1. HABERLER

  2. HABERLER

  3. Baybars: “Polise gitmesini söyledik”
Baybars: “Polise  gitmesini  söyledik”

Baybars: “Polise gitmesini söyledik”

Lefkoşa’nın Surlariçi bölgesinde 3 kişinin yaralandığı ve 7 kişinin göz altına alındığı kavganın ardından bu kez İçişleri Bakanı Ayşegül Baybars konuştu: “Polise gitmesini söyledik”

A+A-

İçişleri Bakanı Ayşegül Baybars, Lefkoşa Türk Belediyesi (LTB) Başkanı Mehmet Harmancı’nın “Surlariçi’ndeki şüpheli isimleri İçişleri’ne bildirmiştik” açıklamasına yanıt verdi, “şüphesi varsa, şikayetçi ise polise gitmesini söyledik” dedi.
“Kimse de Sayın Harmancı’ya şunu sormuyor: Neyi bildirdin? Ne yapılmasını istedin?” ifadelerini kullanan Bakan Baybars, Harmancı’ya İçişleri Bakanlığı’na değil Polis Genel Müdürlüğü’ne gidebileceğini söylediklerini ifade etti.

Başkent Lefkoşa’nın Surlariçi bölgesinde yaşanan bıçaklı kavga ve Lefkoşa Belediye Başkanı Harmancı’nın “İçişleri Bakanlığı’na şüpheli 6 ismi önceden bildirmiştik” sözleri tartışılmaya devam ediyor. 3 kişinin yaralandığı ve 7 kişinin göz altına alındığı kavganın ardından bu kez İçişleri Bakanı Ayşegül Baybars konuştu
İçişleri Bakanı Ayşegül Baybars BRT’de Pembe Paşaoğluları’nın konuğu oldu, soruları yanıtladı.

Özellikle asayiş ve güvenliğin sıkı denetimin gerektiği noktalarda polis sayısının artırılması gerektiğini söyleyen Baybars, dünkü Bakanlar Kurulu’nda polis sayısını irdelediklerini belirtti.

Özellikle önümüzdeki 4-5 yıl içerisinde poliste ciddi anlamda istihdam sayısının artırılması gerektiğini rakamlar üzerinde konuşmaya başladıklarını ifade eden Baybars, Maliye Bakanlığı’nın Polis Teşkilatına yönelik özel bir çalışma yapacağını aktardı.

Baybars, polisin siber suçlarla mücadele kapsamında ileri tetkik yapabilecek laboratuvarın oluşturulmasını yeniden gündeme taşımak amacıyla Temmuz ayında Türkiye’ye ziyaret gerçekleştirebileceklerini dile getirdi.

Belediyeler reformunu artık hayata geçirilmesi gerektiğini de söyleyen Baybars, belediyeler reformu ile ilgili tasarının bu yıl içerisinde hazırlanıp, bir sonraki yasama yılında Meclis’e sunulması konusunda karar aldıklarını açıkladı.

Baybars, Yurttaşlık Yasa Tasarısı ve Daimi İkamet İzinleri Yasa Tasarısı’nda aynı taslak üzerinden çalışılmaya devam edileceğini belirterek, “yaz döneminin geçmesini beklemeden alt komitelerde çalışmak için göndermeyi hedefliyoruz” dedi.

Baybars, ülke güvenliği, yurttaşlık yasa tasarısı, belediyeler yasası, Merkezi Cezaevi’ndeki sorunlarla ilgili açıklamalarda bulundu. 
 


“Polisin 2 bin 700 olan kadrosunda şu an 1.790 kişi var”

“Bakanlar Kurulu’nda bugün (dün) polis sayısını da biraz irdeledik. Çünkü özellikle kamuda emekliye ayrılacak sadece polis bünyesinde değil kamunun birçok alanında emekliye ayrılacak geçtiğimiz dönem yanılmıyorsam 150’ye yakın kişi emekli oldu. Bu sene de kamudan 500’e yakın emekliye ayrılacak bir rakam var. Polisin şu anki mevcut yapısında 1790 kişi var 2700 olan bir kadrosu var. 83 kişi alındı bu tabi ki yeterli değil. Ama biliyorsunuz ki TC ile Mali İşbirliği protokolünde istihdamla ilgili belli rakamlar zikredilmişti taahhüt olarak. Dolayısıyla da o taahhütlere uygun işler yapılması haliyle gerekiyor. Ama özellikle bugün polisteki bu açığın kapatılması çünkü 8 ay gibi eğitim süreleri de var. Dolayısıyla istihdam edildikleri ve göreve başladıkları gün arasındaki o süreyi de hesaba katarsak aslında yeterli değil. Bunu da bugün masaya yatırdık. Özellikle önümüzdeki 4-5 yıl içerisinde poliste ciddi anlamda istihdam sayısının artırılması gerektiği rakamlar üzerinde konuşmaya başladık. Maliye Bakanlığı Polis Teşkilatına özel olarak bir çalışma yapacak. O da emekliye ayrılacaklarla ilgili, emekliye ayrılanların kaynağı ile ilgili ve Personel Dairesi de polis teşkilatındaki yeniden yapılandırmada ivedi olarak gerekli 2019-2020-2021 de gerekli bu projeksiyonu yapacak ve ona göre 3-4 yıllık dönemde alınacak polis sayısını belirlemeyi düşünüyoruz şimdiden ki yeni oluşan teknolojiye göre polis teşkilatı da yapılanabilsin”…

“Polisin genel görevi olarak sahada olması gerekiyor. Evet polis mensupları da gerçekten ciddi ağır şartlarda çalışıyorlar. Gece-gündüz demiyorlar. Fakat polis genel müdürlüğünde yeniden bir organizasyon yapılması gerekiyor. Özellikle asayiş ve güvenliğin sıkı denetimin gerektiği noktalarda bunun artırılması gerekiyor. Polis sayısı ile birlikte tabi ki teknolojik donanımın da çok önemi var. Teknolojiyi kullanıp da polis sayısını indirmek mümkün”….

“Polis Genel Müdürlüğünde, Polis Teşkilatı’nda yapılacak olan her türlü düzenleme, yeniden yapılandırma vs konuları Başbakanlığı ilgilendiren konular aslında. Başkanlığının yetki ve sorumluluğunda olan konulardır. İçişleri Başkanlığı olarak bizim herhangi bir şekilde müdahil olmamız söz konusu değil. Ama İçişleri Bakanlığı olarak tabi ki özellikle muhaceret konularında ve polis muhaceretle çok yakın ve birlikte çalışıyoruz. Zaten bu olmazsa olmaz bir şey. Dolayısıyla bizim de o anlamda birtakım sorumluluklarımız var. Ben de bunu önemsiyorum. Geçtiğimiz dönemde polisteki yapılanma ile ilgili olarak aslında Polis Teşkilat Yasasının değiştirilmesi belki yapılanma ile birlikte aslında amir pozisyonunda olan mekanizmanın değiştirilmesi gerektiği yönünde. Ama şuan itibarıyla öyle değişiklik yoksa doğru adres aslında veya doğru bilgi oralardan gelmek zorunda”…

“Temmuz’da Türkiye’ye polis için ziyaret”
Polisin siber suçlarla mücadele kapsamında ileri tetkik yapabilecek laboratuvarın oluşturulması yönünde daha önce Türkiye’de bir takım temaslarda bulunduğunu da anımsatan Bakan Baybars, konuyu yeniden gündeme taşımak amacıyla Temmuz ayında Türkiye’ye bir ziyaret gerçekleştirebileceklerini de söyledi.
Baybars, şöyle devam etti: “Geçtiğimiz dönemde Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile yaptığımız görüşmelerde siber suçlarla mücadelede teknik laboratuvarın burada kurulması konusunda bir olur almıştık. Dolayısıyla şimdi bunun devam ettirilmesi gerekiyor. Sayın Başbakan ile tekrardan görüşmememiz gerekecek konuyu ki yani aynı düşüncede olması gerekiyor. Yakın bir dönemde Türkiye’ye ziyaret gerçekleştirmeyi istiyorum. Çünkü konularımız birikti. Özellikle Adalet Bakanlığı ile de suçluların sevki, cezaevindeki mahkumların iadesi konusunda zaman kaybının oluştuğu ve çok bekleyen Türkiye’deki dosyalar dolayısıyla bekleyen hususlar oluyor. Bu konuları daha hızlı ve pratik nasıl çözebiliriz diye ziyaret yapmayı düşünüyoruz. Temmuz ayı içerisinde Türkiye’ye ziyaret gerçekleştirmeyi istiyoruz” …


HARMANCI’YA YANIT:

“Kimse de sayın Harmancı’ya şunu sormuyor: Neyi bildirdin? Ne yapılmasını istedin?”

İçişleri Bakanı Ayşegül Baybars, LTB Başkanı Mehmet Harmancı’nın Ekim ayında Surlariçi bölgesinden işletmelere rahatsızlık verdiğini tespit ettikleri 6 kişilik şüpheli kişilerin listesini ve adreslerini ulaştırdıklarına ilişkin açıklamasına yanıt verdi.

“Kimse de sayın Harmancı’ya şunu sormuyor: Neyi bildirdin? Ne yapılmasını istedin?” ifadelerini kullanan Bakan Baybars, Harmancı’ya İçişleri Bakanlığı’na değil Polis Genel Müdürlüğü’ne gidebileceğini söylediklerini ifade etti.

 

Baybars’ın ifadeleri şöyle:
“Aslında çok enteresan bir duruma geldi. Maalesef bilgi kirliliği ve kişiler arasındaki cümlelerde kullanılan kelimelerle kişileri, kurumları birbirine düşürme noktasında maharetli olduğumuzu düşünüyorum. Ben bu haberlerle ilgili sayın Harmancı ile bir görüşme yapmadım. Ama üç haberini de okudum. Bir tanesinde İçişleri Bakanlığına bildirdim diyor, bir tanesinde en yüksek birime bildirdim diyor, bir tanesinde de polise bildirdim diyor. Şimdi kimse de Sayın Harmancı’ya şunu sormuyor, sayın Harmancı da söylemiyor. Bence esas sorulması gereken neyi bildirdiğini sormak gerekiyor. Ve ne yapılmasını istediğini sormak gerekiyor. Dolayısıyla bu soru sorulmadığı için enteresan bir tartışma. Şimdi bana en azından bildirileni söyleyeyim. Kasım 2018’de sayın Harmancı ile bir telefon konuşması yaptık. Bana kendisinin Suriçinde isimlerini tespit etmeye çalıştığı 4-5 kişi olduğunu bunların bu ülkede kayıt dışı olup olmadığı ile ilgili bilgi sahibi olmadığını dolayısıyla eğer bu kişilerin bir takım kendi aldığı duyumlara göre rahatsızlık yarattığını ifade etti. Bu isimleri bulup bildireyim eğer kayıt dışı iseler bu ülkedeki statüleri yasal değilse rica etsem gerekeni yapar mısınız dedi. Pek tabii bunu bana söylemesi çok doğal. Çünkü İçişleri Bakanlığı olarak bu ülkede muhaceret işlemleri ile ilgili bilgi sahibi olan bizleriz ki polis de bilgi sahibi. Bu bizim yetki alanımıza giriyor. Ve bu yetki alanımıza giren konu ile ilgili gereken ne ise onu yaparız. Ve ben de vermiş olduğu adres ve doğum tarihi verdik diyor ama sadece iki tanesi ile ilgili verdi. Diğerleri ile ilgili vermedi ama vermiş olduğu 6 tane isim ile ilgili olarak kendisine ertesi gün döndüğümde kayıtlarımıza göre 4 tanesinin yurt dışında olduğunu ve ülkede bulunmadığını, diğer iki tanesinden bir tanesinin öğrenci izinli, diğerinin de çalışma ön izinli olduğunu ülkedeki statülerinin de yasal olduğunu gördük. Kendisine bu bilgiyi yani bu ülkede yasal statüde olduklarını diğerlerinin de ülkede olmadığını dolayısıyla İçişleri Bakanlığı olarak bir müdahalemizin mümkün olmadığını zaten ülkede olmayan insanlarla ilgili ne yapabiliriz diye söyledik. Zaten suç olduğunu iddia ettiği bir mevzu var ise suç işlendiğine dair şüphesi var ise veya şikayetçi ise bir konudan bununla ilgili tabi ki şikayet edeceği ve soruşturma yapılacağı makam İçişleri Bakanlığı değil bununla ilgili de Polis Genel Müdürlüğüne gidebileceğini söyledik. Biz bu isimlerle ilgili olarak da diğer isimlerle ilgili olarak da yani kendi tespit ettiğimiz isimlerle ilgili olarak da geçtiğimiz hafta sayın Manavoğlu ve Başbakan ile yaptığımız görüşmede de tespit edebildiğimiz her tür ismi kayıt dışı olsun, olmasın yani kayıt dışı olanlarla ilgili polisin işlem yapması ama onun dışında da polisin özellikle şikayet olan bölgelerle ilgili ki Suriçindeki esnaftan bazı şikayetler aldık ve ben de suriçindeki olayların akabinde oradaki esnafla görüştüm. Ve dolayısıyla bizlerden de oradaki esnafın aslında Sayın Harmancı vasıtası ile bize aslında esnafın talepte bulunduğunu ve bizden herhangi bir şikayetleri veya görevimizi yapmama gibi bir durumumuz olmadığını onlarda dün itibarıyla yaptığımız görüşmelerde teyit ettiler. Biz Polis Genel Müdürlüğü ile kendi bilgilerimizi her zaman paylaşıyoruz. Bu da böyle olmak zorundadır. Ama bazı insanlar bazı cümleleri sarf ederken özellikle kimin hangi konuda yetkili olduğunu, kimin hangi konuda ne sorumluluğa sahip olduğunu ve birinin bir işlem yapacakken yasaya uygun işlemin ne olduğunu bilmesi gerekiyor. Özellikle bir takım şeylerin başında olan kişilerin çünkü bu toplumda kurumlar arasında sanki ilişki yokmuş veya kurumlar arasında top böyle havada geziyormuş kimse kimseyle ilgilenmiyormuş havası yaratıyor. Sanırım ne Harmancı ne de Polis Genel Müdürlüğü veya Manavoğlu bu şekilde bu konuda bir koordinasyonsuzluk olduğunu söyleyemez. Söylememeli de. Ama ben sayın Harmancı’nın sayın Başbakan’a veya Polis Genel Müdürlüğü’ne ne yaptığını bilmiyorum. Ama benimle arasındaki zaten suçun veya suçla ilgili bir talep değildi dolayısıyla bunları açıklarken veya birileri birilerini suçlarken ve o bunu kim kim doğru söylüyor diye birbirimizi düşman yaratmaya çalışırken dikkatli olmamamız gerektiğini düşünüyorum. Toplumun asayiş ve güvenliği muhtardan Başbakanlığa kadar herkesi ilgilendiren, herkesin sorumluluk hissetmek istediği çünkü hepimizin bu ülkede, sokakta özgürce ve huzurlu dolaşabilme hakkına sahip olmak için dikkatli olmamız gerektiğini düşünüyorum”



“Yerel Yönetim Reformu’yla ilgili gelecek hafta sunum var”

 “Özellikle en fazla üzerinde durduğumuz iki konu var. Yerel yönetimlerle ilgili belediyeler reformunu artık hayata geçirmemiz gerektiği konusunda hem fikir kalmıştık bir önceki dönemde de ve belediyeler birliği ile yaptığımız çalışmada da yine bugün kabinedeki arkadaşlarla konuştuğumuzda Belediyeler Reformunun bu yıl içerisinde tasarının hazırlanıp da bir sonraki yasama yılında Meclis’e sunulması konusunda hem fikir olduk. Haftaya hatta Belediyeler Reformu ile ilgili Merkezi hükümet olarak yaptığımız birtakım çalışmaların Bakanlar Kurulu’nda bir sunumunu yapacağız ki nasıl ilerleyeceğimizi görelim. Bir yandan da geçtiğimiz hafta Belediyeler Birliği Başkanı ile de konuşmuştuk. Yerel Yönetimlerin de birtakım çalışmaları var onlarla da harmanlayıp aslında bu yaz döneminde Meclis’in kapalı olduğu bu dönemi hazırlık olarak geçirmek istiyoruz”…

“28 belediyenin şuanda 350 milyon TL’ye yakın borcu var”
“Belediyelerin borçları ile ilgili Maliye bakanlığıyla yaz ayı içerisinde bir formül bulma hedefindeyiz. Açıkcası şuanda 350 Milyon TL yakın 28 belediyenin borcu var. 2016 öncesi ihtiyat sandığı, sosyal sigortalar ve vergi borcu. Bu borçlar çok birikmiş durumda ve gecikme zamlarıyla, faizleriyle birlikte ana parayı ciddi anlamda geçmiş. Şimdi Maliye ve Çalışma bakanlıkları bir komite kurup bu yapılandırmanın nasıl olacağını, belediyelere ayrı borçlanma kalemi yaratılıp yaratılamayacağı, uzun vadede neye ayrılabileceği, birtakım borçların bu anlamda yapılandırılırken indirime gidilip gidilmeyeceği konuları üzerinde çalışma yapacak. Önümüzdeki dönemde reform ödeneğinden de bir miktar hepsi olmasa bile paranın bu amaçla ayırılabileceği yani bu yeniden yapılandırmayı yaparsak bir miktar ayrilabileceği, bir miktar da yapılandırıp indirime gitme ile formüle edebileceğimizi düşünüyoruz”

“Yurttaşlık Yasa Tasarısı ve Daimi İkamet İzinleri Yasa Tasarısını yaz döneminin geçmesini beklemeden alt komitelerde çalışmak için göndermeyi hedefliyoruz” 

“Bakanlar Kurulu toplantısında Yurttaşlık Yasa Tasarısı ve Daimi İkamet İzinleri Yasa Tasarısı ile ilgili kendi oluşturacağımız küçük grupta UBP ile de tartışılması yani koalisyon ortağımızla da tartışılması ve onların da eklemek istedikleri hususların yani aynı taslak üzerinden devam edilecek. Onların eklemek istedikleri yada onların sıkıntılı gördükleri hususları da tartışıp yaz döneminin geçmesini beklemeden alt komitelerde çalışmak için göndermeyi hedefliyoruz”

“Yurttaşlık Yasası” 
“Aslında ben de merak ediyorum nedir? Çünkü biz İçişleri Bakanlığı olarak bir önceki hükümet döneminde Şubat ayında göreve başlamıştık 6 ay çalıştık ve Ekim 2018 de bunu sunmuştuk. Ve hükümetin ömrü, koalisyon ortaklarımızla hemfikir olup bunu Meclis’in komitesine getirme şansı bulamadan bitti. Dolayısıyla o anlamda belki istikrar olmaması birtakım sıkıntılara yol açıyor. Ama şunu duymaktan memnunum. Bu tasarı üzerinden gelecek hususlarla ilgili şimdiki muhalefet ve bir önceki hükümet ortaklarımızın bu konuda destek olacağı açıklamaları güzel. Dolayısıyla UBP ile de bu ortak tasarıyı geliştirdiğimiz ve Meclis’e gönderdiğimiz gün çok çabuk geçebilecek duruma gelecek. Bir engel görmüyorum şuanda. Çünkü artık pişirilip son hale getirilmiş bir tasarı var”

 

Bu haber toplam 1115 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler