1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. B-Yüzü...
B-Yüzü...

B-Yüzü...

1986 yılında Bayrak radyosunda göreve başladığımda (sicilimde nedense 1988 yazılı ve 2 yıl yokmuşum gibi davranılmaktadır...araştırıyorum), radyo programları yaparken 45 devirli plakların B-yüzlerinden oluşan bir repertuarı sunuyordum dinleyicilere. Ayn

A+A-

 

 

1986 yılında Bayrak radyosunda göreve başladığımda (sicilimde nedense 1988 yazılı ve 2 yıl yokmuşum gibi davranılmaktadır...araştırıyorum), radyo programları yaparken 45 devirli plakların B-yüzlerinden oluşan bir repertuarı sunuyordum dinleyicilere.

Aynı işlemi bir süre sonra, öne çıkmayan albüm şarkılarına yer vererek de sürdürmeye başlamıştım.

Tüm şarkılar, yani “B-Yüzler” nedense bir karanlığa itilmek durumunda kalmışlar gibi geliyordu bana.

Öne çıkarılanın altında ezilen, programlanmış propagandalarla gözümüze sokulanın gizlediği, belki de göze sokulandan daha nitelikli ve güzel olan bu çalışmalar, kaderlerine terk edilerek, bir boşluğu; plağın B-Yüzünü doldurmak niyetiyle konulmuşluğun ezikliğini de taşıyorlardı.

Tıpkı yaşamlarımızın B-Yüzüne benziyordu plakların bu kaderi.

Kendimizi tanıtmalarda hep A-Yüzünü gösterir olduk karşımızdakine.

Bizi tanımak, hakkımızda yorum yapmak isteyenler de hep A-Yüzümüze bakar oldu, B-Yüzümüzü görmezden, bilmezden, tanımazdan gelerek.

Halbuki insan olan insanın “gerçek-saklı” yüzüdür; B-Yüzü.

Ve belki de A-Yüzünden daha nitelikli, daha sevecen, daha bir insanidir bu yönümüz.

Kimisi bilerekten saklar B-Yüzünü, hani A-Yüzüne halel gelmesin diye.

Kendini ortaya korken A-Yüzüyle, belki beceriksizliğinin ya da olumsuz yanının sığnağıdır B-Yüzü... ama öyle ya da böyle, saklıdır işte B-Yüzü.

Genelde A-Yüzlerle değerlendirir, değerlendiriliriz toplum nazarında.

Sadece toplum nazarında mı? Yanıbaşınızdaki arkadaşınız (dostunuz değil) tarafından da A-Yüzüyle yorumlanır olur, B-Yüzünüz görmezlikten gelinebilir.

“Dosltuk” dedik de; galiba B-Yüzümüzün her şeklini tek gören onlardır.

 İyiliğimizi de, eksikliğimizi de, insani kırılganlıklarımızı, sevgimizi de.   

Belki de insanlar arasındaki en büyük “görmezlik”, bu olsa gerek; B-Yüzüne bakılmaksızın, tanımaksızın, anlamaksızın karşımızdakini değerlendirmek.

Belki bundandır yargısız infazlara; kendi değer yargılarımız içerisinde, A-Yüzlere bakarak karar vermemiz.

Ve belki de bundandır; en yakın arkadaşınızı bile sırası geldiğinde, B-Yüzünü hatırlamaktan kaçınarak, A-Yüzüyle suçlamak, çıkarlarının gerektiği şekliyle.

Ben plakların B-yüzlerini seviyorum...

Pek bilinmez, tanınmaz olanları...

Bir keşif dürtüsüyle dinlediğim, kazanç uğruna yokmuş gibi davranılan, ama  belki de önümüze konulandan daha iyi olan o saklıları seviyorum.

Tıpkı insanlardaki “saklı” yönler gibi.

Kişisel ihtiraslardan uzak, giydiği ya da giydirildiği statüden uzak, kıskançlığın kıskacından, beceriksizliklerin hırsa dönüştürülen şeklinden uzak, o “insan yüzleri”...

Yeterki bir kez olsun plağın B-Yüzünü dinlemeye çalışsın insan; ihtiraslarından, statü düşkünlüklerinden, kıskançlıklarından, hatta hırsa dönüşen beceriksizliklerinden kurtularak...

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 786 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler