1. YAZARLAR

  2. Mert Özdağ

  3. Barış Katırcı
Mert Özdağ

Mert Özdağ

Yazarın Tüm Yazıları >

Barış Katırcı

A+A-

Katırcı ailesinin denizde başına gelen facianın ardından hemen hemen herkes, aileden geriye kalan tek birey 12 yaşındaki Barış’ın akıbetini konuşuyor.

Elbette böylesi bir tartışma ya da gündemin biraz da mahcup edici olduğunu söyleyerek başlamak istiyorum söze…

Normal bir ülke olsak pek tabii böylesi şeyleri konuşmazdık.

Ancak normal olmadığımız için bunları konuşmak zorunda kalıyoruz, ne yazık.

Normal bir ülkede yaşasak, küçük Barış’ın akıbetinin ne olacağını konuşmaz, olacak olanlar hukuki bir süreç içerisinde sessizce yaşanırdı.

Dün yine bizlere normal olmadığımızı kanıtlayan gelişmeler yaşandı.

                                                ***

Bakanlar Kurulu toplandı ve bir “karar” üretti.

Kararda denildi ki; “Barış Katırcı’nın bakım ve eğitiminin devlet tarafından karşılanması karar alındı”

Bu ne demekti? 12 yaşındaki bir çocuğun eğitimi zaten devlet sorumluluğunda değil mi? Şaşırdım, yadırgadım!

Oysa ki durum hiç de öyle değil…

Olayın meydana gelmesinin ardından perde gerisinde ilginç gelişmeler yaşanmış.

Barış, ailesini kaybettiği için artık halası ile yaşayacak.

Halası Barış’ın sorumluluğunu üstlendi, yani artık onun ailesi, halası…

Hala Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi personeli…

Kötü hadisenin yaşanmasıyla ortaya çıkan bu bilgiler Yakın Doğu Üniversitesi yönetimini ve Kurucu Rektör Dr. Suat Günsel’i harekete geçirdi.

YDÜ yönetimi ve Dr. Suat Günsel, Barış Katırcı’nın ihtiyaçlarını hassasiyetle araştırarak bir dizi karar üretti.   

Kararlar özetle şöyle;

  • Öncelikle Barış’ın rehabilitasyonu için çocuk psikoloğu gözetiminde tutulması ve takip edilmesi sağlanacak.
  • Çocuğun ve halanın, yani Barış’ın ve bundan sonraki ailesinin barınması için lojman tahsis edilecek. (2+1)
  • Ve hayat boyu sağlık ve eğitimi üstlenilecek. Bu kararın içeriğinde YDÜ Hastanesi’nde hayat boyu tedavi ve YDÜ eğitim kurumlarında tüm eğitim hayatı boyunca ücretsiz yararlanma var.   

YDÜ yönetimi bu kararlarını hem aileye, hem Cumhurbaşkanı’na hem de hükümet yetkililerine hem sözlü hem de yazılı olarak iletti.

Perde gerisinde bunlar yaşanırken ve konuya alakalı herkes az çok bu bilgilere hakimken dün toplanan Bakanlar Kurulu’ndan nasıl bir karar çıkacağı merak konusu olmuştu.

Zira özel bir kuruluş tarafından atılan ortada çok net bir adım vardı, bu adım nasıl desteklenecek, bu adıma devlet hangi adımları ekleyecek diye merak içindeydik.

Bir baktık ki Bakanlar Kurulu çok da yuvarlak ifadelerle bir “karar” üretmiş ve “Barış Katırcı’nın bakım ve eğitiminin devlet tarafından karşılanması karar alındığı” açıklanmış…

Bu ne demektir?

Özel bir eğitim ve sağlık kuruluşunun aldığı karar ortadayken ve bu, muhatapları ile paylaşılmışken Bakanlar Kurulu’nun aldığı “bakım ve eğitimin karşılanması” kararı ne anlama gelmektedir?

Anayasaya göre zaten her bireyin eğitim hakkını karşılamakla mükellef olan devlet neden bir çocuk için ekstra karar alma ihtiyacı hissetsin ki?

İçeriğinde ne var peki? Detayı ne bu kararın? Yani demem o ki siz KKTC devleti olarak somut anlamda ne yapacaksınız? Açıklamada yok. Detay yok, bilgi yok.

Ayrıca açıklamada YDÜ’nün aldığı ve ailenin de onayı ile bir nevi yürürlüğe giren kararlara da atıf yapılmaması düşündürücüydü.

Bakanlar Kurulu kararında diyor ki;  “devletin sorumluluk üstlenecek, Eğitim Bakanlığı’nın eğitim sürecindeki tüm ihtiyaçlarını, belirleyecek, Sosyal Hizmetler Dairesi de hayatını idame ettirmesi bağlamındaki ihtiyaçlarını belirleyecek”

İhtiyaç belirleyeceksiniz? Karar bu?

                                                ***

Bakanlar Kurulu’nun aldığı kararı günü kotarmaya yönelik, içi henüz boş, altı doldurulmamış olarak yorumluyorum.

Barış’ın sağlığı, eğitimi, barınması ve rehabilitasyonu YDÜ tarafından karşılanacak.

Peki KKTC devleti buna ne ekleyecek?

Kamuoyunun merak ettiği budur. Ve dünkü açıklama bu merakı gidermemiş tam aksine kafaları daha da karıştırmıştır.

Barış artık hepimizin kardeşidir.

O’nun ailesi bütün memlekettir.

Ve bu durumu sorgulamak da hepimizin en doğal hakkıdır, görevidir.

Süreci sonuna kadar didikleyecek ve neler yaşanacak izleyeceğiz.

 

 

 

 

Bu yazı toplam 911 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar