1. YAZARLAR

  2. Neşe Yaşın

  3. BAŞKALARININ ÇOCUKLARI
Neşe Yaşın

Neşe Yaşın

Yazarın Tüm Yazıları >

BAŞKALARININ ÇOCUKLARI

A+A-


Anne babalar, başkalarının çocuklarına ya da genelde tüm çocuklara karşı daha duyarlı mıdırlar? Bu soruya olumlu cevap verme eğilimde olduğum yılllar geride kaldı. “Sen de annesin anlarsın, sen de babasın anlarsın”  her zaman karşılık bulmayan cümleler gibi geliyor bana. Bunun böyle olmadığını hayatımın çeşitli dönemlerinde hayretle keşf etmişimdir.

Bana kalırsa pek çok anne baba bırakın başkalarının çocuklarını sevmeyi kendi çocuklarını bile gerçek bir sevgiyle sevmiyorlar. Çocuklarını sahipleniyorlar, onlar için fedakarlık yapıyorlar ama bunun tercümesi her zaman sevgi değil. Bazı insanlar zaten sevmeyi bilmiyorlar. Kendilerini de sevmiyorlar başkalarını da. Doğrusunu söylemek gerekirse çoğu aileler, toplumdaki yarışa çocukları vasıtasıyla da katılıyorlar. “Benim çocuğum” sözündeki gurur tınısının hep çınlaması gerekiyor. Çocuğa gösterilen ilgi derecesi, çocuğun giyimi, kuşamı, başarısı hep “benim” hanesine yazılıyor.

Çocuklarına gösterdikleri “aşırı ilgi” ile onlara hayatı zehir eden aileler vardır. Bu aileler için amaç “çocuğun mutluluğu” olmamıştır çoğu zaman. Çocuk ve onun davranışları kendilerinin toplum içindeki imajlarının bir parçasıdır. Tırmanmak istedikleri yere ulaşmak için çocuklarına eziyet bile edebilirler.

Çocuklarına çok düşkün olduğunu gözlemlediğim, hayatını çocukları üzerine kurduğunu düşündüğüm çok eski bir komşum vardı. Birlikte bir gösteriye gitmiştik. Kendi çocuklarına yer açmak için oturduğumuz yerde önüne geçen iki çocuğa nefretle bakışını ve onları öfkeyle itekleyişini unutamıyorum. Doğrusu kanım donmuştu.

Bir keresinde de Salih Askeroğlu Vicdan-i Reddini ilan ettiği günlerde bize destek vereceğini düşündüğüm bir annenin yorumu beni irkiltmişti. “ Benim oğlum askerlik yaptı. O kadar acı, sıkıntı çekti. Başkalarının çocukları da yapsın”

Benim çocuğum ve başkalarının çocukları arasındaki bu keskin çizgi milliyetçilik kadar ürkütmüştür beni.
Çocuklarını gerçekten seven, kalbin ta derininden gelen bir sevgiyle kuşatan aileleri hemen tanırım. Böyleleri başkalarının çocuklarını sevmeye de daha yatkındırlar.

Bazı insanların hem kendi çocuklarına, hem başkalarının çocuklarına karşı bariz bir öfkesi vardır. Kendi çocuklarına duydukları öfkeyi ev içinde kussalar bile dışarıda maske takmaya çalışırlar.

Annelik bir derece farklı olsa da babalık öğrenilen bir durum. Bir erkeğin aracı olup doğmasını sağladığı bir çocuğa hayatının önünde bir engel, bir nefret edilesi varlık olarak bakması da mümkün.

Bütün bunları aklıma getiren Berkin’in ve ardından bir başka çocuğun, Burak Can’ın ölümü… Berkin’in uykuda olduğu ilk zamanlar Türkiye Yazarlar Sendikası’ndan arkadaşlarla hastaneye gitmiş, bahçede aile ile tanışıp sohbet etmiştik.

İçim parçalanmıştı o gün ve bir gün uyanacağına hep inanmak istedim o güzel çocuğun.

Hayretle izliyorum hala dünyayı. Bazılarının çıkarları için bazılarının ölümünü örgütleyen ve onaylayan bu dünyayı… Bariz bir vicdansızlığın kendini pazarlayıp bir ülkeye hala lider olarak kabul ettirişini…

Bir kez de tanıştım ya, Berkin’in ailesi hep gözlerimin önünde son günlerde. Bunca adaletsizliğe, yalana nasıl dayanabildiklerini düşünüp duruyorum.

İstanbul’da olsam içinde olacağım o cenaze kalabalığı beni biraz rahatlattı. Bütün zor zamanlarda kendi gibi düşünenlerin, içindeki acıyı hissedenlerin yanında olmak ister insan.

Bir kez daha teyit ettim bunu: Benim için en önemli ölçüt adalet duygusu bu dünyada… Benden çok farklı düşünen, çok farklı bir yaşam algısına, ideolojiye sahip insanlarla güçlü gönül bağları kurabilmemin tek nedeni onların vicdanlı olması, bir adalet duygusu taşımalarıdır. İnsanlar şu veya bu sosyal, psikolojik, kültürel nedenlerle hayattaki saflaşmaların biri içinde olabiliyorlar. Bizim yanımızda görünen pek çok insan için de geçerli bu… Bazen yalnızca bir tesadüftür insanın hangi politik hareket ya da oluşum içinde bulunduğu…

Bu insan içinin ta derinlerinde nerededir önemli olan odur işte. Kendi çocukları kadar başkalarının çocuklarını da sevebilen; onlar için de üzülüp bir şeyler yapmaya çalışan vicdanlı insanlardır benim bu dünyadaki koalisyonum.

Şu an bu yazıyı okumayı bitiren kişi. Eğer böyleysen bil ki seviyorum seni.

Bu yazı toplam 3024 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar