1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Bakan bayıldı!..
Bakan bayıldı!..

Bakan bayıldı!..

- Alo... Müsait misin? - Söyle canım karıcığım. Sesin kötü sanki. Ne oldu? - Daha ne olsun yahu? Duymadın mı o adam neler söyler bizim için? - Hangi adam? Ne söyledi? - Selahattin midir nedir. O işte... - Selahattin de kim? Mahalleden biri mi? Ne yaptı? L

A+A-


Bakan bayıldı!..

 

-         Alo... Müsait misin?

-         Söyle canım karıcığım. Sesin kötü sanki. Ne oldu?

-         Daha ne olsun yahu? Duymadın mı o adam neler söyler bizim için?

-         Hangi adam? Ne söyledi?

-         Selahattin midir nedir. O işte...

-         Selahattin de kim? Mahalleden biri mi? Ne yaptı? Laf mı attı sana? Söyle de ağzını burnunu kırayım.

-         Ne mahallesi be ama? Türkiye’deki bir derneğin başkanıdır ya... Bütün televizyonlar onu söyler, gazeteler onu yazar. Sen bir bakan olarak nasıl bilmen?

-         Haa... Şu ilahiyatçı, imam hatipçi adamı söylen sen...

-         Nihayet anladın... Evet, onu söylerim.

-         E?

-         Ne e’si? Birşey yapmayacak mısınız, söylemeyecek misiniz hükümet olarak, bakanlar olarak bu adama?

-         Ne söyleyelim ki?

-         Yahu, sen bir bakansın. Seni bu ülkenin insanları seçti, mecliste vekil yaptı. Sonra bakan oldun. Bu toplumun herşeyiyle ilgilenmen gerekmez mi?

-         İlgilenirim ya. İş isteyenler, arsa isteyenler, torpil isteyenler her gün kuyruktur kapıda... Bilmen sanki...

-         Oldu!.. Bunlar için bakanlık parası alırsınız yani? Adam hepimize bir araba dolusu laf etti. Ne dinsizliğimiz, imansızlığımız kaldı, ne kerhaneciliğimiz!.. Yani bu adama çıkıp biriniz bu ülkenin hükümeti adına birşey demeyecek misiniz?

-         A canım, bu işler öyle basit değil. Sen bilir misin bu gibi adamların arkasında kimler vardır?

-         Ben onu bunu bilmem, anlamam canım!.. Ben bu ülkenin bir vatandaşı olarak Sabahattin midir, Keramettin midir...

-         Selahattin...

-         Her kimse işte, o adamın söylediklerini yeyemem, yutamam!..  Arkasında kim isterse olsun, ben gururuma bunları yediremem. Kimdir ama o? Haddini bildirmezseniz, yazıklar olsun size!..

-         Yani muhalefeti çekerim her gün zaten... Evde de mi muhalefet?

-         Yok, her ağzını açan bize küfredecek. Çocuklarımızı, torunlarımızı nasıl yetiştireceğimizi bize öğretme cüreti gösterecek. Bizi dinsiz, imansız, terbiyesiz, ahlaksız ilan edecek. Ve biz de ‘yarabbi şükür’ diyeceğiz. Öyle mi? Yuh!..

-         Hanım, kızıyorum ama ha...

-         Kime kızıyorsun? Bana mı? Hahha!.. Selamettin’e kız sen!..

-         Selahattin...

-         Hah, ona kız sen kolaysa!.. Sen dahil, sülalen dahil hepimize dil uzattı çünkü... Gururuna dokunmuyorsa eğer, susmaya devam et. Sen de, diğer bakan arkadaşların da... Ama bil ki ben susmayacağım artık!..

-         Hayırdır ama, ne yapacan?

-         Biraz sonra aç televizyonu da göresin!..

-         Ne? Alo... Alooo... Yüzüme kapattı mübarek kadın. İşimin gücümün içinde zaten...

**

Tak tak...

-         Girin...

-         Sayın Bakanım. Televizyon!..

-         Ne televizyonu a kızım?

-         Eşiniz...

-         Ne eşi?

-         Konuşuyor...

-         Nedir ama bu telaşın? Konuşmayı mı unuttun? Tek tek çıkar kelimeler ağzından...

-         Eşiniz efendim. Televizyonda konuşuyor...

-         Amman!.. Demek dediğini yaptı...

-         İzninizle açayım mı televizyonu?

-         Aç, ama haplarımı da getir!..

-         Peki. Açıyorum efendim...

---

-         Hanımefendi, lütfen toparlayın. Programın süresini aştık çünkü...

-         Evet. Ben bir bakan eşi olarak, hem Saadettin beyi, hem de eşim dahil bütün hükümet üyelerini esefle kınıyorum. Biz toplum olarak böyle hakaretleri hak etmiyoruz. Kimsenin bize farklı bir yaşam tarzı dayatmaya hakkı yoktur. Bundan sonra kim ki anamın, babamın, çocuğumun, torunumun maneviyatına laf eder, karşısında beni bulacak. Bu toplumun daha fazla hakaret işitmeye tahammülü yoktur. Bunlara sesini çıkarmayan bu hükümete de, bakan olacak kocam dahil hiçbirine güvenim kalmamıştır. Hepsine yuh!

-         ---

-         Sayın Bakanım. Sayın Bakanım. İmdaatt! Biri kolonya getirsin!.. Bakan bayıldı...

 

Not: Bu hikayede yer alan bir kişi hariç tüm kişiler hayal ürünü olmakla birlikte, hikayenin öz itibariyle gerçek olma ihtimali çok yüksektir. Kimsenin üstüne alınmasına gerek yoktur ve zaten esas sorun da galiba budur. Üstüne alınması gerekenler bunu yapabilseler, bu tür hikayelere de lüzum kalmayacaktır.

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1188 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler