1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. 'BELKİ BİR GÜN ÇIKAR GELİR'...
BELKİ BİR GÜN ÇIKAR GELİR...

'BELKİ BİR GÜN ÇIKAR GELİR'...

“Belki bir gün çıkar gelir, kapıyı kilitli bulmasın diye açık tutuyorum; oğlumun tek bir kemiğine bile razıyım, oğlumun mezarını istiyorum”… Bu sözleri kim söyledi?!... Aralık 1963’ten beri Kıbrıs’ta yaşanan olaylarda kaybol

A+A-

 

 

 

“Belki bir gün çıkar gelir, kapıyı kilitli bulmasın diye açık tutuyorum; oğlumun tek bir kemiğine bile razıyım, oğlumun mezarını istiyorum”…

Bu sözleri kim söyledi?!... Aralık 1963’ten beri Kıbrıs’ta yaşanan olaylarda kaybolan iki bin kadar Kıbrıslı Rum ve Türkün annesi mi? Çeşitli nedenlerle çatışmalar ve savaşlar yaşamış on binlerce Filistinli, İsrailli, Vietnamlı, Kamboçyalı, Arjantinli, Iraklı, Kürt, Afgan, Pakistanlı, Hintli, Ruandalı, Yunanlı, Sudanlı, Azeri, Ermeni, Bosnalı, Sırp, Endonezyalı, Burmalı, Kenyalı anneler mi?…

Bu sözleri hepsi söyledi… Son olarak da Berfo Ana, Türkiye Başbakanı Erdoğan’a söyledi…

Berfo Ana şimdi 105 yaşında… Gencecik oğlu Cemil Kırbayır, 13 Eylül, 1980’de Kars, Görele’deki evinden alındı, 8 Ekim’de işkenceyle öldürülerek bedeni kaybedildi. Üzerinden 30 yıl geçmiş, Ana hala oğlunu veya kemiklerini bekliyor… Ve Türkiye’nin 12 Eylül darbecisi generallerin Ankarada’da başlayan yargılanma sürecine müdahil olarak katılmak için ambulansla gitmiş Berfo Ana…

Oğlunu arıyor hala daha… Hala daha evinin kapısı açık, yanık ciğerinin yarası açık… Tıpkı, şu anda Kıbrıs’ın kuzeyinde ve güneyinde yüzlerce insanda olduğu gibi… Ateş içerde yanıyor, gözyaşı gözde saklı duruyor, kahırın ve acının ve öfkenin ve ama umudun sözleri dilde tutsak duruyor… “Ya bir gün gelirse, bizi nerde bulacak?” diye evini değişmek istemeyen kayıp yakınları, düğünü, “O da gelince yaparız” diye erteleyen kayıp aileleri, “bir gün döndüğünde …” diye nice nice hayaller kuran ve hazırlıklar yapan kayıp yakınları…

Farketmiyor dili, dini , ırkı, rengi; hepsi aynı, hepsi aynı kaderin insanları, tek aile…

Berfo Ana, oğlunun kaybından sorumlu tuttuğu Kenan Evren’e, “ocağın söne” demiş… 30 yıldır oğlunu vermeyenler, nerde olduğunu söylemeyenler, anaya işkence çektiriyor. Kıbrıs’ta da aynı süreç devam ediyor. 1963’ten 1974’e kadar geçen süre içinde kaybedilen insanların akıbeti saklandığı gibi, nereye gömüldüğü de gün ışığına kolay kolay çıkmıyor hala daha…

Kıbrıslı Türklerle Kıbrıslı Rumların birbirine karşı işlediği bu cürümlerin faillerinden hayatta olanlar hala insanların arasında ve belki de kahraman gibi dolaşıyorlar… Konuşmuyorlar, konuşturtmuyorlar ve sırları ile ölmeyi kahramanlıklarının erdemi sayıyorlar… Ama mağdur ettikleri insanlar hala daha kapısını kilitleyemiyor, öldürüldüğüne inandığı mekanda temsili anma yapıyor… Ve onlarca yıl, nerdeyse yarım yüzyıldır bekleyen insanlar, hala acılarının yitmeyen tazeliğinde, dinmeyen şiddetinde, inmeyen derinliğinde umutlu bekleyiş içinde yaşıyor…

Aslında Kıbrıs adasının çeşitli yerlerine gizlice ve yıllarca terkedilmiş kayıp insanlarla ilgili bilgiler mutlaka vardır; bir kısım bilgiler toparlanarak bazı kayıplar bulundu ama hala daha verilmeyen ve saklanan bilgiler nedeniyle bulunamayan yüzlerce kayıp insan var. Zamanında onları öldürüp kaybetmeyi kahramanlık sayanlar, şimdi katil olduklarının bilincine vardıkları için konuşmuyorlar… Ağzında biberon şişesiyle öldürülen ve gömülen bebeğin hesabını vermekten hem korktukları hem de utandıkları için konuşmuyorlar… ‘Milli dava uğruna’ ‘Tecavüzcü Çoşkun’ olmanın ilişkisini anlatamayacakları için konuşmuyorlar… Kendi insanını, uyduruk ‘hain’ edebiyatı ve suçlaması ile öldürüp kaybetmenin aslında kişisel nedenlere dayandığının öğrenilmemesi için konuşmuyorlar… Ve bir ‘yemine bağlılık’ masalı ile, katiller korunuyor, katiller kol geziyor…

Ve bugün, Berfo Ana’nın ifade ettiği gibi, yüzlerce aile, binlerce kişi, akıbeti bilinmeyen sevgili aile üyelerinin bir kemiğine sahip olmaya bile razı…

Kenan Evren ve onun gibiler yargılansın, demokrasi için ama önce insan hakları için, önce çektirdikleri acılar için… Berfo Ana Evren’e “ocağın söne” demiş, ‘söne’ ve kolay ölümlerde ölmeye… Ve yargılanmadan ölenler de var, Evren’in ‘faşist yoldaşlar’ı; Evren’in sadece Türkiye’de değil Kıbrıs’ta da, Yunanistan’da da, Irak’ta ve Filistinde ve İsrail’de ve evrende olan tüm ‘faşist yoldaşlar’ı; rahat uyumaya…  

Ve uyanık ola dünya halkları, faşizme karşı birleşik ola…

Ve Berfo Ana ve Berfo Analar, hem kayıplarını bula hem de katillerin mahkumiyetini gore…

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1074 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler