1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. BİLİMSEL EĞİTİME İMZA KOYMUŞTU
BİLİMSEL EĞİTİME İMZA KOYMUŞTU

BİLİMSEL EĞİTİME İMZA KOYMUŞTU

2005 Eğitim Şurası’nda “laik eğitim esastır” kararına UBP temsilcisi olarak Kemal Dürüst imza koymuştu İmzasını yok saydı! Haspolat’a açılacak “İlahiyat Eğitim Kompleksi”, lisedeki imam hatip bölümü gibi kararlara onay

A+A-

 

 

2005 Eğitim Şurası’nda “laik eğitim esastır” kararına UBP temsilcisi olarak Kemal Dürüst imza koymuştu

İmzasını yok saydı!

 

Haspolat’a açılacak “İlahiyat Eğitim Kompleksi”, lisedeki imam hatip bölümü gibi kararlara onay veren Eğitim Bakanı Kemal Dürüst kendi kararlarında çelişiyor.  2005 yılında toplanan ve eğitimde laikliği esas alan şura kararların altında dönemim “UBP temsilcisi” Kemal Dürüst’ün de imzası var!

 

LAİK EĞİTİM ESASTIR…

IV. Eğitim Şurası kararlarında “Temel İlkeler” kısmında “Milli eğitimde laiklik esastır.  Bu ilkeye ters düşmemek koşuluyla öğretim kurumlarında din kültürü eğitimi yapılabilir” yazıyor.

CTP döneminde Eğitim Bakanı önderliğinde alınan bu şura kararlarını; Müdür ve bürokratlar, sivil toplum örgütleri, sendikalar ve siyasi partiler de kabul ederek, imza koymuştu. Özellikle bu kararlarda; “Bakanlık Teşkilatı’nın Yeniden Yapılandırılması Komisyonu I. Komisyon” başlığı altındaki maddeyi, 2005 yılında UBP kanadı adına Kemal Dürüst onaylamıştı. O dönemde ‘bilimsel eğitim”i savunarak şura kararını onaylayan Dürüst, bakan olduktan sonra bu kararı unuttu gibi gözüküyor.

 

CAMİLERİN GÖLGESİNDE…

YENİDÜZEN’e konuşan Eğitim Uzmanı Hasan Alicik, İlahiyat Bölümü ve külliye yapımıyla ilgili bakanlığın duruşunun hem yasaya, hem eğitim yasasına, hem de IV. Milli Eğitim Şurası kararlarına aykırı olduğunu söyledi.

 

ŞURA “BİLİMSEL EĞİTİMİ” SAVUNUYOR…

Yasa ve şura kararlarının bilimsel eğitimi savunduğunu, dolayısıyla eğitim bakanlığı bu yönde kararlar alması gerektiğini aktaran Alicik, “dinle bilimin ve eğitimin ayrı tutulması gerektiğini külliye yapılırsa camilerin gölgesinde bir eğitim yapılacağını belirtti.

 

Alicik şöyle konuştu: “Dindar bir eğitim verilmek isteniyorsaydı, sivil toplum örgütleri, üniversite temsilcileri, uzmanlar, akademisyenler, sendikalar ve siyasi partilerin katılacağı bir toplantı yapılıp şura kararları tartışılırdı. Eğer bu şura kararında dindar bir gençlik yetiştirme kararı çıkmış olsaydı, bu alınan kararların ardından bu yasallaştırılırdı. Ancak yasamız ve şura kararları bilimsel eğitimi savunuyor dolayısıyla eğitim bakanlığı bu yönde kararlar alması gerekirdi.”

 

 

 

 

Didem Menteş’in haberi tüm ayrıntılarıyla bugün gazeteniz YENİDÜZEN’de

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1444 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler