondan istihdam için kontenjan alıp kendi istedikleri kişiler işe alan Belediye Meclis Üyeleri’nin hiç mi suçu yok?!. Doğruları konuşmak gerek; tencere yuvarlandı, kapağını buldu ama, tencerenin dibi tutunca, kapak tenceresini red ve inkar ediyor oldu. 

LTB’nin bugünkü durumundan, Bulutoğulları’na meydan açan, meydan veren ve onunla birlikte meydanda at oynatan hükümetler ve eski – yeni partisinin organları ve örgütleri ve Belediye Meclisi’nde bugünkü sonuçları yaratacak kararlara parmak kaldırıp onay veren Belediye Meclis Üyeleri de sorumludur. Ve tabir caizse, Bulutoğluları, onların tetikçisi gibi, bar fedaisi gibi oldu; LTB’yi vurdu, yere serdi…  

Kıbrıslı Türklerin bir başarı hikayesinde acı bir sahne yaşanmaktadır; LTB ağır yaralı yatıyor… Kurtarıcı durumunda olanlar ve o rolü üstlenenler ise meğer ‘yalancı doktorlar’ imiş… Bazıları da ‘cenaze levazımatcısı’ gibi…

Ayağa kalkar mı LTB?... Kalkar… Zor da değil… Yeter ki herkes dersini almış olsun … Sorunun özü ikidir: Birincisi kötü yöneten bir başkan ve ona körü-körüne destek veren yandaş meclis üyeleri, ikincisi de mali kaynak… Birincisi çözülmeden ve kötü icraatlarının hesabı sorulup bedeli ödettirilmeden, ikincisini çözmek olası değil, çözmeye kalışmak da hata olacak… Mali kaynak ise, Belediye gelirlerinin tahsili, giderlerindeki kara deliklerin ve savurganlığın önlenmesi, devletin de kaynakları ve kefaleti ile orta vadede çözülür; hem de TC Yardım Heyeti’nden ek kaynaklara  ihtiyaç bile duyulmadan…

Belediyeciliği bilen, çalışanlara ve mali kaynak sağlayıcılara güven verecek bir başkan ve meclis ekibi ile ve ilgili tüm tarafların katılımcılığının sinerjisi ile, LTB’nin mali darboğazı, hem de kimse işsiz ve aşsız kalmadan çözülebilir. Bütün mesele ve sorun bu yönetim üyelerinin niteliği ile bağlantılıdır. Bütün mesele, siyasetin LTB yönetimini yeniden şekillendirirken bu ihtiyaçtan yola çıkması, belediyeyi bilen, tanıyan, belediyeciliği öğrenecek diye işbaşı eğitimi gibi bir sürece ihtiyacı olmayacak, görevi aldığı andan itibaren bilgisizlikten teklemeyecek ve tökezlemeyecek kadroları Lefkoşalı’nın önüne koyması, Lefkoşalı’nın da popülizme prim vermeden seçmesidir. Siyaset, ‘sevilen insan’ diye belediyecilikle uzaktan yakından ilgisi olmayan kadroları Lefkoşalı’nın önüne koyarsa, Lefkoşalı da “düğünüme geldi – istihdam sözü verdi – belediyedeki sorunlu ve kural dışı konularımı çözmeyi vadetti” gibi nedenlerle seçim yaparsa, LTB’nin hazin durumu drama dönecek…    

Yani LTB’nin başarı öyküsünde yaşanan kötü sahneyi değiştirmek ancak ve ancak yeni bir yönetimle olasıdır; mevcut Başkan ve yandaş meclis üyeleri bu fırsatı Lefkoşalı’ya vermelidir; Lefkoşalı da bu fırsatı UBP’den ve hükümetten hemen ve acilen istemeli ve almaldır. Başarı öyküsüne devam etmek olası ama mevcut biçim ve akılla değil…

 

(Özel not: Bu satırların yazarı LTB’de herhangi bir göreve aday ve talip değildir.)

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1730 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler