1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Başarısız ve yetersiz
Başarısız ve yetersiz

Başarısız ve yetersiz

2013-2015 Ekonomik Programı’nda yer alması gereken esaslar, yaklaşım ve politika önerilerini Hükümet’e sunan Ticaret Odası, gelinen aşamada mevcut ekonomik yapıyı da değerlendirdi… Başarısız ve yetersiz Ticaret Odası, 2013-201

A+A-

 

 

2013-2015 Ekonomik Programı’nda yer alması gereken esaslar, yaklaşım ve politika önerilerini Hükümet’e sunan Ticaret Odası, gelinen aşamada mevcut ekonomik yapıyı da değerlendirdi…

 

Başarısız ve yetersiz

 

 

Ticaret Odası, 2013-2015 Ekonomik Programı’nda yer alması gereken esaslar, yaklaşım ve politika önerileri, 39 sayfalık raporda topladı, Hükümet’e sundu.

Kuzey Kıbrıs’ın gelinen aşamada mevcut ekonomik yapı değerlendirildiğinde, durumun yetersiz olduğunun ortaya çıktığına işaret eden Oda, refahı sağlayacak ve yaşam kalitesini artıracak sürdürülebilir bir ekonomi yaratılmadığına dikkat çekti.

Ticaret Odası, bugüne kadar süregelen ekonomi yönetim anlayışının başarısız ve yetersiz olduğuna vurgu yaptı.

 

SÜREGELEN VE ‘KEMİKLEŞEN’ SORUNLAR VAR

 

Ticaret Odası hazırladığı 39 sayfalık öneri paketinde yıllardır süregelen ve ‘kemikleşen’ sorunlarını da özetledi.

-Vizyon ve hedef eksikliği,

-Başarısız ekonomi yönetimi,

-Bütçe açıkları ve ‘Yardım- Krediye bağımlı’ ekonomi,

- Yetersiz Yatırım Bütçesi-Eksik Fiziki ve Yasal Altyapı,

-Kayıt dışı ekonomi sorunu,

-Ürün piyasalarındaki aksaklıklar,

-Dışa Açıklığın (Ürün Dışsatım) ve Kapasite Kullanımının Düşük Olması,

-Kamudaki Bürokrasinin Ekonomiye Yük ve İşletmelere Maliyetli Olması,

-Kamu Gücünün Etkin Kullanımı ve Yaptırım Sorunu,

-Finansmana Erişimin Zor ve Pahalı olması,

- İşgücü Yapısı ve İşsizlik

 

“GELİŞİM ANCAK ÖZEL SEKTÖRÜN GELİŞMESİ İLE…”

 

Ülkede yeni bir ekonomik sisteme ve ekonomide yeni bir yönetim anlayışına ihtiyaç olduğunu işaret eden Ticaret Odası, ekonomik gelişimin daha fazla iş imkanı, gelir, refah ve daha iyi yaşam kalitesi ancak özel sektörün gelişmesi ile sağlanabileceğine vurgu yaptı.

Ekonomi yönetiminde özel sektörün karar almada ve kaynakları kullanmada daha etkin sorumluluklar alması gerektiğine işaret eden Oda, bu noktada 2013-2015 ekonomik programının sorunların aşılmasında bir fırsat olduğunu bildirdi.

 

“ANA VİZYON, ‘KENDİ AYAKLARI ÜZERİNDE DURABİLEN’ EKONOMİ”

 

Ticaret Odası, programın ana vizyonu’nun “ ülke ekonomisinde istikrar, büyüme, istihdam, kalkınma ve refahı sağlayacak, kendi ayakları üzerinde durabilen, yaşam kalitesi yüksek,  çevresel zenginlikleri koruyan ve geliştiren, değişimlere ayak uydurabilen esnek ve rekabetçi bir ekonomi yaratma” olması gerektiğine vurgu yaptı.

 

GELİŞTİRİLMESİ GEREKEN POLİTİKALAR…

 

Ticaret Odası, ekonominin rekabet gücünün artırılmasına yönelik olarak geliştirilmesi gereken politikaları da maddeler halinde sıraladı.

-Ülkedeki yatırım ortamının geliştirilmesi, Yatırım Danışma Konseyi’nin daha etkin kullanılması,

-Ülkede iş yapabilirliğin kolaylaştırılması, işletme maliyetlerinin minimize edilmesi,

-Dış talebin artırılması için ürün çeşitliliğinin sağlanması ve uluslararası piyasalara erişimin kolaylaştırılması,

-Yasakların, fonların ve diğer vergilerin bazı ürün piyasalarında sebep olduğu pahalılığın yarattığı sızıntıların (güneye ve Türkiye’ye kayan ticaret) minimize edilmesi,

-Yabancı üretim faktörlerinin sağladığı gelirlerin (emek-maaş, dış yatırım-kar) ülkede kalmasını sağlamak için politikaların geliştirilmesi ve tedbirlerin alınması,

 

‘CARİ BÜTÇESİNİ KARŞILAYABİLEN DİSİPLİNLİ KAMU MALİYESİ DENGESİ…’

 

-Kendi ayakları üzerinde durabilecek, cari bütçesini karşılayabilen ve olası şoklara karşı durabilecek güçlü ve disiplinli kamu maliyesi dengesinin oluşturulması,

-Ekonomide piyasa koşullarının sağlanması ve haksız rekabetin önlemesi,

-Esnek ve değişimlere ayak uydurabilen bir ekonominin oluşturması,

-Kanun, kural ve standartların ülke koşullarını da dikkate alacak şekilde AB mevzuatına uyumlaştırılması,

-İdari ve yasal yapının ülke genelinde hakim olması,

-Yenilikçi ekonomiye işgücü sağlayacak etkin bir eğitim sistemi oluşturulması,

İyileştirilmiş sağlık ve sosyal güvenlik hizmetleri,

-Üretim kapasitesini taşıyabilecek ve artmasını sağlayabilecek güçlü ve kaliteli fiziki altyapının oluşturularak, üretim girdi maliyetlerinin düşürülmesi,

-Ülke fiziki gelişim planı ile mekansal planlama çalışmalarının tamamlanması,

-Kamu harcamalarında etkinliği sağlanması ve yerel yönetimlerde yapısal dönüşümü sağlayacak politikalara ağırlık verilmesi,

 

‘KAYITLI BİR EKONOMİK YAPI…’

 

-Verginin tabana yayıldığı, etkin kayıt sisteminin geliştirildiği kayıtlı bir ekonomik yapı oluşturma,

-Güçlü ve dinamik bir ekonomi yönetiminin oluşması için zorunlu yasal ve kurumsal düzenlemelerin yapılarak gerekli kurum-kurulların oluşturulması ve idareler arası koordinasyonun sağlanması,

- DPÖ’nün istatistiki veri üretme kapasitesinin artırılması,

-Yerel yönetimlerin öncelikli hizmet alanlarını ülkenin öncü sektörlerinin gelişimine yardımcı olacak şekilde düzenlemeleri,

-İlgili idarelerin yıllık programlarının oluşturularak, eylem/icra programlarının diğer idarelerle bir uyum içerisinde organize edilmesi gerekmektedir.

 


 

“Devlet yasal ve kurumsal düzenlemeler üzerinde yoğunlaşmalı”

 

Kuzey Kıbrıs’ın büyüme modelinin “özel sektör odaklı büyüme, rekabet edebilir dış pazar odaklı ürün geliştirme ve iş yapma” olması gerektiğine işaret eden Oda, ekonominin değişen ve gelişen şartlar karşısında modernleştirilmesinin de ancak özel sektör odaklı politikalarla gerçekleşebileceğini görüşünü belirtti.

Oda, kendi ayakları üzerinde durabilecek bir ekonomi ve kendine yeten bir cari bütçenin,  toplumunun artan istek ve ihtiyaçları kamunun büyümesi veya üretim faktörlerini yönetmesi, yönlendirmesi ile değil, ancak özel sektörün gelişmesi ile gerçekleşebileceğine de vurgu yaptı. Bu anlayışla, uygulanacak vergi, harcamalar, ticaret rejimi, teşvik ve diğer tüm politikalar özel sektörünün gelişimine yönelik olması gerektiğini belirten Ticaret Odası, devletin ekonomide denetleyici ve düzenleyici görevini yerine getirmek için gerekli yasal ve kurumsal düzenlemelerin üzerinde yoğunlaşması gerektiğini kaydetti.

 

ÖNCÜ, ANA SEKTÖRLER; TURİZM, EĞİTİM VE İNŞAAT VE KONUT SEKTÖRÜ…

 

Ekonomi yönetiminin öncü, ana sektörleri belirleme konusunda belirgin ve net olması gerektiğine işaret eden Ticaret Odası, Ana Sektörleri, Turizm, Yüksek Öğrenim (Eğitim), İnşaat - Konut Sektörü olarak sıraladı.

Ticaret Odası, ‘Tamamlayıcı Sektörler’ olarak Sanayi ve Tarım sektörlerini sıralarken, uluslararası hizmet ve mal piyasalarına daha fazla ürün sunabilmek için özel sektörün bu yönde teşvik edilmesi ve desteklenmesi gerektiğini belirtti.

 

‘EKONOMİK YÖNETİŞİM’ ŞART

 

Ticaret Odası, ekonomilerde belirlenen hedeflere ulaşmak için doğru politikalar yanında etkin çalışan ve belirlenen politikaları hayata geçirecek, gelişmeleri gözlemleyecek ve gerekli düzenleme ve tedbirleri zamanında alabilecek bir ekonomi yönetimine ihtiyaç olduğuna işaret etti.

Ekonomik kalkınmada başarılı olmak ve sürdürülebilir bir ekonomik yapı oluşturmak için iyi ‘Ekonomik Yönetişim’in bir önkoşul olduğuna dikkat çeken Oda, Ekonomik yönetişim’in etkin ve başarılı siyasal yönetim yanında tamamlayıcı bir unsur olduğunu kaydetti.

 

YÖNETİM’DE GÜÇ BİRLİĞİ…

 

Ekonomi Yönetimi için; Ekonomi Koordinasyon Kurulu, Reel Sektör Danışma Kurulu, Müsteşarlar Komitesi ve Yatırım ve Geliştirme Ajansı (YAGA)’nın sürece dahil olması gerektiğine işaret eden Oda, Devletin kamu gücünü etkin kullanabilecek, denetleyici ve düzenleyici bir yapıya kavuşturması için de Rekabet Kurulu ve Sayıştay’ın görevde olması gerekliliğine vurgu yaptı.

 

ÖZEL SEKTÖR GELİŞİMİNE YÖNELİK YATIRIMLAR;

 

-Kamu yatırımları özellikle dış piyasalara erişimi destekler nitelikte olmalıdır (ulaşım, akreditasyon, standart vd.)

-Uygulanacak vergi, teşvik vb. politikalar dış talebi artırmaya yönelik olan yatırımlara verilmelidir.

-Kamunun yapacağı yatırımlar daha fazla girişimciliğin desteklenmesi, iş yapabilirliğin iyileştirilmesi ve özel sektörün geliştirilmesine yönelik olmalıdır. 

-Yerli yabancı yatırımcılar politikasında: Yabancı yatırımcıları ülkeye çekme bağlamında yerel yatırımcıları tamamlayıcı nitelikte, yerel iş çevrelerinin gelişimini sağlayacak, uluslararası piyasalara erişimine yardımcı olacak şekilde düzenlemeler, teşvik ve kurallar getirilmelidir.  

-Yatırımın çarpan etkisini artırmayı sağlayacak yerel firmalara iş yapmada eşit imkan tanınması sağlanmalıdır.

-Belirlenen sektörlere göre kaynak kullanımı ve vergi, teşvik gibi politikalar geliştirilmelidir (Dışa açılımı artıracak sektörler referans alınarak (bilişim teknolojileri, lojistik vb.)

 


 

 

‘TC ile imzalanan Mali Protokolde olması gerekenleri

 

‘Kuzey Kıbrıs’ ortaya koymalı’

 

 

Kuzey Kıbrıs ekonomisine Türkiye Cumhuriyeti tarafından bugüne kadar sağlanan mali ve teknik desteğin önemine işaret eden Ticaret Odası, bugüne kadar imzalanan mali protokollerin bundan sonrası için daha etkili ve disiplinli yürütülmesi için belli değişimlere gidilmesi gerektiği görüşünü belirtti.

Ticaret Odası, başta protokolde nelerin olması gerektiğinin Kuzey Kıbrıs tarafınca gerekli argüman ve destekleyici açıklamalarla ortaya konması ve ona göre destek istenmesi gerektiğine vurgu yaptı.

Cari bütçeye olan desteğin aşamalı bir şekilde azaltılması ve gerçekleştirilebilir bir hedefle sıfırlanmasının öngörülmesi gerektiğine işaret eden Oda, Kuzey Kıbrıs tarafı yatırım bütçesinin hangi sektörlere ve alanlara yönelik olacağını ekonominin ihtiyaçlarını da dikkate alarak belirlenmesi gerektiğine dikkat çekti.

 

DENETLEME VE DÜZENLEME KURULLARI ‘ÖZERK’ OLMALI

 

Ticaret Odası, ‘Denetleme ve Düzenleme Kurullarının Etkinlik ve İşlevselliklerinin Güçlendirilmesi’ için de önerilerini sıraladı.

-Özerk bir yapıya sahip olmaları,

-Görev ve sorumluluklarını yerine getirirken ilgili Kamu Kurum ve Kuruluşlarının tam destek vereceğinin en üst düzeyde taahhüt edilmesi,

-Kamu Kurum ve Kuruluşların hizmetlerini otomasyona geçirmesi,

-Kurullarda görevlendirilecek kişilerin ilgili piyasa alanlarında uzman olmaları,

E-Devlet uygulamasına geçilmesi gerekmektedir.

 

‘ESASLI BİR ÇALIŞMA İLE ÖZELLEŞTİRME’

 

Ticaret Odası, ‘Bütçe Performansı: Harcamalar’ı da ayrı bir başlık altında inceleyerek önerilerini sıraladı.

Ticaret Odası çalışmasına göre;

-Performansa göre bütçe uygulaması,

-Personel harcamalarının yasalarla sınırlandırılması,

-Transfer harcamalarının etkin kılınması,

-Sosyal yardım vb. harcamalarda kriterlerin netleşmesi,

-Yüksek öğretimde verilen burslarda ihtiyaç belirleme analizi ve uygulama planı çalışması yapılması,

-Tarım sektörü durum tespiti, gelişme imkanları analizi ve uygulama planı çalışması,

-Bütçe dışı idareler ve kamu iktisadi teşekküllerinin (KİT) esaslı bir çalışma ile özelleştirilmesi gerektiğini kaydetti.

 

‘VERGİ BASİT, ANLAŞILIR, KABUL EDİLEBİLİR ORANLARA ÇEKİLMELİ’

 

Kuzey Kıbrıs’taki gelir vergisi uygulamasında reforma gidilerek, basit, anlaşılır ve kabul edilebilir oranlara çekilmesi ya da düz oran uygulamasına gidilmesi gerektiğini kaydeden Ticaret Odası, teknolojik gelişimlerden yararlanarak vergi yönetiminin modernizasyonu, kazançların tümünün sisteme dâhil edilmesi ve denetlenmesi gerekliliğine de işaret etti.

Ticaret Odası, kurumlar vergisi uygulamasının da şirketlerin sermayelerini güçlendirmeye yönelik olması gerektiğine vurgu yaptı. Ticaret Odası, KDV uygulamasından, vergi affına vergilerle ilgili önerilerini de maddeler halinde sundu.

 

‘KAYIT DIŞILIK ‘DEVLET POLİTİKASI’ İLE ELE ALINMALI’

 

Kuzey Kıbrıs’ta kayıt dışılık sorununun “devlet politikası” olarak ele alınıp “toplumsal mutabakatla” çözümlenmesi gerektiğine vurgu yapan Ticaret Odası, bireylerin, özel-kamu ülkenin tüm kurum ve kuruluşların kendilerini hem sorunun, hem de çözümünün bir parçası olarak kabul etmesi gerektiğini belirtti.

Ülke içi tüm işlemlerin tek merkez esasına göre çalışan kişisel veri bankası üzerinden yürütebilecek teknoloji ve uygulamaların hayata geçirilmesi gerekliliğine değinen Oda, “Kayıt altına alma ne kadar zorlaştırılır ve maliyeti artırılırsa kayıt dışılık da ayni oranda artacaktır” tespitini de paylaştı

 


 

‘Siyasi etkilerden uzak, Bağımsız bir İhale Komisyonu’

 

Kamu ihalelerinde kararların siyasi makamlarca doğrudan da yerine getirilebileceğine işaret eden Ticaret Odası, İhale mevzuatının behemehal değiştirilmesi gerektiğine vurgu yaptı.  Ticaret Odası, yeni bir yasal düzenleme ile şeffaf, siyasi etkilerden uzak bağımsız bir İhale Komisyonunun oluşturulması gerekliliğine dikkat çekti.

Finansmana erişimini iyileştirmek ve finans sektörünün ekonomiye daha etkin kaynak sağlaması için de alınması gereken tedbirleri sıralayan Ticaret Odası, sigorta sektörüyle ilgili de önerilerde bulundu.

 

EMEK PİYASASINDA ARZ- TALEP UYUMSUZ

 

Emek piyasasında, piyasanın talep ettiği işgücünün niteliği ile piyasaya arz edilen emeğin niteliği arasında ciddi bir uyumsuzluk olduğu görüşünü belirten Ticaret Odası, bu durumun yerli işgücünün istihdamını azaltarak işsizliğin artmasına yol açarken, öte yandan yabancı işgücüne olan ihtiyacı arttırdığına işaret etti.

Ticaret Odası, ekonominin ihtiyaç duyduğu nitelikteki işgücünü yetiştirmek için ciddi bir planlama yapılması gerekliliğine de vurgu yaptı.

Mesleki eğitime ve meslek edindirme programlarına (yetişkinler için) her türlü destek ve teşvik verilmesi gerekliliğine değinen Oda, yerli işgücünün istihdamına da özel destek sağlanması gerektiği görüşünü belirtti.

Oda, emek piyasasının önemli bir kesimini oluşturan kamu çalışanlarında da, “etkinlik ve verimlilik” olgularının Devletin sendika yetkilileriyle yapacakları maaş, ücret ve diğer haklar ile ilgili görüşmelerde yer almasının sağlanması gerektiğini kaydetti.

 

‘İŞ YAPABİLİRLİK İYİLEŞTİRİLMELİ’

 

Ekonominin rekabet edebilirliğinin artırılması için çalışma yapılması gerektiğine işaret eden Ticaret Odası, ‘İş yapabilirliğin iyileştirilmesi’ için de önerilerini sıraladı.

Çeşitli mal ithalatında uygulanmakta olan ön izin, ithal izni vs gibi zaman alıcı ve maliyet artırıcı prosedürlerin hafifletilmesinden, izin gerektiren ürün kapsamının daraltılmasına maddeler sıralayan Oda, pahalı enerji kaynağını ucuzlatacak yapılandırmaya gidilmesini de önerdi.

 

İŞLETMELERDE GELİŞMİŞLİK, ÜRÜN GELİŞTİRME VE ÇEŞİTLİLİK…

 

Ticaret Odası, 2013-2015 Ekonomik Programı’nda yer alması gereken esaslar, yaklaşım ve politika önerileri arasında, İşletmelerde Gelişmişliği Sağlamak, Piyasa Derinliğini Sağlama ve Artırmak, Dış Talep Odaklı Büyüme ve Ölçek Artırma, Ürün Geliştirme ve Çeşitlendirme,  İç Piyasadaki Ölçeği Sızıntıları (leakage) Azaltma Yoluyla Artırmak’la ilgili önerilerini de sıraladı.

 


 

 

‘Pahalılık’ olumsuz etkiliyor

 

Mal ithalatı esnasından tahsil edilen fon, stopaj ve katma değer vergisi gibi maliyet artırıcı unsurların piyasaya pahalılık olarak yansıdığına ve tüketicinin alım gücünü ve refah seviyesini gerilettiğine işaret eden Ticaret Odası, enerji fiyatlarının Türkiye ve Güney Kıbrıs’a göre yüksek olmasının da mal ve hizmet üretim maliyetlerini artırdığına ve tüm sektörlerin, rekabet edebilirliğini olumsuz yönde etkilediğine vurgu yaptı.

 

‘FON UYGULAMALARI KALDIRILMALI’

 

Ticaret Odası’nın önerileri şöyle:

-İthalattaki yasaklayıcı ve korumacı (fon) uygulamalar kaldırılmalı,

-Üreticiler üretim, pazarlama ve dış satım süreçlerinde sınırlı bir süre doğrudan desteklenmeli, yerli ürünler ithal ürünlerle rekabet edebilir seviyelere getirilmeli, 

-Belirli bir geçiş dönemi uygulamasına gidilerek, bu dönemde stopaj vergisi  üst limiti % 2 olarak belirlenmeli ve bu dönem sonrasında stopaj vergisi tamamen kaldırılmalı,

-Güney Kıbrıs’a Avrupa Birliği ülkelerinden ithal edilen malın KDV’si ithalatın gerçekleşmesi ardından 3 ay sonra yatırılırken KKTC’ye Türkiye ve Avrupa Birliği ülkelerinden ithal edilen malların KDV’si gümrük hattından geçildiği anda (gümrük girişinde) peşin olarak ödenmektedir. KDV Yasası’nın 38. Maddesi’nde yapılacak değişiklikle ithal edilen malların KDV’sinin satışın gerçekleşmesini izleyen 90 gün içinde ödenmesine imkan sağlanmalı,

-Enerji verimliliği sağlanarak fiyatları aşağı çekebilecek ve sektörde serbest rekabeti sağlayacak ancak bağımsız denetleme kurullarınca kontrol altında tutulabilecek bir enerji piyasasının oluşması ve bu düzenlemeler ile eş zamanlı olarak yenilenebilir enerji kaynakları değerlendirilmeli.

 

KONUT SEKTÖRÜ CANLANDIRILMALI, GELİŞTİRİLMELİ…

 

Konut Sektörünün Canlandırılması ve Geliştirilmesine Yönelik Politikaları da sıralayan Ticaret Odası, taksitli satışlardaki ipotek sorunlarının önlenmesi,  ipotekli arazilerde uygulanan projelerin banka ile birlikte yürütülmesinin sağlanması gerekliliğine işaret etti.

Yabancıların mülk edinmedeki kısıtlamalarının kaldırılması ve tapu devri işlemleri kolaylaştırılması gerektiğini belirten Oda, ipoteğe dayalı konut kredilerinin yaygınlaştırılması gerektiği önerisini de paylaştı.

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1424 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler