1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. BARIŞ MAMALI'DAN AÇIKLAMA
BARIŞ MAMALIDAN AÇIKLAMA

BARIŞ MAMALI'DAN AÇIKLAMA

Fikrin ve Hukukun Üstünlüğü Hareketi Başkanı Av. Barış Mamalı imzası ile yapılan açıklamada Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı’nın Halil Karapaşaoğlu’na hapis cezası vererek Anayasa’yı ve insan haklarını tanımadığını ilan ettiğini savundu

A+A-

 

Fikrin ve Hukukun Üstünlüğü Hareketi Başkanı Av. Barış Mamalı, Karapaşaoğlu’nun hapis cezası ile ilgili açıklama yaptı:

 “Anayasa ve insan hakları tanınmadı”

 

 

Fikrin ve Hukukun Üstünlüğü Hareketi Başkanı  Av. Barış Mamalı imzası ile yapılan açıklamada

Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı’nın Halil Karapaşaoğlu’na hapis cezası vererek Anayasa’yı ve insan haklarını tanımadığını ilan ettiğini savundu. Disiplin Mahkemesi’nde yargılanan Halil Karapaşaoğlu’nun kendi seçtiği hukukçuların yardımından kasten ve aleni bir engellemeyle mahrum bırakıldığını öne süren Mamalı, bu durumun asla kabul edilemeyeceğini vurguladı

 

 

“HUKUKİ VE MANTIKİ BAHANELERİ YOK”

Fikrin ve Hukukun Üstünlüğü Hareketi Başkanı  Av. Barış Mamalı imzası ile yapılan açıklamada şunlar dile getirildi:

 “Anayasa ve yasalar eşitlik ilkesi gereği ülke topraklarında yaşayan asker – sivil herkesin uymakla mükellef oldukları hukuki belgelerdir. Devlet otoritesini gösteren en önemli unsur ülkedeki hukuku her alanda uygulatabilmesi ve uygulanmasını ısrarla isteyebilmesidir. Hukuk devletinde herhangi bir makamın özellikle Anayasayı çiğnemesi ve ülke hukukunu takmayan bir tavır içerisinde bulunması kabul edilemez. Eğer devlet var ise, hukuku ihlal edenleri, Anayasayı çiğneyenleri adalet önüne çıkarıp müeyyidesini uygulaması gerekir. Bunu yapmayan veya yapamayan bir organizasyona devlet denemez, çünkü devletin en önemli unsuru toprakları üzerinde kurduğu otorite ve iktidardır.

5.1.2012 tarihinde Askeri Sanık avukatlarının militarist ve hukuk dışı bir askeri emirle mahkemeye giden otoyol içerisine dizilen polis güçlerince durdurulup engellenmesi herhangi bir hukuki ve mantıki bahaneyle açıklanamaz

 

ANAYASA NE DİYOR?

“Anayasamızın 17. ve 18. maddeleri açıkça herhangi bir mahkemede yargılanacak kişilerin kendilerini savunmak için bir avukatın hizmetinden yararlanma hakları olduğunu belirtmektedir. Yine İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesi de bunu sarih olarak ortaya koymaktadır. Bu hukuki çerçeve içerisinde hapislik cezası verme yetkisi olan askeri disiplin mahkemelerinde sanık avukatlarının mahkemeye girmelerinin engellenmesi, sanıklara avukat tutma hakkı verilmemesi hukukun yerle bir edilmesidir. Bu yapılan büyük bir hukuki ayıptır

GKK, 6.1.2012 tarihli açıklamasında Disiplin Mahkemesinde yargılanıp hapis cezası alan Halil Karapaşaoğlu’nun avukat tutamayacağını ancak kendisini savunmak için bir astsubayı ya da asteğmeni tutabileceğini belirtmiştir. Özür yerine bu ibret verici açıklamayla GKK ülke anayasası ile insan haklarını hiçe saydığını ve bu hukuki kaidelerin kendisine işlemediğini teyit etmiştir. Bu açıklama ayni zamanda avukatlık mesleğine ve bu mesleğin onuruna karşı yapılmış ciddi bir saygısızlıktır. GKK bir anlamda avukatlara kendi mahkemelerinde hiçbir koşulda yer olmadığını, anayasa hak tanısa bile avukatların askeri tesisler içerisinde savunma görevi yapamayacaklarını ilan etmiştir”

 

“GKK AÇIKLAMA YAPMALI”

“GKK, tek amaçları hukuki savunma görevi yapmak isteyen avukatlardan neden bu kadar ürkmekte olduğunu açıklamalıdır. Yaptığı yargılamadan ötürü çekincesi yada adaletsiz olma endişesi taşımayanların avukatlardan korkmasının da hiçbir anlamı ve mantığı yoktur.

GKK yetkililerine hatırlatmak isteriz ki, bugün Türkiye’de tutuklanan ve yargılanan yüzlerce subayın haklarını savunmak için yanlarında avukatların haricinde hiç kimse yoktur. Bu subayların hak ve hukuk mücadelesini yapabilenler hukukçulardır. Unutmayınız ki adalet bir gün size de lazım olabilir ve o zaman yardımınıza subaylar değil avukatlar gelecektir.

Kasıtlı bir şekilde avukatsız bırakılarak hapislikle cezalandırılan Halil Karapaşaoğlu’nun adaletsiz bir yargılamaya tabi tutulduğu aşikardır. Bunun yanında avukatların engellenmesi olayı da çağdışı bir zihniyetin ürünü olarak tarihin kara sayfalarında yerini alacaktır. Bu engelleme olayında rolü olan tüm asker ve polis kimlikli kişilerin ayni zamanda suç işledikleri de bir gerçektir.

Tüm bu yaşananlar, düşünceye ve hukuka karşı söyleyecek sözü olmayanların yapabilecekleri bir davranış tarzını ortaya koymaktadır.

Unutulmasın ki, adaletsizlik yapanlar elbet bir gün bunun hesabını hukuk önünde vermek zorunda kalacaktır. Tarih bunun örnekleriyle doludur”

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 999 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler