1. YAZARLAR

  2. Sevgül Uludağ

  3. “Başsavcı Tornaridis bana Kiriakosumun öldürülmesi hakkında hiçbir şey yapamayacağını, dava dosyasını Baf’ta yaktıklarını söylediydi…”
Sevgül Uludağ

Sevgül Uludağ

0090 542853 8436/00357 99 966518
Yazarın Tüm Yazıları >

“Başsavcı Tornaridis bana Kiriakosumun öldürülmesi hakkında hiçbir şey yapamayacağını, dava dosyasını Baf’ta yaktıklarını söylediydi…”

A+A-

İki evladından birini EOKA-B’ciler öldürmüş, diğerini de 1974’teki savaşta kaybetmişti… AKEL üyesi papaz Papalazaros, 92 yaşında vefat etti…

sev-030.jpg

AKEL üyesi 92 yaşındaki Papalazaros Neofitu, iki evladını birden kaybetmişti… İki evladından birini EOKA-B’ciler 1973’te öldürmüştü, diğer evladını da 1974’te savaşta kaybetmişti… 92 yaşında vefat eden Papalazaros’la ilgili olarak Nuri Sılay şöyle yazdı:

“Papalazaros Neofitu.

İki oğlundan biri, EDON üyesi Kiriakos 16 yaşındayken 1973’te EOKA-B’ci katiller tarafından öldürüldü. Diğeri, Sotiris ise 1974’te Türkiye’nin işgali sırasında öldürüldü. AKEL üyesi papaz Papalazoros 92 yaşında Kıbrıs trajedisinin en acı hikayelerinden biriyle aramızdan ayrıldı.

"O zamanlar Başsavcı olan Tornaritis bana Kiriakos'umun öldürülmesi hakkında hiçbir şey yapamayacağını, çünkü dava dosyasını Baf'ta yaktıklarını söyledi. Ama bana Baf Piskoposluğu’na dava açarsam, binlerce lira alacağımı söyledi. Ben de ona dedim ki:

Onların ne liralarını, ne de başka bir şeyini istemiyorum, ben ADALET istiyorum!"

Güle güle Papalazaros.

Καλό ταξίδι Παπαλάζαρε.”

OĞLU KİRİAKOS, BAF PİSKOPOSLUĞU’NDA EOKA-B TARAFINDAN ÖLDÜRÜLMÜŞTÜ…

Baf Piskobosluğu’nda Papalazaros’un 16-17 yaşlarındaki oğlu Kiriakos’un ağzına silah sokularak EOKA-B tarafından vurulmuş ve öldürülmüştü…

AKEL Türkçe sayfasında ise Papalazaros ile ilgili olarak şöyle denildi:

“Kıbrıs Mücadeleci Yoldaş Papalazoros’u Kaybetmenin Acısını Yaşıyor

Yurdumuzda demokrasi ve özgürlük mücadelesi uğrunda çocuklarından ikisinin canlarını verdiği yoldaş Papalazaros Neofitu dün 92 yaşında yaşama gözlerini kapadı. Papalazaros Kıbrıs halkı ve tarihi için, Sol ve demokrasi için sembol bir kişilikti.

Papalazaros 1928’de Baf’ın Holetria köyünde sekiz çocuklu çiftçi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Daha çocukluk yıllarından itibaren kiliseye yakın olan Papalazaros yaşam sürecinde Sol fikirlere yaklaştı. II. Dünya Savaşı sırasında Hitler faşizmine karşı mücadele için Müttefik Güçlere gönüllü olarak katılımı yaşamında dönüm noktasını teşkil etti ve benimsediği Sol düşünceleri başta Kıbrıs Kilisesi içerisinde olmak üzere aşırı sağcı düzene karşı cesaretle savundu.

Halkımızın ve yoksulluğun bağrından çıkan, Kıbrıs’a ve doğum yeri Baf’ın Holetria köyüne sıkı sıkıya bağlı olan dokuz çocuk babası Papalazaros, Kıbrıs tarihinin zorlu yıllarında EOKA-B faşizminin hedefi olan bir demokrasi direnişçisiydi. Çocuklarından biri, Kiriakos Papalazaros henüz 17 yaşındayken bir EOKA-B’ci tarafından 1 Temmuz 1973’te Baf Piskoposluğu’nda ve diğer oğlu Sotiris Papalazaros 20 Temmuz 1974’te Türkiye’nin istilası sırasında öldürüldü. Papalazaros Kıbrıs trajedisinin, halkımızın aleyhine işlenen çifte cinayetin acısının sembolü oldu.

Kıbrıs tarihinin tahrif edilmesine ve darbecilerin aklanmasına karşı direndi. Bir papaz olarak Sol düşünceleri açık açık dile getirmekten hiçbir zaman tereddüt etmedi. Sosyal adalet ve eşitlik, dayanışma ve insan sevgisi değerlerini düşüncesinde ve pratiğinde bir araya getiren Papalazaros, Kıbrıs’ın aleyhine işlenen çifte cinayeti kınamak için AKEL’in gerçekleştirdiği etkinliklere yıllarca damgasını vuran sembol mücadeleci oldu. Onun kürsüden dile getirdiği “bu memleketin tarihi çocuklarımızın kanıyla yazıldı” sözlerini orada bulunanlar yüreklerinde hissederdi.

Din insanı ve solcu olması arasında bir çelişki görmediğini ve bu kavramların neredeyse örtüştüklerini söyleyen Papalazaros, kendisine komünist olup olmadığı sorulduğunda “elbette komünistim” yanıtını verir; güneşin doğuşundan batışına kadar çalışan işçilerin, yalın ayak, yarı aç, yarı tok insanların yaşadıkları yoksulluk hakkında ve sosyal adalet, eşitlik, dayanışma ve insan sevgisi değerleri hakkında konuşurdu.

Yeri Belediye Başkanı Neofitos Papalazaros, Holetria Muhtarı Kiriakos Papalazaros, Haravgi Gazetesi’nde gazeteci Maria Frangu Papalazaru ve Lefkoşa’daki “Açık Tiyatro”nun yönetmeni ve sanat müdürü Aleksia Papalazaru’nun çocukları arasında yer aldığı Papalazaros, öldürülen çocukları Kiriakos ve Sotiris ve iki yıl önce hayata gözlerini yuman eşi Agathoniki ile artık birlikte.

Halkımızın mücadelelerinin ve haklarının mütevazı savunucuları, Kıbrıs tarihinin kahramanları arasındaki Papalazaros Neofitu’nun AKEL tarihinde ve AKEL’cilerin bilincinde sonsuz saygı ve onurla duydukları apayrı bir yeri oldu ve olmaya devam edecek.

AKEL Papalazaros’un çocuklarına, yakınlarına ve dostlarına en içten taziyelerini sunmaktadır.

Papalazaros’un cenazesine partimizin liderliği yek vücut katılacak ve Merkez Komitesi Genel Sekreteri Andros Kiprianu cenaze töreninde konuşma yapacak.”

CHE’NİN KIZI ALEİDA İLE TANIŞMIŞTI…

Papalazaros, Arjantinli ünlü devrimci Ernesto Che Guevara’nın sevgili kızı Dr. Aleida Guevara’yla üç yıl önce tanışmıştı… Küba Dostluk Örgütü’nün davetlisi olarak adamıza gelen Dr. Aleida Guevara’yla biz de tanışarak, kendisiyle röportaj yapmıştık. AKEL yetkililerinden Vera Polikarpu, Aleida Guevara’yla birlikte Papalazaros’un fotoğraflarını yayımlayarak şöyle yazdı:

“Üç sene önce, yoldaş Papalazaru Neofitu, büyük devrimci Ernesto Che Guevara’nın kızı yoldaş Dr. Aleida Guevara’yla 7 Temmuz 2017’de Kıbrıs’I ziyareti sırasında görülüyor. Ziyaret Küba Dostluk Örgütü’nün daveti üzerine gerçekleşmişti. Dr. Aleida ile Papalazaros’un görüşmesi, Baf’ın Holetria köyünde Sotiris ve Kiriakos Papalazaru’nun anıtı önünde gerçekleşmişti. Bu gerçekten tarihi ve unutulmaz toplantı, pek çok mesaj içermekteydi ve çok sembolikti…

Bu son derece sade ancak iki insan arasındaki bu çok önemli toplantıda, Papalazaros, evlatları Kiriako ve Sotiris’i Dr. Aleida’ya anlatırken, her ikisi de ağlamıştı… Anını sonsuza kadar yaşatacağız Papalazaros… Senin yolunda görevimizi yapmaya devam edeceğiz…”

FOTOĞRAF SANATÇISI BURÇİN’İN SÖYLEDİKLERİ…

Kıbrıslıtürk fotoğraf sanatçısı Burçin de Papalazaros’la iki sene önce tanışarak onun fotoğraflarını çekmiş ve kendisine karşı çok sıcak davranmasını aktarırken “Bir Kıbrıslıtürk fotoğrafçı olarak ona gittim, o da beni bir insan olarak kucakladı” demişti. Baf’ın Holetria köyünde Papalazaros’un evine gidişini SIGMA Televizyonu’na üç sene önce anlatan fotoğraf sanatçısı Burçin şöyle demişti:

“Onun evine doğru giderken bizi aradı, yemeğin hazır olduğunu ancak biz gitmeden sofraya oturmayacaklarını söyledi. Papalazaros bizi sokakta, bir sandalyede oturup beklemişti… Arabamızı görür görmez heyecanla yerinden fırlamış, 90’lı yaşlarının ağırlığını taşıyan bastonuna yaslanarak bize doğru gelmişti. Ben bir saygı ifadesi olarak onun elini öpmüştüm… Ona göre biz bütün insanlar eşittik… Ben oraya bir Kıbrıslıtürk fotoğrafçı olarak gitmiştim, beni bir insan olarak kucaklamıştı… Hayatımda hiç kimsede onun gözlerinde tanık olduğum kadar büyük bir hayat enerjisine rastlamadım… Torunlarını sevgiyle kucaklıyor ve onlara “Kıbrıslıtürkler bizim kardeşimizdir, onları seveceksiniz. Bizim düşmanımız EOKA B’cilerdir” diyordu. Birkaç saat içinde bana hayatım boyunca unutmayacağım insanlık dersleri verdi…”

GREGORİS YUANNU

Ünlü barış aktivisti ve akademisyen Gregoris Yuannu da, Papalazaros’la ilgili şöyle yazdı:

“Papalazaros, Kıbrıs trajedisinin bir sembolüydü, kelimenin tam anlamıyla ve tüm boyutlarıyla bir semboldü o… Kıbrıs’ın geçmişinin bugüne ve geleceğe nasıl egemen olduğunu hatırlatıyor bize… Derin devletin siyasi sınırları belirlediğini ve siyasi sistemin de buna uyduğunu hatırlatıyor. Merkezi caddelere Grivas Digenis diye isim veren bir devlet, Palazaros’a gerçekten de ne tür bir adalet sağlayabilir ki?”

 


Kıbrıs’ta “kayıplar”la ilgili çalışmalarımızı anlattık…

Uluslararası Kızılhaç Örgütü ICRC'nin "Kayıp Şahıslar Projesi" bölümünün düzenlediği internet üzerinden toplantıya üç konuşmacıdan biri olarak katılarak, Kıbrıs'ta "kayıplar"la ilgili yaklaşık 20 senedir devam eden çalışmalarımızı anlattık, farklı ülkelerden kayıplarla ilgili örgütlerin sorularını yanıtladık... 2 Temmuz 2020’de yapılan “webinar”daki diğer iki konuşmacı da Kuzey İrlanda'dan Sandra, Lübnan'dan Wadad hanımlardı. Konuşmalarımız Rusça, İspanyolca, Portekizce, Arapça, Fransızca gibi pek çok dile simultane olarak çevrildi. Toplantı iki saat kadar sürdü... ICRC'deki arkadaşlarımıza bize sesimizi duyurmamız için böyle bir platform yarattıkları için çok teşekkürler... Bu toplantılarımız Eylül'de devam edecek...

Webinar: The Missing and their families. Awareness Raising, Lobbying and Advocacy from Missing persons project on Vimeo.

 

 

Bu yazı toplam 1592 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar