1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Bir anketten sokağa taşanlar
Bir anketten sokağa taşanlar

Bir anketten sokağa taşanlar

SİYASİ DURUM son anketle yeniden gündem oldu. Dün sabahtan itibaren biraz ‘sokağı’ koklayım dedim... Köşedeki bakkal... Büfe... Lefkoşa’da biraz yürüme, ayak üstü muhabbet... Bir başka büfe... Bir işçi... *** Doğrusu, he

A+A-

 

 

SİYASİ DURUM son anketle yeniden gündem oldu.

Dün sabahtan itibaren biraz ‘sokağı’ koklayım dedim...

Köşedeki bakkal...

Büfe...

Lefkoşa’da biraz yürüme, ayak üstü muhabbet...

Bir başka büfe...

Bir işçi...

 

***

Doğrusu, hep benzer tepkiler ölçtüm.

- “UBP’nin düşüşe geçeceği belliydi zaten..”

- “Daha da düşer, artık zor toparlar...”

- “CTP daha da yükselir...”

- “TDP de iyi toparlandı, UBP’den kaçan oyların bir kısmı da DP’ye gitti...”

- “UBP’nin anketteki oy oranı çok bile...”

 

***

Yüzde 10’dan fazla oy kaybı var, UBP’nin...

Ve trend, yokuş aşağı indiği yönünde...

Yine de “birinci parti” olması...

Hele de bunu CTP’nin duyurması “konuşulmuyor” değil...

 

***

CTP, yüzde 44,5 oyla “hükümet” olmuştu, 2005’te..

Oysa..

2009 seçimlerinde, oy oranı

% 29,34’e gerilemişti.

Yüzde 16 oy kaybetmişti yani...

Peki, 2009 seçimlerine ilerleyen süreçte, CTP hiç mi kamuoyu araştırması yapmadı, bu “gidişi” hiç mi gör(e)medi...

Mutlaka görüyordu, biliyordu.

Ama o süreçte, CTP, bu araştırmaları toplumla paylaşmadı...

Peki ne oldu, sonuç değişti mi?

 

***

Diyeceksiniz ki, bir parti hiç ortaya çıkar ve “ciddi oy kaybımız var” der mi?

Eğer bunu başarabilseydi, UBP “tek başına” iktidar olamazdı.

Anımsayınız!..

Seçimlerin ardından pek çok insan, “CTP’ye öfkeliydik ancak UBP’nin de tek başına iktidar olacağını hiç düşünmedik” dediler.

Niye?

Çünkü buna inanmıyorlardı.

UBP “hedef belli yüzde 50” diyordu, anketler yayınlıyordu ama insanlar bunu “propaganda” olarak görüyordu.

Eğer böylesi bir “sonuç”a inansalardı, UBP’ye yığılma olmazdı..

Belki yanılabilirim!..

Ama “gerçek” değişmedi, CTP “gidişatı” açıklamadı ve “kendi içine sakladı” diye, süreci değiştiremedi.

Tıpkı, 2004 öncesi, UBP’nin “uyduruk” anketlerle süreci değiştiremediği gibi...

 

***

Unutmayınız...

Tüm “canlılarda” ortak bir “güdü” vardır, değişmez...

Eğer “saklanma” ihtiyacı duyuyorsanız iki sebebi vardır.

Ya “korkuyorsunuz”, demektir...

Ya da “mahcupsunuz...”

 

***

Açıklık, kazandırır...

Her koşulda...

 


 

‘Tepe’deki koku!

 

BRT’nin ANA HABER bültenini izliyorum, önceki akşam!..

İlk haber üstelik. Ve ‘dakikalarca’ Lefkoşa’nın “koktuğunu” anlatıyor...

Üzerine üzerine gidiyor pisliğin!..

Bu BRT!..

“Muhalif” seslere ve isimlere karşı “üç maymun”u oynayan BRT!..

Anlaşılan o ki, İrsen Küçük’e vuruyor!..

 

***

Bir başka yayın, İrsen Küçük kaynaklı olduğu gün gibi ortada, Eroğlu’nu “dövüyor” bu kez, zamanında, “Cumhurbaşkanlığı seçimi” uğuruna Lefkoşa Belediyesi’ne aktarılan kaynakların nasıl heba edildiğini anlatarak...

Eroğlu’nun imzası ile Lefkoşa Belediyesi’ne aktarılan 3 milyon Sterlin’in hesabı soruluyor.

 

***

UBP’nin içindeki kavga büyüyor.

Oysa...

Lefkoşa KOKMAYA devam ediyor.

Memleketin “tepesi” gibi!

 


 

Lefkoşa Belediye çalışanları, çöpten sonra SU HİZMETLERİNİ de durdurma kararı aldı!..

Diyorum ki;

Yurttaşın değil de, sadece, BAKANLARIN, BAŞBAKAN’ın, CUMHURBAŞKANI’nun suyunu kesseniz, daha iyi olmaz mı hani?

 


 

İnat!

 

“Güneyden neden alış veriş yapıyoruz” başlıklı yazıma gelen tepkilerden biri dikkatimi çekti...

“Ersin Tatar’a inat gidilir” diyor Mustafa...

Böylesine öfkeli

insanlar yani!..

 


Ve ayrıca

 

KARPAZ’da iki günde, iki ölüm, hâlâ doktor yok.

KARPAZLILAR telefonla arıyor, öfkeleniyor, isyan ediyor.

SESLERİNİ duyuramıyor!

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 750 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler