1. HABERLER

  2. ÖZEL HABER

  3. Benzine değil KASAYA para!
Benzine değil KASAYA para!

Benzine değil KASAYA para!

Fiyat İstikrar Fonu üzerinden akaryakıta zam yapıldı, 9 Temmuz itibariyle benzin ve Euro Dizel 38 kuruş, Gazyağı da 35 kuruş arttı.

A+A-

Dila ŞİMŞEK

Fiyat İstikrar Fonu düzenlenerek akaryakıta zam yapıldı, benzin ya da mazot üzerinden Maliye’nin gelirlerine artış sağlandı. 9 Temmuz itibariyle benzin ve Euro Dizel 38 kuruş, Gazyağı da 35 kuruş arttı.

YENİDÜZEN’e konuşan Ekonomi ve Enerji Bakanlığı Eski Müsteşarı ve Maliye Bakanlığı’nın Eski Müdürü Erkan Okandan, salgın sürecinde dünya borsasında benzin fiyatının düşmesine rağmen, devlet gelirlerinin azaldığı için kolay yol izlenerek fiyat artışına başvurulduğunu söyledi. Tecrübeli maliyeci Erkan Okandan, “Maliye, Fiyat İstikrar Fonu (FİF)’in yanı sıra, %10 da KDV vergisi alıyor. Bu rakamlara göre devlet kendi gelirinden zerre kuruş feragat etmeyerek, halka yüklendi” şeklinde konuştu.

UBP-HP Hükümeti, dünya petrol fiyatlarından bağımsız olarak Fiyat İstikrar Fonu’nda değişikliğe gitti, akaryakıta büyük zam geldi.

Salgın süreci ülkede hala atlatılamamışken halk ciddi bir akaryakıt zammıyla karşılaştı.

Hükümet 'Fiyat İstikrar Fonu'nda değişikliğe gitti, benzin ve Euro Dizel 38 kuruş, Gazyağı da 35 kuruş arttı. Akaryakıta gelen zam, 9 Temmuz itibariyle uygulanmaya başladı.

Erkan Okandan, akaryakıt ve buna göre Fiyat İstikrar Fonu’na alınan ücretleri YENİDÜZEN’le paylaştı.

Okandan, 27 Nisan 2019’da FİF’ten 58 kuruş gelir toplanırken, yapılan son zamla bu gelirin 1 TL 82,11 kuruşa yükseldiğini, önceye kıyasla üç katından fazla olarak devletin kasasına gireceğini söyledi.

Ekonomi ve Enerji Bakanı Hasan Taçoy’a görüş almak için ulaşılamadı.

Öte yandan, Eski Ekonomi ve Enerji Bakanı Özdil Nami, akaryakıt zammının halka ve tüm sektörlere direkt olarak yansıyacağını vurgulayarak, hayat pahalılığı ve işsizliğin kaçınılmaz olduğunu kaydetti.

Okandan ise, devletin kısa vadede kar elde ederken, uzun vadede hayat pahalılığını brüt üzerinden kamu görevlilere yansıtmak zorunda kalacağını söyleyerek, özel sektörün ise daralan ekonomiyle çok daha fazla sorun yaşayacağını dile getirdi.

 

2019’a kıyasla ‘gözle görülür’ bir zam

20 Şubat 2019’da, 95 Oktan benzinin fiyatı 5,06 TL’ydi. 98 Oktan benzin ise 5,16 TL'ye satışa sunuluyordu. Euro Dizel 4,91 TL’den işlem görüyordu.

Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre akaryakıta yine zam geldi, dünya petrol fiyatlarından bağımsız olarak fon düzenlendi. Yeni fiyatlarla 95 Oktan kurşunsuz benzinin litre fiyatı 5,78 TL, 98 Oktan kurşunsuz benzinin 5,88 TL, Euro Dizelin 5.32 TL ve Gazyağının da 5,29 TL oldu.

18 Haziran’dan itibaren 95 Oktan kurşunsuz benzinin litresi 5,40 TL, 98 Oktan kurşunsuz benzinin litresi 5,50 TL, Euro Dizel ve Gazyağının ise 4,94 TL olarak satılıyordu.


Okandan: “Devlet kendi gelirinden zerre kuruş feragat etmeyerek, halka yüklendi”

Ekonomi ve Enerji Bakanlığı, Eski Müsteşarı ve Maliye Bakanlığı’nın Eski Müdürü Erkan Okandan, dörtlü hükümet dönemindeki akaryakıt fiyatları ve 9 Temmuz itibariyle uygulanan akaryakıt fiyatlarını kıyasladı.

Okandan’dan alınan bilgiye göre; 27 Nisan 2019’da 1 Litre 95 Oktan benzinden 74 kuruş, 98 oktan benzinden 74 kuruş, Euro Dizelden 37 kuruş, Gazyağından ise 47 kuruş Fiyat İstikrar Fonu (FİF) olarak alınıyordu.

Akaryakıtlardan birer litre olarak FİF için alınan ücretlerin ortalama hesabına göre, devlet 58 kuruşluk gelir elde ediyordu.

“Akaryakıt Fiyatlandırma Tüzüğüne göre, 15 günlük akaryakıt fiyatlarının ortalaması hesaplanır, devlet gerekli görürse zam veya FİF’ten düşüş yapar” diyen Okandan, 21 Mayıs 2019’da zam yapılmadığını söyledi.

Sonrasında ise 19 Mart 2020’ye kadar akaryakıt fiyatlarının hep artışta olduğunu ifade eden Okandan, 9 Nisan 2020’de ise fiyatların zirve yaptığını dile getirdi.

Buna göre, 9 Nisan 2020’de akaryakıtlardan alınan FİF fiyatları şu şekildeydi; 95 Oktan 2 TL 80 kuruş, 98 Oktan 2 TL 80 kuruş, Euro Dizel 1 TL 86 kuruş, Gazyağı ise 230 kuruş.

Okandan, “Bu fiyatların ise ortalaması 2 TL 45 kuruş ediyor. Yani 2019’da 58 kuruş olarak elde edilen gelir, bu dönemde üç katını da aşarak 2 TL 45 kuruşa yükseltildi” diye konuştu.

Salgın nedeniyle dünya borsasında akaryakıt fiyatları düşse de, hükümetin böyle bir yol izlemediğini kaydeden Okandan, 9 Temmuz 2020 itibariyle 95 Oktanın 1 TL 94,50 kuruş, 98 Oktanın 1 TL 95,50 kuruş, Euro Dizelin 1 TL 51,11 kuruş, Gazyağının ise 1 TL 87,11 kuruşa yükseldiğini belirtti. Bu fiyatlandırmalara göre, devletin gelirinin ortalama 1 TL 82,11 kuruş olduğunu söyleyen Okandan, “Biraz insaf! Evet güneyden geçişler yok, ülkede hala eskisi gibi gelir sağlanamıyor ama burada üç katından fazla bir fiyat farkından söz ediyoruz. Devlet FİF’in yanı sıra, %10 da KDV vergisi alıyor. Bu rakamlara göre, devlet kendi gelirinden zerre kuruş feragat etmeyerek, halka yüklendi” dedi.


Deneyimli Maliye Uzmanı Erkan Okandan:

“Tüm sektörler bu zammı ürün veya hizmetlerine yansıtacak, hayat pahalılığı artacak”

Maliye uzmanı Erkan Okandan, paylaştığı rakamları da değerlendirdi. Akaryakıt, elektrik ve enerji gibi hayatın her alanına etkisi olan tüketimlerin, bir zamda tüm topluma yansıdığını ifade etti. Okandan, “Her ne kadar kağıt üstünde bir toplu taşımadan söz etsek de, etkin olmadığı için halk mecburen özel aracıyla her yere gidiyor. Bu zam da, ay sonunda önceye göre daha fazla benzin parası harcamak demek. Salgında herkesin geliri geriledi, ülkemiz zaten pahalı, daha da pahalı olacak ve turist ile öğrenci hiç gelmeyecek. Akaryakıt zammından etkilenmeyen hiçbir meslek grubu yok, tüm bu sektörler bu ekstra masrafı ürün veya hizmetlerine yansıtacak ve hayat pahalılığı artacak” şeklinde konuştu.

 

“Ekonomik akıl yok, günü kurtarma var”

“Burada ekonomik akıl hiçbir şekilde yok. Hükümetin zam kararı tamamen günü kurtarmaya yönelik. Ancak uzun vadede, bu hayat pahalılığını kamu çalışanlarına yansıtmak zorunda kalacaklar. Ki, bu da brüt üzerinden yansıtılıyor, çalışanın net kazancına yansımıyor. Peki özel sektör çalışanları ne olacak? Onlar hayat pahalılığı artışı alabilecek mi?” diyen Okandan, zaten geliri dar olan halkın, masraflarının daha da artacağını ifade etti.

Hükümetin ‘insafsızca’ zam yaptığını dile getirerek, gelire göre vergilendirme uygulansa, böyle bir haksızlığa da gerek kalmayacağını söyledi.

Kamunun kendini koruması gerektiğini düşünen Okandan, “Ama bu halkın sırtından geçinmek demek değil. Şimdi üç beş ay içinde her şeyin pahalandığını, masrafın arttığını göreceğiz” dedi.

 

“Protokol imzalandı ama taahhütnameler yerine getirilmedi”

UBP-HP hükümetinin en çok övündüğü konulardan birinin Türkiye ile imzalanan protokol olduğunu belirten Okandan, “Evet bir protokol imzalandı, 2019’da, öngörülen bütçe 650 Milyon TL’yken, şu ana kadar savunma giderleri için 54 Milyon TL geldi. Bu da demek oluyor ki, askerlerin mazotları, giderleri yerel kaynaklardan veya borçlanma ile ödeniyor” diye açıkladı. Protokol imzalandığı için övünülmemesi gerektiğini ifade eden Okandan, ne KKTC hükümetinin yasal taahhütleri, ne de TC’nin kaynak taahhütlerini henüz yerine getirmediğini vurguladı. Ekonomi Bakanı’nın ‘zam olmayacak’ açıklamalarını eleştirerek, rakamların ve zammın ortada olduğunu kaydetti. Okandan, “Şimdi belki güneyden geçişler yok, burada alışveriş, akaryakıt vs. tüketemiyorlar diyebilirler, ancak bir salgın halindeyiz ve bu geçici bir durum, bu kapılar elbette ki açılacak, ancak o zamana kadar halkın sırtından mı geçinilecek? Bu sorumluluğu, yükü devlet yüklenmek zorunda, devlet bu günler için var…” diye sözlerini sonlandırdı.


Nami: “Hükümet kolay yolu tercih ederek halka yüklendi”

Eski Ekonomi ve Enerji Bakanı Özdil Nami, akaryakıt zammının topluma büyük bir mali yük olduğunu söyledi. Toplu taşıma olmadığı için, akaryakıt zammının halkı direkt olarak etkilediğini ifade eden Nami, hükümetin de açıklama yapması gerektiğini dile getirdi. “Dörtlü hükümet zamanında Fiyat İstikrar Fonu’nu en düşük seviyeye çekerek, zammı yansıtmamak adına büyük çaba sarf etmiştik. Böyle küresel bir salgının olduğu dönemde, yapılan zam tabii ki de tepkiyle karşılanacak” dedi.

Hükümetin, akaryakıt zammı yerine, gelir toplanmayan kesimlerin üzerine gitmesi gerektiğini söyleyerek, “Gelire göre vergilendirme ve yüksek gelirden daha fazla vergi alma mantığına gidilmelidir. Eğer Bakanlık bu konuda çalışsaydı, halka yansıtılmadan bir çözüm bulunabilirdi, hükümet en kolayını tercih ederek halkı zora soktu” şeklinde konuştu.

Halkın zaten alım gücünün daraldığını ve hayat pahalılığı olduğunu kaydeden Nami, yapılan zam nedeniyle hayat pahalılığının çok daha fazla artacağını da ekledi. Böylesi bir süreçte hükümetin gerekirse iç borçlanmaya giderek yükü omuzlarına alması gerektiğini vurgulayan Nami, “Sürekli başarılı olduklarını iddia ediyorlar halbuki gerçek yaşam bize tam tersini gösteriyor. Umarım artık daha ciddi çalışırlar. Eğer dar gelirli kişilere ve özel sektör çalışanlarına el uzatılmazsa, bizi kalıcı işsizlik ve ciddi bir ekonomik kriz bekliyor” dedi.

Bu haber toplam 63585 defa okunmuştur
Etiketler : ,
Önceki ve Sonraki Haberler