1. YAZARLAR

  2. Sevgül Uludağ

  3. “Baf’a giden otobüste bulunan Kıbrıslıtürkler, intikam için öldürülmüştü…”
Sevgül Uludağ

Sevgül Uludağ

0090 542853 8436/00357 99 966518
Yazarın Tüm Yazıları >

“Baf’a giden otobüste bulunan Kıbrıslıtürkler, intikam için öldürülmüştü…”

A+A-

***  Okurlarımız bildiklerini paylaşmaya devam ediyor…

Bir Kıbrıslırum okurumuz şu bilgileri paylaşmak istediğini söyledi:

“1964 yılında Latçalı bir Kıbrıslırum, Baf Kapısı’nda bazı Kıbrıslıtürkler tarafından öldürülmüştü. Bunun üzerine Latça’dan bir grup Kıbrıslırum da “intikam alacaklarını” söylemeye başlamışlardı.
Baf’a giden bir veya iki otobüste bulunan Kıbrıslıtürkler, Latça’dan alınarak Tseri köyü yakınlarına götürülmüş ve orada teker teker infaz edilerek gömülmüşlerdi.
Tseri’de Almiros adlı bir derecik vardır, bu derenin kenarına gömüldüydü bu Kıbrıslıtürkler, böyle duyduyduk biz daha sonraları…
Ben bu Kıbrıslıtürk “kayıplar”ın tam olarak nereye gömülmüş olduğunu bilmem ama Almiros adlı dereciğin çevresini Kayıplar Komitesi araştırırsa belki onları bulabilirler…”
Bu Kıbrıslırum okurumuza paylaştığı bu değerli bilgiler için teşekkür ederiz.
Kıbrıslırum okurumuzun sözünü ettiği Baf’a giden iki otobüsten “kayıp”  beş Kıbrıslıtürk bulunuyordu… Bu grup 30 Nisan 1964’te “kayıp” edilen Mehmet Sinan, Pembe Mehmet Sinan, Mehmet Ahmet, Kamil Mehmet ve Fezile Ali idi. Sanırız okurumuz bu gruptan söz ediyor…
Konuyla ilgili olarak araştırmalarımıza devam edeceğiz…

-------------

“Lapta’da iki “kayıp” şahıstan geride kalanlar ortaya çıkmıştı…”

Bir okurumuz şu bilgileri paylaşmak istediğini söyledi:
“Lapta’da yıllar önce yoğun yağışlar sonrasında ……. yakınında tam köşede bulunan bir noktada iki “kayıp” şahıstan geride kalanlar açığa çıkmıştı… Bu iki “kayıp” askerdiler, kafaları yoktu… Toprak aşındığı için el tarak parmakları ortaya çıkmıştı…
Komşuyla beraber bu çukuru biraz açıp içinde başları olmayan iki askerin yattığını gördük. İç çamaşırlarının lastikleri, çorapları, çoraplarının içinde ayak parmakları falan vardı ama kafatasları yoktu ikisinin da. Sanırım sene 1978-79 olabilir… Komşuyla beraber büyük uyluk kemiklerini, kol, bacak kemiklerini toplayıp dere yatağına attık. O günlerde üstüne düşmediydik, “kayıplar” konusunun böyle bir şey olacağını hiç düşünemediydik… Ancak yıllar sonra içimde vicdan azabı gibi bir şey oldu. Kaç zaman niyetlenirim sizi arayayım… Size tarif ettiğim yeri size gösterebilirim, simdi oraya bir duvar yapıldı, duvarın iç kısmında kalmış olabilir… Eğer kazılırsa eminim bu iki kişiye ait diğer kemikler bulunacaktır, mesela kaburgaları biz almadıydık, orada bıraktıydık…
Bu iki kişiden kalanlar orada bulunduğunda, iki aile daha kayıplarına kavuşacak diye düşündüm ve sizi aradım…”
Bu okurumuza paylaştığı bu bilgiler için sonsuz teşekkürler…
Bu konuda önümüzdeki günlerde onu ziyaret ederek bize tarif ettiği yere bakmaya birlikte gideceğiz…

Bu yazı toplam 1293 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar