1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. 'Babam Kıbrıslıtürkler arasında da çok tanınmış birisiydi'
Babam Kıbrıslıtürkler arasında da çok tanınmış birisiydi

'Babam Kıbrıslıtürkler arasında da çok tanınmış birisiydi'

Karmi bölgesinden “kayıp” edilen Hristoforos Kaymakamis’in öyküsünü oğlu Panayotis Kaymakamis anlatıyor... Panayotis Kaymakamis’le röportajımız şöyle: SORU: Panayotis, babanın adı Hristoforos Kaymakamis... PANAYOTİS KAYMAKAMİ

A+A-

 

 

Karmi bölgesinden “kayıp” edilen Hristoforos Kaymakamis’in öyküsünü oğlu Panayotis Kaymakamis anlatıyor... Panayotis Kaymakamis’le röportajımız şöyle:

 

SORU: Panayotis, babanın adı Hristoforos Kaymakamis...

PANAYOTİS KAYMAKAMİS: Evet, ama “Londos” diye de biliniyordu. Annemin adı Loria Fragala...

 

SORU: Bu bir Latin adına benziyor...

PANAYOTİS KAYMAKAMİS: Annem Karava’dandır (Alsancak), babam da Laptalı’dır...Evlendikten sonra Girne’de ev yaparak Girne’de yaşamaya başlamışlardı... Dört kardeşiz biz, bir ben, üç tane de kızkardeşim var. En küçükleri benim... 1974’te dört yaşındaydım ben...

 

SORU: Baban ne iş yapardı?

PANAYOTİS KAYMAKAMİS: Babam KEO’nun Girne bölgesindeki temsilcisiydi, KEO içkilerini satıyordu. Girne bölgesindeki her lokantaya KEO içkilerini dağıtan babam olduğu için çok tanınmış bir şahsiyetti, hem Kıbrıslıtürkler, hem de Kıbrıslırumlar arasında... Girne bölgesinde çok iyi tanınırdı, çok aktif bir adamdı, çok sosyal biriydi babam anlatılanlara göre, herkesi tanırdı, herkes de onu tanırdı...

 

SORU: “Londos” ne demektir?

PANAYOTİS KAYMAKAMİS: “Londos” çok eskilerde, 1940’lar’da Amerika’da bir güreşçinin adıymış, çok ünlü bir güreşçiymiş “Londos”.  Babam da güçlü kuvvetli, boylu boslu olduğu için ona bu lakabı takmışlar. İnsanların çoğu onu “Londos” olarak tanıyor, “Hristoforos” olarak değil...

 

SORU: Soyadınız nereden geliyor? Çünkü “Kaymakamis” sözcüğü Türkçe “kaymakam” sözcüğünden geliyor...

PANAYOTİS KAYMAKAMİS: Büyük büyük dedemiz çok zengin bir adammış, çok büyük arazileri, tarlaları varmış, yanında da çok sayıda Kıbrıslıtürk çalışıyormuş bu tarlalarda. Kıbrıslıtürkler, büyük büyük dedeme “Kaymakamis, Kaymakamis” diyormuş, bu lakap daha sonra ailemizin soyadı olmuş...

 

SORU: Babanız “kayıp” edildiğinde kaç yaşındaydı?

PANAYOTİS KAYMAKAMİS: 45 yaşındaydı “kayıp” edildiğinde...

 

SORU: 1974’te önce “darbe” olmuştu...

PANAYOTİS KAYMAKAMİS: Darbeden öncesinden başlamak istiyorum, EOKA döneminden... Babam o dönem “ENOSİS” düşünceleriyle büyüyordu, EOKA’dayken İngilizler babamı dört yıl hapse atmıştı, EOKA-A’daydı tabir caizse ve İngilizler’e karşı savaşı nedeniyle hapse atılmıştı. Londra-Zürih Anlaşmaları imzalandığında, buna da karşı çıkmıştı babam. Bu durum hoşuna gitmemişti... Makarios’a da karşıymış babam. Ondan sonra babamın Yunanistan’dan bazı kişilerle ilişkileri olmuş ve sonuçta Girne bölgesindeki EOKA-B’nin liderlerinden birisi olmuş babam.

 

SORU: EOKA-B’ye katılmadan önce Yorgacis’in “Teşkilat”ında bulunmuş muydu baban?

PANAYOTİS KAYMAKAMİS: Hayır... Darbe olduğu zaman bazı Kıbrıslırumlar’la bazı Kıbrıslıtürkler’i tutuklayıp Girne kalesine kapatmış bazı Kıbrıslırumlar ve onları öldürmek istiyorlarmış. Türk askerlerinin Kıbrıs’a geldiği gün, babam Girne kalesine giderek kilide ateş açmış ve kapıları açarak orada bulunan tutukluları serbest bırakmış. Bu yüzden pek çok insan hayatta kalabilmiş... Babam Girne kalesindeki bu insanların öldürülmesine karşı çıkmış... Ve yalnız başına gidip Girne kalesindeki kilitlere ateş ederek kalede tutuklu olan insanları serbest bırakmış.

 

SORU: Kalede hapsedilen Kıbrıslıtürk olduğunu sanmıyorum ama bunu araştırabiliriz...

PANAYOTİS KAYMAKAMİS: Babam çok cömert bir insandı, ister Kıbrıslıtürkler olsun, ister Kıbrıslırumlar olsun, herkese çok yardım ederdi, çok sosyal bir insan olduğu için herkes onu tanırdı, bilirdi... İyi bir insandı ancak düşünceleri ENOSİS yönündeydi... Babam Karmi’deydi, başka bazı Kıbrıslırumlar’la birlikte bir evde saklanıyordu. Onunla birlikte olan bazı Kıbrıslırumlar korkuyordu, babam onlara “Korkmayın sakın, benim çok iyi arkadaşlarım var Kıbrıslıtürkler arasında, korkmanıza gerek yok” demiş, “Bu arkadaşlarımız mutlaka bize yardım eder” demişti. Aslında kaçma şansı vardı babamın ama kaçmamıştı, kalmayı tercih etmişti...

Amerikan yurttaşı olan bir Kıbrıslırum komşumuz vardı, onlarla birlikte ayrılabilirdi ama kaçmayı reddetmişti, “Hayır ben kalıyorum” demişti. Annem ve biz çocuklar, bu komşumuzla birlikte ayrılmıştık Girne’den. Ama babam kalmıştı...

 

SORU: Sence neden kalmıştı baban?

PANAYOTİS KAYMAKAMİS: Bilmiyorum... Ama düşündüğüm şudur: EOKA-B’nin yaptıklarının tüm bunları provoke ettiğini anlamıştır diye düşünüyorum, böylece orada kalmanın görevi olduğunu düşünmüştür, kendi hayatını kurtarmak üzere kaçmamıştır... En büyük kızkardeşim Maria 15 yaşındaydı o zaman, ona “Annene ve kardeşlerine gözkulak ol” demişti... Ve bizi teker teker öpmüştü... Ve bizi yollatmıştı...

 

SORU: Nasıl olup da Karmi’ye gitmişti? Bu konuda bilginiz var mıdır?

PANAYOTİS KAYMAKAMİS: Bilmiyorum... Bir fotoğraf varmış, Türkler’in sürdüğü bir arabada elleri bağlı oturuyor ama hiçbir zaman emin olamadık bundan... Babamın bir dosyası vardır Kayıplar Komitesi’nde, burada bazı insanların ifadeleri var. Bir Kıbrıslıtürk, onu Girne Stadyumu’nda gördüğünü söylüyor, burada pek çok infaz yapılmıştı... Stadyumda çok insan öldürülmüştü diye anlatılıyor.

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 833 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler