1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. 'BATIK GEMİ' KURTARILMAYI BEKLİYOR
BATIK GEMİ KURTARILMAYI BEKLİYOR

'BATIK GEMİ' KURTARILMAYI BEKLİYOR

ABD’li bir arkeolog, Girne Kalesi’ndeki Batık Gemi Müzesi’nde sergilenen batığın daha iyi şartlarda ve daha iyi bir şekilde sergilenebilmesi için iki toplumlu proje oluşturmaya hazırlanıyor. Girne Batık Koleksiyonu Restorasyon Programı

A+A-

 

 

 

Su Altı Arkeoloğu Dr Matthew Harpster’den Girne Kalesi’nde sergilenen batık için iki toplumlu proje girişimi

 

“KOŞULLAR ACİLEN İYİLEŞTİRİLMELİ”

 

·        Dr Harpster, batığın sergilendiği salonun damının, yıllar içerisinde iklim koşulları nedeniyle zayıfladığını ve çökme riski taşıdığını ifade etti

 

·        Dr Harpster, hazırlanacak olan projenin iki aşamalı olacağını, ilk aşamanın aciliyet teşkil eden bakım-onarım ve muhafaza işlemleri olduğunu söyledi

 

·        Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rum yetkililerle konu ile ilgili görüştüğünü söyleyen Harpster, her iki tarafın da batığın korunması ve sergi şartlarının iyileştirilmesi gerektiğinde hem fikir olduklarını söyledi

 

Osman KALFAOĞLU

 

ABD’li bir arkeolog, Girne Kalesi’ndeki Batık Gemi Müzesi’nde sergilenen batığın daha iyi şartlarda ve daha iyi bir şekilde sergilenebilmesi için iki toplumlu proje oluşturmaya hazırlanıyor.

Girne Batık Koleksiyonu Restorasyon Programı Direktörü ve Su Altı Arkeoloğu Dr Matthew Harpster, YENİDÜZEN’e yaptığı açıklamada, batığın muhafaza edildiği koşulların acilen iyileştirilmesi gerektiğini söyledi.

Dr Harpster, batığın sergilendiği salonun damının, yıllar içerisinde iklim koşulları nedeniyle zayıfladığını ve çökme riski taşıdığını ifade etti.

 

PROJE İKİ AŞAMALI OLACAK

Dr Harpster, hazırlanacak olan projenin iki aşamalı olacağını, ilk aşamanın aciliyet teşkil eden bakım-onarım ve muhafaza işlemleri olduğunu söyledi.

“Batığın muhafazası, stabilizasyonu ve sergilenmesi için yapılan çalışmalar 1973 yılında sonlanmıştı. Ancak aradan geçen yıllar boyunca sergilenen materyallerin bakımı ve onarımı oldukça zorlaştı” diyen Harpster, kısa vadede ilk olarak batığın sergilendiği damının sağlamlaştırılması gerektiğini, bunun nedeninin ise yıllar boyu yağan yağmur suyunun, damdaki taşlar arasından geçerek topladığı zerrelerle birlikte batığın üzerine düşmesi olduğunu iletti.

 

“BATIĞIN GÖVDESİ ZARAR GÖRDÜ”

Doğu Akdeniz Üniversitesi Arkeoloji Bölümü’nde 2006 ile 2010 arasında öğretim görevlisi olarak çalışan Harpster, batığın sergilendiği salonunda iyi bir havalandırmanın olması, ısı ve nem oranının belirli bir düzeyde tutulması, hasar gören batık gövdesinin de bakım onarımının yapılmasının da projeye dahil olacağını ifade etti.

 “Proje dahilinde bir de batığın sergileniş biçimiyle ilgili bir çalışma olacak. Şu anda batıktan çıkarılan 5-6 amfora sergileniyor. Halbuki gemi 200 civarında amfora taşıyordu. Bununla birlikte kazılardan çıkarılan bronz ve farklı metallerden yapılmış eşyalar da var” diyen Harpster, batığın çok daha iyi sergilenebileceğini, sergi salonunda ekranlarda bilgisayar tasarımı görüntülerle batığın 2000 yıl evvel ticarette nasıl kullanıldığı gösterilebileceğini anlattı.

 

“BATIĞIN KORUNMASI GEREKTİĞİ DÜŞÜNCESİ HAKİM”

Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rum yetkililerle konu ile ilgili görüştüğünü söyleyen Harpster, her iki tarafın da batığın korunması ve sergi şartlarının iyileştirilmesi gerektiğinde hem fikir olduklarını söyledi. “Güneydeki eski eserler dairesi yetkilileri projenin içinde yer almak istediklerini ifade ettiler” diyen Harpster, Kuzey’de ise son kararın Turizm, Çevre ve Kültür Bakanlığı tarafından verileceğini, olayın bu yönüyle ilgili pek çok değişken ve soru işareti olduğunu aktardı. Harpster, konunun Kültürel Mirasla İlgili İki Toplumlu Teknik Komite’ye de aktardığını söyledi.

 

“ÖNEMLİ OLAN BATIĞIN DAHA İYİ ŞARTLARDA MUHAFAZA EDİLMESİ”

“Politikayı bir tarafa bırakıp işbirliği yapılmalı” diyen Harpster, Eski Eserler Dairesi’nin, batığın sergilendiği salonun damının onarımı ile ilgili finansman bulduğunu ve yakında konuyla ilgili ihaleye çıkılacağını ifade etti.

“Batığın korunması ve daha iyi koşullarda sergilenmesi için Kuzey Kıbrıs makamları çalışma yapacaklarsa bunu ancak memnuniyetle karşılarım” diyen Harpster, sonuçta önemli olanın bu kültür hazinesinin daha iyi şartlarda muhafaza edilmesi olduğunu belirtti.

Kültürel Mirasla İlgili İki Toplumlu Teknik Komite üyesi ve Eski Eserler Dairesi Müdürü Emine Pilli ise konuyu teknik komitede değerlendireceklerini söyledi ancak bunun dışında her hangi bir açıklama yapmadı.

 


 

 

BATIĞIN HİKAYESİ

 

 

Akdenizde Helenistik Krallıklara ait dönemde sefere çıkmış bu yaşlı tekne, M.Ö. 3. Yüzyılda açık denizde bir fırtınaya tutulmuş ve Girne açıklarında batmıştır. Bir sünger avcısı tarafından Girne'nin 1.5 km açığında, suyun 3 m derinliğinde 1965 yılında yeri tespit edilmiş, 1968-1969 yılları arasında Pennsylvania Üniversitesi araştırmacı uzman ekibi tarafından yapılan çalışmalar sonucu su üstüne çıkarılmış ve bugünkü yerine aktarılmıştır. Geminin Halep çamından yapılmış gövdesi 15 m uzunluğundadır. Geminin yapıldığı ağaca uygulanan karbon 14 testleri sonucu geminin M.Ö. 389 yılında yapıldığı, batıkta ele geçirilen badem kalıntılarına uygulanan karbon 14 testlerinde de M.Ö 288 tarihi bulunmuştur. Bu verilere göre gemi battığı zaman 80'li yaşlarında olduğu tahmin edilmektedir. Gemide bulunan eşyalara bakarak son seferinde 4 kişilik bir mürettebatla sefere çıkan bir ticaret gemisi olduğu söylenmektedir. (www.girne.com)

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 894 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler