1. YAZARLAR

  2. Sevgül Uludağ

  3. Babutsa labirentinden Kronos Çiftliği’ne… 2
Sevgül Uludağ

Sevgül Uludağ

0090 542853 8436/00357 99 966518
Yazarın Tüm Yazıları >

Babutsa labirentinden Kronos Çiftliği’ne… 2

A+A-

Görneç, Çatoz ve Mia Milya’da Kayıplar Komitesi’ne bazı olası gömü yerleri gösterdik, okurlarımızın bildiklerini paylaştık…

 


Bir başka gün, yani 14 Haziran 2016 Salı sabahı tekrar bu alana geliyoruz çünkü 80’li yıllarda “Ercan Çiftliği”nde çalışmış ve bize yardım etmeyi kabul eden bir okurumun kardeşini buluyorum… Bu kez, Kayıplar Komitesi Kıbrıslırum Üye Yardımcısı Ksenofon Kallis ve Kayıplar Komitesi’nin genç araştırma görevlilerinden Halil Sayın’la bu alana gidiyoruz.

Okurumun neler anlattığını buldum, okuruma göre aradığımız harnıp ağaçları Ercan Çiftliği’nin yanındaymış…

Bu çiftlik neydi ve neredeydi?

Bir süre araştırdıktan sonra bir okurumun kardeşinin burada uzun yıllar çalışmış olduğu, bizimle gelip bu çiftliğin yerini bize göstereceği ortaya çıkınca 14 Haziran’da tekrar bu bölgeye dönüyoruz.

Okurumun kardeşi “Aslında bu çiftlik bir Kıbrıslırum’a aitti” diye anlatıyor, bozuk yolda ilerlerken Ercan-Mia Milya arasında…

“Çiftliğin adı Kronos Çiftliği idi… Kıbrıslırum çiftlik sahibinin inekleri vardı ancak 1974 savaşından sonra bazı Kıbrıslıtürkler bu inekleri ganimet ettiler… Çiftlik boş kaldıydı… Civar köylerden toplanan başıboş kalmış küçükbaş hayvanlar kondu bu çiftliğe ve adına da Ercan Çiftliği dendiydi o zaman… Ve ben de orada çalışıyordum…”

Okurumun kardeşinin işe geri dönmesi gerektiği için onu Ercan kavşağına bırakıyoruz ve bölgeyi araştırmak üzere geri dönüyoruz… Onunla birlikte harnıp ağaçlarının bulunduğu ilk bölgeye baktık ama şimdi ilerliyoruz ve Kronos Çiftliği yani namı diğer Ercan Çiftliği yakınlarındaki harnıp ağaçlarını buluyoruz.  Çiftliği de görebiliyoruz…

Beş yıl önce bir okurum – burada bulunmamızın nedeni bu – bana şunları anlatmıştı:
“Ercan Havaalanı’nın bulunduğu bölgede bazı “kayıp” şahıslar gömülüydü. Bu yer, Ercan çiftliğinin karşısındaki harnıpların altında idi. Harnıpların altına bazı “kayıp” şahıslar gömüldüydü. Bunlar sanırım 15 kişi kadardı. Bu yere sanırım şimdi gidip bakmanız mümkün değildir çünkü o yol, askeri bölge içerisinde kalıyor. Ama belki Kayıplar Komitesi izin alıp bu söylediğim bölgede araştırma yapabilir.”

Yıllar önce okurum da, ben de burasının askeri bölge olduğunu sanmıştık, halbuki değilmiş ki bu iyi bir şey… Dilediğimiz gibi bu bölgeyi inceleyebiliriz, araştırabiliriz.

Çiftliğin karşısındaki harnıp ağaçlarını buluyoruz ancak daha sonra Kallis, çiftliğin tam önünde çok büyük bir harnıp ağacı olduğunu da keşfediyor.
Fotoğraflar çekiyoruz, koordinatlar alıyoruz ve buradan ayrılıyoruz…

Oturup bunları yazmaya başladığımda, beş yıl kadar önce Ercan’la ilgili başka bir okurumun anlatmış olduklarını buluyorum… O zaman bu okurum bana şunları söylemişti:
“1974’te ikinci harekat sonrasında idi. Harekat sonrasında köylerden gönüllüler toplamışlardı Ercan Havaalanı’nı temizlik için. Yanımızda görevliler de vardı, biz de gönüllü olarak temizliğe gittiydik. Bir zamanlar bu havaalanı sanırım İngilizler’e aitti. Yani şimdiki Ercan Havaalanı’nın görünümünden biraz daha farklı idi o zamanki görünüm.

Oraya gittik ve temizliğe başladık. Havaalanında Kıbrıslırumlar’a ait uçaksavar mevzileri vardı, namlular da görülüyordu.

Sonra bir kişi “Bee gelin göresiniz, burada ne çok ölü var!” diye çığlık atınca, o tarafa doğru koşturduyduk... Rumların uzun uzun giden tünel şeklinde bir sığınakları vardı ve sığınağın içi ölü doluydu. Ben en az 15 ölü saydıydım... Şu anda bana bu tüneli göster deseniz, tam olarak hatırlayamam çünkü havaalanı çok değişti ama belki sizin aracılığınızla Kayıplar Komitesi bu havaalanının 1974’te havadan çekilmiş fotoğraflarını bulursa, o zaman tünelin yerini rahatlıkla saptayıp orayı kazabilirler.

İkinci harekat sonrasında, ilk kez yaz yağmuru yağdıydı ve bu yağmurdan sonra, Afanya civarında dere yatağına gömülenler ortaya çıktıydı çünkü şiddetli yağmur, üzerlerine atılan toprağı alıp gittiydi. O günlerde biz Ercan’da temizlik yaparken, dereye gömülenleri yağmurun meydana çıkardığını, bu ölülerin tekrar gömülmesi gerektiği konuşuluyordu. Sonra da onların tekrar gömüldüklerini duymuştuk...”

Demek ki şimdi de bu tünel hakkındaki bilgilerin peşine düşmemiz lazım…
Tüm okurlarıma bizimle bildiklerini paylaştıkları, gelip bize olası gömü yerlerini veya ihtiyaç duyduğumuz alanları gösterdikleri için sonsuz teşekkürler… Okurlarımıza bu insani görevde gönüllü yardımları için sonsuz teşekkürler… Onlar sayesinde hem olası gömü yerlerini araştırıyoruz, hem de bu cinayetlerin arkasında yatan öyküleri öğreniyoruz…

Kayıplar Komitesi yetkililerine de bize bu olası gömü yerlerini göstermemiz için olanak yarattıkları için çok teşekkür ederiz.

Bu konularda isimli veya isimsiz olarak konuşmak isteyen okurlarım beni 0542 853 8436 numaralı telefondan arayabilirler…

Bu yazı toplam 1276 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar