1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Bana Bir Masal Anlat…
Bana Bir Masal Anlat…

Bana Bir Masal Anlat…

Çok uzun zaman önce… Develerin tellal olduğu zaman, Pirelerin berber olduğu zaman, Evvel zaman içinde…

A+A-

Çok uzun zaman önce…

Develerin tellal olduğu zaman,

Pirelerin berber olduğu zaman,

Evvel zaman içinde…

Pir Abdal’ın yaşadığı zaman…

Bana ne yazmışlar?

Herkesin diyarında,

Tecelli mi, yoksa kader mi?

Hep düşünmüşümdür.

Başımıza gelen her ne varsa,

Hangi sebepten öyle olmuştur?

Develer tellal iken,

Küçük bir kızken,

Babamın beni fırlatırcasına denize atması,

Ve ilk yüzme dersimi almış olmam…

Denizin içerisinde yüzmeye çalışırken,

Akdeniz’in büyülü tadını içmişim…

Evvel zaman içinde…

Büyümüş bir kızken,

Aslında henüz daha büyümemiş olmam…

Hiçbir şeyin farkına varamadan,

Aniden hayatın içinde bulunuşum.

Küçük kızın, “masal anlat” diye,

Her gün annesinin eteğini çekiştirirken,

Hayatın sadece anne ve babasının etrafında olduğu masalına inanışı…

Belki de tek mutlu oluşu,

Belki de tek gülebilişi,

Sadece masal dinlediği anlardı…

Öyleydi de,

Çok sonraları farkına varabildi…

Çok uzun zaman önce,

Develer tellal iken,

Pireler berber iken,

Sultanlar yaşarken,

Masallar yazılırken,

Bana ne yazmışlar diye düşünürken,

Hayatımın kimin kaderinde olacağını bilmezdim.

Evvel zaman içinde,

Küçük bir kızken,

Her masalda kendi hayalimi kuruşum,

Develer tellal iken,

Yapabildiğim, her masaldaki kahraman oluşum…

O kadar çok masal sevdim ki,

O kadar çok hikâye dinledim ki,

Yazgımın masallardaki gibi olmamasını,

Kaderimin hikâyelerdeki gibi olmamasını,

Kanıksamadım…

Kanıksamıyorum…

Ne zaman mutlu olsam,

Onun gerçek olmadığını,

Onun gerçek olamayacak kadar masal olduğunu biliyorum,

Ne zaman yüreğim dudaklarıma yürüse,

Onun dudaklarımda günah olacağını,

Onun dudaklarımdan sese varamayacak kadar masal olduğunu biliyorum.

Evvel zaman içinde…

Pir Abdal’ın yaşadığı zaman…

Bana ne yazmışlar?

Herkesin diyarında,

Tecelli mi, yoksa kader mi?

Hep düşünmüşümdür.

Başımıza gelen her ne varsa,

Hangi sebepten öyle olmuştur?

Çok uzun zaman önce,

Sultanlar yaşarken,

Masallar diyarında,

Yürekler yorulmazmış.

Masal tadında olduğu için yaşam,

Ne gidişler,

Ne vedalar,

Ne barışmalar olurmuş.

Sadece bakışla,

Sadece dokunuşla,

Yaşanırmış sevdalar…

Herkes yaşarmış yazgısını,

Herkes yaşarmış kaderini,

Masal tadında…

Çok uzun zaman önce,

Küçük kız annesinin eteğini çekiştirmekten yorulmuş,

Oturmuş yere,

Başlamış toprağa parmağıyla şekiller çizmeye,

Sonradan bakmış ki,

Çizmek ona mutluluk veriyor.

Hep çizmiş,

İnsan çizmiş,

Hüzünlü ve yaşlı,

İnsan çizmiş,

Tek başına oturan,

Evler çizmiş,

Bacasından duman çıkan,

Evler çizmiş,

Bahçesinde çiçekler olan,

Sonra bir gün güvercinler çizmiş,

Ama en çok yavru güvercin ve anne güvercin resmini sevmiş,

Masal tadında,

Gökkuşağı tadında…

Resimde ona masal lezzetini veren,

Kapalı kapının kilidini,

Anne güvercinin kanadıyla açışıydı…

Hiç düşünmeden,

Hiç planlamadan,

İçinden geleni,

Renk ve çizgiye döküşü,

Ona tekrardan küçük kızken dinlediği masalları hatırlattı.

Evvel zaman içinde,

Küçük bir kız çocuğu varmış,

Çok severmiş masalları,

Bir gün bir masalın içine mülteci olmuş…

Onu bir daha gören olmamış.

Sadece ara sıra,

Sadece bazen,

Özellikle geceleri,

Çıkar gittiği masaldan,

Gelir bana yoldaş olur.

Mutludur,

Renklidir,

Rüyadır,

Hayattır,

Tıpkı masal gibi…

Benim de bugünlerde,

Gidesim var,

Kaçasım var,

Masal içinde kaybolasım var…

Masal içinde yaşayasım var… 

Tıpkı ara sıra bana gelen yoldaşım gibi,

Tıpkı onun masalındaki renklere,

Tıpkı onun gibi mutluluklara bürünesim var.

Bunun ise sadece masal diyarına göç edersem olacağını bilesim var…

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 931 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler