1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. BİLMELİSİN… BİLMELİSİN…
BİLMELİSİN… BİLMELİSİN…

BİLMELİSİN… BİLMELİSİN…

Bugün 1 Eylül Dünya Barış Günü… Onlarca yıl yurdunda barış yaşamamış Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumlar için aslında barışın bir seçenek değil, koşul olduğunu kendi kendilerine ve birbirlerine anlatmanın günü… Halbuki, Nisan 2004’te, b

A+A-

 

Bugün 1 Eylül Dünya Barış Günü… Onlarca yıl yurdunda barış yaşamamış Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumlar için aslında barışın bir seçenek değil, koşul olduğunu kendi kendilerine ve birbirlerine anlatmanın günü…

Halbuki, Nisan 2004’te, barış güvercininin kanatlarını kesip, tüylerini yolan Ortodoks kilisesi, EOKA’cı milliyetçi lider Papadopulos ve AKEL bağlaşıklığının ‘Hayır’ kampanyası galip gelmeseydi, Kıbrıs’ın insanları bugün Dünya Barış Günü’nü barış içinde olan bir adada kutlayacaktı… Kıbrıs’ta 1 Eylül halen iç burukluğu ve barış özlemi ile kutlanıyor…

Çok beyanatlar verilecek bu güne dair… Çok şeyler söylenip, çok şeyler anlatılacak barışa ve barışa ulaşmak için kimlerin ne yaptığına dair… Kimler ne aslan kesilecek bu yolda ve bu mücadelede… Ama bu Kıbrıs adasında barışa ulaşılamamasını tarih yargıladığında ve “suçlu ayağa kalk” dediğinde, tüm Kıbrıs’ın tüm siyasi partileri ayağa kalkacak, CTP hariç…

1 Eylül Dünya Barış gününde, ne CTP, ne de CTP’liler mütevazi olmamalıdır. Onlar ve onlarla birlikte büyük sinerji yaratan sivil toplum ve örgütleri, canını dişine takarak ve sadece tüm yurdunun geleceğine odaklanarak ateş çemberlerinden geçtiler, barış ateşlerini yakarak… Onlar, ne fanatizme, ne şövenizme, ne militarizme, ne de dine ve dinin kurumlarına teslim olmadan teslim almak istedi yurdunun barış ve mutlu geleceğini kurma sorumluluğunu…

Şimdi bugün 1 Eylül… Ne kahramanlıklar anlatacak, barışın önüne engeller koyanlar… Dünya Barış Günü’nde günah çıkarmak için kimleri neler ile suçlayacaklar… Ancak, statükonun kendilerine sunduğu çıkarları kaybetme korkusundan barışı engellediklerini saklayamayacaklar…

Barış… Kıbrıs’ta ve bölgede ve dünyada barış… Her bir bireyin ve her bir siyasi hareketin sorumluluğudur. Kavgası zordur… Uzundur… Büyüktür… Her babayiğitin harcı da değildir… Barışa ulaşmayı vizyon edinmiş, bu yolu yürümeyi misyon edinmiş CTP ve CTP’liler bunu çok iyi biliyor… Suavi’nin ‘Bilmelisin’ şarkısında dediği gibi, “Bu yol bizim yolumuzdur… / … / gidenlere selam olsun / kalanlarla yola devam / umut bizim ışığımız / … / Bilmelisin, bilmelisin / ümitsizlik yok / … / Yüreğimde hasret gider / Umutsuz olma yeter”.

Bugün Dünya Barış Günü… ‘Kıbrıs’ta Barış Engellenemez’ diye yeniden ve yeniden kitleler barış kavgasında yola koyulacak… Ve barış güçlerinin sığınacağı siyasi yuva ve güveneceği siyasi mevzi, eskiden olduğu gibi, gene CTP olacak… Tüm barış güçleri bilmelidir ki, yola devam ederken, günahı ile sevabı ile, eğrisi ile doğrusu ile, eksiği ile artığı ile, Kıbrıs’ta barışın misyoner siyasi partisi CTP’dir. CTP bunu 2000’li yılların başında, çok startejik politikalarla başararak kanıtlamıştır.

Barışın mutluluğunu yaşamadıkça, 1 Eylül Dünya Barış günü, tüm Kıbrıslılara kutlu olmayacak… Ama bugün, barış için verdiği özverili, ödünsüz ve onurlu mücadele nedeniyle, barış güçlerinin siyasi önder partisi olma stratejisini ve sorumluluğunu başarı ile gerçekleştirmiş CTP ve tüm CTP’lileri kutlamak gerek…

Kıbrıslı Türkler ve Rumlar… 1 Eylül’ü, barışa susamış bir adada anıyor… Bilmeliler ki, barış bir gün mutlaka gelecek… Barışın önündeki engeller aşılacak, engelleyen güçler yenilecek… Bilmeliler ki, yeter ki umutsuz olmasınlar… Bilmeliler ki “Bu yol bizim yolumuzdur… / … / gidenlere selam olsun / kalanlarla yola devam / umut bizim ışığımız / Umutsuz olma yeter”.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 785 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler