1. HABERLER

  2. HABERLER

  3. Bayraktar ailesi sessizliğini bozdu
Bayraktar ailesi sessizliğini bozdu

Bayraktar ailesi sessizliğini bozdu

Polis Müfettiş Muavini Mehmet Bayraktar cinayeti ile ilgili uzun bir süredir sessizliğini koruyan Bayraktar ailesi, ilk kez açıklamada bulundu.

A+A-

Polis Müfettiş Muavini Mehmet Bayraktar cinayeti ile ilgili uzun bir süredir sessizliğini koruyan Bayraktar ailesi, ilk kez açıklamada bulundu. Cinayetle ilgili tutuklu bulunan zanlı Mehmet Vechi’nin, geçtiğimiz gün intihar ederek hayatını kaybetmesi olayının, olayla ilgili diğer zanlıları aklama amaçlı olduğu iddialarının yer aldığı açıklamada; Polis Genel Müdürlüğü ile ilgili de bazı iddialar ortaya atıldı. Cinayetle ilgili soruşturma süresince, bazı hataların yapıldığını iddia eden Bayraktar ailesi, bu noktada Polis Genel Müdürlüğü’ne bazı sorular yöneltti.
İşte Bayraktar ailesinin yaptığı açıklama:

“Bizler 18 Haziran’ın ilk saatlerinde yatak odasının kapısı önünde hunharca bir şekilde katledilen Polis Müfettişi Mehmet Bayraktar’ın ailesi olarak, ilk günden itibaren katil veya katillerin varsa azmettiricilerin bulunarak yargıya teslim edilmesi için tüm acımıza rağmen sabırla bekledik ve güvenlik birimlerine olayın aydınlatılması için yardımcı olduk. Adaletin tecellisine yardımcı olmak ve tahkikatın selametine negatif bir etkide bulunmamak için sesiz kalmaya özen gösterdik.

Tahkikatla ilgili olarak gördüğümüz hataları basın malzemesi yapmak yerine, güvenlik birimlerine aktararak, soruşturmanın çok yönlü olarak sürdürülmesi ve hunhar cinayete ilişkin delillerin sağlıklı bir şekilde toplanması için gayret gösterdik. 
Ancak gelinen aşamada oğlumuz, kardeşimiz, canımız Mehmet Bayraktar’ın katledilmesinin baş zanlısı olarak poliste tutuklu bulunan kayınpederinin intiharı ile kamuoyunu yanıltacak birçok açıklama yapılmaktadır. Bu aşamadan sonra Bayraktar ailesi olarak bizler de bazı olguları kamuoyuyla paylaşmanın kaçınılmaz olduğunu değerlendiriyoruz.

Lefkoşa Polis Müdürlüğü’nde tutuklu olarak bulunduğu sırada intihar eden Mehmet Vechi’nin polisin tahkikatı ve elde ettiği kanıtlara göre cinayetin zanlısı olduğu şüphe götürmez bir gerçektir. Polisin son bulduğu deliller ve deliller üzerinde Türkiye’deki adli laboratuarlarda yapılan analizler Vechi’nin Mehmet Bayraktarı katlettiği gerçeğini kanıtlar nitelikte idi. Kıyafetler üzerinde hem maktul hem de zanlının DNA’larına rastlandığı laboratuar raporları ile desteklendi. Bulunan kıyafet ve ayakkabıların Vechi’ye ait olduğu da şüphe götürmez bir gerçektir.

Cinayet soruşturması kapsamında yüzden fazla kişi sorgulandı. Hepsi adalete yardımcı olmak için ifade vererek sorulanları yanıtladı. Hal böyle iken Mehmet Vechi, konuşarak adalete yarımcı olmak, kendini savunmak ve veya suçu itiraf yerine susmayı tercih etti. Vechi ailesi de onu ifade vermemeye, gerçekleri mahkeme veya polis nezdinde anlatmaya teşvik yerine susmaya teşvik etti.

Nasıl ki Vechi’nin polis kontrolünde iken korunamayarak intihar etmesi asla kabul edilmez ve izah edilmez bir durum ise Vechi’nin konuşmamaya teşvik edilmesi, ifade vermeyeceği ortamın sağlanması için nüfus kullanılması ve veya kullanılmaya çalışılması da kabul edilemez. 
Mehmet Vechi intihar etmekle, Mehmet Bayraktar cinayetinden aklanmamıştır.  DNA raporlarının da teyit ettiği şekilde hunharca cinayetin zanlısıdır. Vechi, intihar etmekle ancak cinayetle ilgili varsa bağlantılı olan kişileri saklamaya, perdelemeye çalışmıştır.

Gelinen aşmada Polis Genel Müdürlüğü’nü Vechi’nin cinayetle bağlantısını açıkça ortaya koyan DNA raporlarını kamuoyuyla paylaşmaya; Vechi’nin intiharının perde gerisindeki olasılıkları araştırmaya, hukuk çerçevesi içinde davayı ileri götürmeye çağırırız. 
İntihar sonrası, zanlının sosyal medya ve basında yürütülen kampanya ile masumlaştırılması çalışmaları ailemiz için kabul edilemezdir.  Bugüne kadar konuşmadıysak adaletin tecelli etmesini beklediğimiz içindir. Bu acizlik olarak algılanmasın. Bizim de yanıt bekleyen onlarca sorumuz var. Bu aşamada soruların yalnızca birkaçını kamuoyuyla paylaşmayı uygun görüyoruz.

1-Cinayetin işlendiği 18 Haziran’da olay yeri inceleme ekibi, cinayet alanından yeterli delil topladı mı? Katilin DNA’sını ortaya çıkaracak kıl, deri ve benzeri şeyler arandı mı?
2-Vechi’nin birçok kez Mehmet Bayraktar’ı ölümle tehdit ettiğinin bilinmesine bu yönde ifadeler olmasına rağmen Vechi ne zaman gözaltına alındı?
3- Olayı aydınlatmak üzere ilk olarak soruşturmaya müdahil olan ve bu amaçla görevlendirilen polis müfettişinin Mehmet Vechi ile akrabalık ilişkileri biliniyor muydu?
4-Vechi olay günü ifadesi alındıktan sonra neden serbest bırakıldı? Bağlantısı varsa bu sürede delillere müdahale zamanı oldu mu?
5-İz sürmekte yetiştirilmiş polis köpekleri cinayetten kaç saat sonra olay yerine götürüldü? Bunlar basit hatalar mı, iş bilmezlik mi, yoksa nüfuslu kişilerin müdahalesinin bir sonucu mu?
6- Acılı ailemiz katilin bulunmasını beklerken “Ben Vechi ile akrabayım diye görevden alındım, ancak kanıtlar başka yöne döndü diyen, yeniden göreve geldim” diyen polis subayı daha sonra neden görevden alındı?
7- Vechi, Mağusa Devlet Hastanesi’ndeki gözaltı süresinde kimlerle irtibat kurdu? Ziyaretçi kabul etti mi? Cep telefonu kullandı mı? Aynı anda kaç hemşire ona servis verdi? Tüm beyaz önlük giyip yanına girenlerin hemşire olduğu teyit edildi mi?
Bayraktar ailesi olarak şimdilik bu soruları kamuoyuyla paylaşmayı uygun görürken, başka birkaç noktaya da kamuoyunun dikkatini çekmekte fayda görüyoruz.
Zanlı Vechi ile soruşturma memurunun akrabalık ilişkilerinin deşifre olmasının ardından tahkikatın başına getirilen Lefkoşa Polis Müdürlüğü Cürümleri Önleme Şubesi Amiri Aslan Coşkun, cinayetin aydınlanması için kısa sürede önemli yol aldı. Somut deliller elde ederek, bunları ifadelerle destekledi. DNA raporları ile zanlının cinayetle ilgili bağını şüphe götürmez bir şekilde ortaya koydu. Cinayetin tüm detaylarıyla aydınlatılma arifesinde olduğu dönemde Zanlı Mehmet Vechi’nin intiharı onu aklamadığı gibi, varsa gizlemeye çalıştığı suç ortaklarını da saklayamayacaktır.
Biz Bayraktar ailesi olarak konunun takibini asla bırakmayacağımızı ve PGM ile Başsavcılığın da sis perdelerinin kaldırılması için gerekeni yapacağına inandığımızı kamuoyuyla paylaşırız.”

Bu haber toplam 2318 defa okunmuştur
Etiketler :
Önceki ve Sonraki Haberler