1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Beşir gelmeden...
Beşir gelmeden...

Beşir gelmeden...

Kurultay”ın havasını yerinde koklayamadım... Önemli bir “gazetecilik” eksikliği oldu, tüh (!) Doğrusu “midem” kaldırmadı gitmeyi... Diyeceksiniz ki, “iş yaşamında duygusallık olmaz...” Öyle de, insan dediğin,

A+A-

 

 

“Kurultay”ın havasını yerinde koklayamadım...

Önemli bir “gazetecilik” eksikliği oldu, tüh (!)

Doğrusu “midem” kaldırmadı gitmeyi...

Diyeceksiniz ki, “iş yaşamında duygusallık olmaz...”

Öyle de, insan dediğin, “odun” gibi de durmaz...

 

***

 

Neyse ki, Haber Merkezi’nden arkadaşlarımız oradaydı, “görev” için!..

Sizi habersiz bırakmadık, sonuçta...

Hem zaten, tüm radyo, televizyon, internet, mobil ortamlarda “canlı” yayınlandı, onca iki yüzlülük... Bayılan bayıldı, kusan kustu!..

Görmeyen, duymayan da kalmadı...

En “görkemli” (!) kurultay oldu...

 

***

 

Gitmedim de ne mi yaptım?

Belki 10 yıldır kendi kendime söylendiğim üzere, pazarımı evdeki “kütüphaneyi” düzenlemeye ayırdım.

Yeni bir odaya aktarmaya başladım, tüm kitapları, tek tek, yeniden elden geçirerek...

Belki, bayramda da birkaç yarım gün, fırsat olur, bitiririm...

“Önce evimizin içini tertipleyelim” dediler ya..

Evin dışını bok götürürken ne yazık.

Bir yerden başlayalım, dedim.

Sonra Beşir meşir gelir, bulamayız, kitapların yerine de...

 


 

Kürsüdeki ustalık

 

Ne hatipmiş bu Süleyman Soylu, ne etkili konuşmaydı o öyle...

AKP adına, öylesine bir konuşma yaptı ki, avuçlarının içine aldı salonu...

Hem de öyle yazılı falan değil, kopya çekmeden, herkesin yüzüne baka baka...

AKP’nin özelliğidir, mikrofon başına geçti mi, söylemde en demokrat, en özgürlükçü, en çağdaş mesajları verir...

Günlerdir seçime müdahale eden sanki başkası..

Ama kürsüye gelince, her iki adaya da gülücükler, Eroğlu’na “müteşekkiriz” falan lafları...

Tarihten örnekler...

Her daim olduğu gibi Erdoğan’ın ismine göndermeler, ‘liderlerinden’ vecizeler...

1983’te “Kıbrıs Cumhuriyeti”nin kurulduğunu söylemesi, tek hata, onun da “dil sürçmesi” olduğuna eminim...

“AK Parti milyonlarca insanıyla Kıbrıslıdır” diye güçlü bir final...

Öyle de..

Konuştuğu kitlenin, “Kıbrıslı” denmesini ayıptan saydığının farkında değil...

Ve son dönemde, AKP’nin politikalarıyla, Kıbrıs’ın kuzeyinin, “TÜRKİYE” olduğunu giderek...

Böyle giderse, Kıbrıs’ın, güneyde kalacağını sadece...

 


 

SONUÇ! Ve kim kazandı?

 

UBP kurultayı başladığı gibi bitti.

Süreç ilkesizce başlamıştı, öyle sürdü.

Sonucu da sürpriz olmadı: KAOS

Sonuç Türkiye’de gelen baskıya UBP delegesinin dahi isyanıdır.

Ülke zaten kaybetti, Küçük kazandığını mı sanıyor şimdi.

 

 


Notcuklarım

 

“Sahte istihdam kayıtları ilçe ilçe gezilmiş” meğer!..

Ve 24 saat kala, ithal bakanlar gelmiş, milletvekilleri, “delege ikna turları”na...

Partinin 20 kusur sene başkanlığını yapan Eroğlu’nun posteri asılmamış, salona..

Ne yalan söyleyim, “vefasızlık” doğrusu...

Küçük diyor ki, “Biz 24 sene başkanlıkla övünmeyeceğiz, çünkü bu kadar uzun başkanlık olmaz” !.

Görürdüm eğer yaşı 70 olmasa !..

 

***

 

LefkoŞEler MaGOSAlar karışmış yine birbirine...

“Çığırtkan” kiralıklar sürülmüş öne..

Ve paralar akmış, bir ihtişam bir ihtişam ki sormayınız gitsin, anlatıyor arkadaşlar, yansıtıyor fotoğraflar...

Promosyonlar, broşürler, özel kartlar, fırıldaklar...

Siyasetin bunun ötesinde

 

“rezil” olacağı bir aşama yoktur sanırım...

Ve ne ilginçtir, bugün, yine yan yana gelecek bu insanlar...

Sizin, bizim “geleceğimizi” planlayacaklar...

Birbirlerine güvenecekler, sarılacaklar...

 

***

 

Bir yanda, “leş” kokusu, başşehrinde ülkemin...

Çöpler...

Ve sıçanlar...

Öte yanda...

Memleketin içine ............

 

***

 

Hade yine terbiye bizde kalsın.

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1106 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler