1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Başbakan'ın istifasını isteyen komutan
Başbakanın istifasını isteyen komutan

Başbakan'ın istifasını isteyen komutan

Telefonun bir ucundaki ses bir KKTC milletvekiline, diğeri ise Güvenlik Kuvvetleri Komutanı’na aittir. Komutan: - Sen aslında Türkiye’yi çok seviyorsun. Gerekirse Türkiye için milletvekilliğinden bile istifa edersin. Başbakan: - Evet,

A+A-

 

 

 

Telefonun bir ucundaki ses bir KKTC milletvekiline, diğeri ise Güvenlik Kuvvetleri Komutanı’na aittir.

Komutan:

-   Sen aslında Türkiye’yi çok seviyorsun. Gerekirse Türkiye için milletvekilliğinden bile istifa edersin.

Başbakan:

-   Evet, ederim.

Bu diyalogdan kısa süre sonra komutan gelir ve vekile şunu söyler:

-   Milletvekilliğinden istifa ederseniz iyi olur!

Ertesi gün istifa gerçekleşir. Meclis aritmetiği değişir. Muhalefetin üstünlüğü düşer. Muhalefet partilerinin hükümet kurması engellenmiş olur.

Adı geçen milletvekili, bir dönem Başbakanlık da yapmış, dönemin Demokratik Halk Partisi (DHP) Genel Başkanı Nejat Konuk’tur.

İstifayı talep eden Güvenlik Kuvvetleri Komutanı ise Kemal Yavuz.

**

Kıbrıslı Türklerin ‘yarıbuçuk’ demokrasi tarihi hep bu tür diyaloglarla doludur.

Kıbrıslı Türklerin siyasi iradesine sürekli müdahale edilmiştir.

1973 Cumhurbaşkanlığı muavinliği seçiminde hem Dr. Fazıl Küçük’ün, hem de CTP adayı Ahmet Mithat Berberoğlu’nun başına gelenlerin benzerleri defalarca yaşanmış, bazıları gizli kalmıştır.

Özellikle sağ partiler ve liderler, Ankara kaynaklı müdahaleci girişimler konusunda ketum kalmayı tercih etmiştir.

2000 yılında yapılan Cumnurbaşkanlığı seçiminin ikinci turu bunun en yakın örneklerinden biridir.

Rauf Denktaş’a karşı yarıştan çekilmeyeceğini ilan eden Derviş Eroğlu, bu sözlerin üzerinden 12 saat sonra “Peşimde 41 MİT ajanı dolaşıyor” diyerek adaylığını geri çekmişse de, 2010 yılında bunun bir ‘şaka’ olduğunu söylemiş ve ağzını açmamayı tercih etmiştir.

**

12 Eylül ve 28 Şubat darbecilerinin Türkiye’de başlayan yargı süreci, Kıbrıs Türk demokrasi tarihindeki darbelerin de daha yakından öğrenilmesine yol açacak.

Bu yüzden ilk günden beridir konuyu yakından izliyor, dönemin tanıklarının bilgilerine başvuruyoruz.

İşte tam da bu dönemde yayımlanan bir kitap, birçok karanlık noktanın aydınlanması ve sorgulanması için çok önemli bir kaynak olarak karşımıza çıktı.

Sevgili dostum, tarihçi Ahmet Billuroğlu, KKTC’nin kuruluşunun perde gerisine odaklandığı “Kripto geldi mi?” adlı eserinde, yazılı ve sözlü kaynakları bir araya getirerek aslında Kıbrıslı Türklerin ‘darbeler tarihi’ni anlatmış oldu.

Yazının girişinde anlatılan Nejat Konuk’un istifası olayı dahil, yığınla perde gerisi bilgi ve belgevar.

‘Kripto geldi mi’ gelmedi mi tartışması bir tarafa, kitap adeta ‘ilaç’ gibi geldi.

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 986 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler