1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. 'BEKLENTİMİZ ÇAĞDAŞ BİR BASIN YASASI'
BEKLENTİMİZ ÇAĞDAŞ BİR BASIN YASASI

'BEKLENTİMİZ ÇAĞDAŞ BİR BASIN YASASI'

Kıbrıs Türk Gazeteciler Birliği Başkanı Cenk Mutluyakalı, 11 Temmuz Basın Günü nedeniyle mesaj yayımladı

A+A-

 

Kıbrıs Türk Gazeteciler Birliği Başkanı Cenk Mutluyakalı, medyayı, özel hedeflerin ve çıkarların propaganda aracı olarak değil de, toplumsal çıkarların ve çok sesliliğin unsuru olarak görmek gerektiğini söyledi.

Cenk Mutluyakalı, 11 Temmuz Basın Günü nedeniyle yayımladığı mesajda, tüm gazetecileri, çok önemli sorumluluk ve özveri gerektiren görevlerinde, mesai kavramı tanımadan ve ülkedeki sınırlı imkanlara rağmen mücadelelerine devam ettikleri için saygıyla selamlayıp, kutladı.

Mutluyakalı, Kıbrıs Türk basın hareketinin köklü geçmişine rağmen, “Basın Günü”nün süslü sözcüklerin ve mesajların ötesinde, sorunların bir kez daha gündeme getirilmesi için bir vesile olması gerektiğini kaydetti.

“SİYASİLERİN BASINA YÖNELİK ZİHNİYETİ ÖNEMLİ”

Cenk Mutluyakalı, basının, Kıbrıslı Türklerin gözü, kulağı ve dili olduğuna işaret ederek, “Eğer basın kurumsallaşmaz, özgür olmaz, kaliteli ve etik yayıncılık anlamında ilerlemezse, toplum ‘dilsiz’ kalır” dedi.

Siyasi otoritenin basına yönelik ‘zihniyetinin’ önemli olduğunu kaydeden Mutluyakalı, şöyle devam etti:

“Medyayı ‘özel hedeflerin ve çıkarların propaganda amacı olarak kullanmak’ yerine, toplumsal çıkarların ve gelişimin; ilerlemenin, çok sesliliğin ve demokrasinin unsuru olarak görmeye başlamak kaçınılmazdır.”

BASIN İŞ YASASI UYGULANMIYOR

Kıbrıs Türk medyasındaki gazetecilerin gelecek güvencesinden yoksun çalıştığına işaret eden Mutluyakalı, Basın İş Yasası’nın uygulanmadığını ve yapılan denetimlerin de sadece göstermelik olduğunu vurguladı. Mutluyakalı, kamu dışındaki özel medyada, gazetecilerin önemli bir çoğunluğunun “asgari ücret” düzeyinde maaşlar ile neredeyse 'tatil ve izin yapmadan' çalıştırıldığını söyledi.

Mutluyakalı, kamusal yayıncılığın ise siyasetin baskısı ve yönlendirmesi altında olduğunu söyleyerek, “siyasi iç çekişmelerin ve particiliğin” tarafı haline getirilen devlet televizyonunun, “özerk, demokratik, çok sesli ve kaliteli yayıncılık” üzerinden ele alınmadığını ifade etti.

“BİLGİYE ULAŞIM İMKANLARI ÖNÜNDE ENGEL”

Cenk Mutluyakalı, gazetecilerin “bilgiye ulaşma” imkanları önünde de ciddi engeller bulunduğunu ve “şeffaf bir yönetim ve bilgiye erişim”in neredeyse imkansız olduğunu söyledi.

Mutluyakalı, “Devlet ilan ve sponsorlukları hiçbir kriter olmadan düzenlenmekte, gazeteciler üzerinde bir baskı unsuru olarak kullanılmakta, bu yönde hiçbir düzenleme yapılmamaktadır. Basın sektörünün haksız rekabet altında ezilmesine ve yaşamının tehlikeye girmesine göz yumulmaktadır” dedi.

“BASIN ETİK KURULU OLUŞTURULMALI”

Kıbrıs Türk Gazeteciler Birliği’nin icraat ve faaliyetlerine de değinen Mutluyakalı, Basın Yasası’nın yenilenmesi çalışmalarına fiilen katılan birliğin beklentisinin, “Basın Etik Kurulu”nun oluşturulacağı çağdaş bir yasanın hazırlanması olduğunu belirtti.

Mutluyakalı, Kıbrıs Türk Basın Tarihi’nin yayınlanması için çalışmalarını sürdüren birliğin, bu önemli projeyi de Eylül ayına kadar sonuçlandırmayı amaçladığını söyledi.

“KIBRIS TÜRK BASINININ ÇOK ÖNEMLİ KÖKLERİ VAR”

Cenk Mutluyakalı, şöyle devam etti:

“Kıbrıs’ta ilk matbaa 1878 yılında Larnaka’da kuruldu. Kıbrıs’ın ilk gazetesi olan ‘Kipros/Cyprus’ 29 Ağustos 1878’de İngilizce ve Rumca olarak yayınlandı. Kıbrıs’ta yayımlanan Osmanlı Türkçesi ile yazılmış ilk gazete, Aleksan Sarrafyan’ın imtiyaz sahibi olduğu ‘Ümid’ gazetesi oldu. 11 Temmuz 1889 yılında, bir Kıbrıslı Türk tarafından çıkarılan ilk Türkçe gazete Saded oldu. Kıbrıs basınının böylesi bir geçmişi, Kıbrıs Türk basın hareketinin de çok önemli kökleri vardır.”

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 616 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler