1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. AZERBAYCAN, RÜZGARLAR KENTİ BAKÜ
AZERBAYCAN, RÜZGARLAR KENTİ BAKÜ

AZERBAYCAN, RÜZGARLAR KENTİ BAKÜ

Azerbaycan’ın Başkenti Bakü’de Crans Montana çerçevesinde düzenlenen konferansa katıldık. Meclis’ten giden arkadaşlarla birlikte çok yönlü temas ve ilişkiler kurumaya çalıştık. Ancak bu ziyarette gördüğüm ve işittiklerimi makale sınırlı

A+A-

 

Azerbaycan’ın Başkenti Bakü’de Crans Montana çerçevesinde düzenlenen konferansa katıldık. Meclis’ten giden arkadaşlarla birlikte çok yönlü temas ve ilişkiler kurumaya çalıştık.

Ancak bu ziyarette gördüğüm ve işittiklerimi makale sınırlılığı içinde okuyucularla paylaşmak isterim. Öncelikle şunu vurgulamak gerekir. Azerbaycan’ın kısa sürede kat ettiği ekonomik gelişmeyi, uçak alanından inip Bakü’ye yola koyulduğunuzda görmek olanaklıdır. Müthiş, bir ekonomik gelişmeyi hemen gözlemlersiniz. İlk geceden de şok olursunuz. Gece olunca Bakü, bir ışık cennetine döner. İnanılmaz bir ışık ve renk cümbüşü sizi alır götürür. Otur ve seyret.       

 Deyim yerinde ise Bakü şimdi, hem tarihin hem de moderin güzelliklerin ama ayni zamanda yer aldığı ve de harıl harıl çalışan bir şantiye kenti gibi. Dev gibi binaların inşaatını gördüğünüz gibi, kısa süre önce bittiği belli olan son derece güzel ve çağdaş  mimarinin, yerel özelliklerle bütünleşmiş örneklerini görürsünüz. Gerçekten gelişme ve büyümenin hem hızını, hem de heyecanını görmek söz konusudur.

İnsanları ise sevecen ve cana yakın. Size katkı sağlamak için ellerinden geleni yapmaya çalıştıklarını görürsünüz. Üstelikte gelişme ve ilerlemenin haklı gururunu ve onurunu da taşıyorlar.Sorunlarını  ve gelişmenin ortaya çıkarttığı sorunları aşmak için, devinim içinde olduklarını gözlemlersiniz.. Azeri ,insanının sıcaklığını ve sevecenliğini, bozulma gösterse de Kıbrıs Türk insanın yapısı ile benzeştiğini gördüm. Üstelikte Türkçenin güzel ağzı ile konuşmak çok, ama çok ilginç ve güzel.. Bizim gibi kelimelerin sonunda ya da içinde, K kelimesini, g diyerek konuşuyorlar. Bizden farkı ise , g harfini yazıda da kullanıyorlar, kelimenin sonunda.

Avrupa kupası maçını izlerken Azeri spikerin İtalyan kaleci için söylediği beni çocukluğuma götürdü. Kaleye Kapı , Kaleciye de Kapıcı dedi. Eskiler geldi aklıma, amcamın ve babamın konuşmaları canlandı hafızamda. Bizim çok kullandığımız, ama şimdilerde unuttuğumuz bir hayli kelimeyi duymak, insanı mutlu ediyor. Örneğin zibil.  Çöp diyoruz ya, eskiden zibil derdik.  Şimdilerde çöpü kullanıyoruz. Dilimizi ne kadar da çabucak  değiştirmek aciliyetine girdik. Çağdaş olacağız diye bizi biz yapanları kolay terk etmek, özü yıpratmak demektir.

Bazen duyarım, belli aydın arkadaşlar konuşmalarımı tenkit ederler. Çok eski kelime ve onlara göre “halk” dili ile konuşurmuşum derler. Entelektüel olmanın ölçüsü sanki “kuş dili” gibi konuşmaktır. Bu ayrı bir mesele. Ama halk olmanın bir koşulu da dile sahip çıkmaktır..

Konferans’ta  Azerbaycan Devlet Başkanı Sayın İlham Aliyev’in konuşması gerçekten, güney Kafkasya’nın ve  bölgenin gelecek 15- 20 yılda alacağı vaziyeti etkileyecek özellikleri içinde barındırıyordu. Azerbaycan dünya ve  Avrupa ile çok yönlü siyasi ve ekonomik ilişkilerin aktif tarafı olmaya şimdiden hazır.

Sayın İlham Aliyev konuşmasında çok önemli bir vurgu yaptı. “ Enerji hiçbir zaman politikaya ve politik çatışmalara alet edilmemelidir” dedi. Bunun akabinde de şu vurguyu yaptı. “ 1990’tan beridir 7 tane aktarma tesisi kurduk. Dünyanın bir çok yerine enerji transferi yapıyoruz. Enerji politikamızın en önemli ayağı bu günlerde inşa edeceğimiz Anadolu boru hattıdır.” Dedi.

Bilindiği gibi geçtiğimiz günlerde T.C Başbakanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile Kafkasya- Anadolu Petrol boru hattı anlaşmasını yapılmıştı. Bu hem Azerbaycan için hem Türkiye için oldukça önemli. Bu arada Türkiye, Kuzey Irak Kürt Yönetimi ile de bir milyon varil petrol aktaracak olan  Yumurtalık- Ceyhun petrol boru antlaşması yapmış ve ayni zamanda  gaz nakil hatları da antlaşması da yapmıştı.. Böylece Türkiye, ayni zamanda Kafkasya’dan, Irak’tan Avrupa’ya,  enerji naklinde en önemli transfer alanlarından biri olacak. Bakü’deki Konferansa Makedonya ve Monte Negro ( Karadağ) Devlet Başkanlarının da katılması Azetbaycandan başlayıp Anadolu’ya oradan da Avrupa’ya gidecek olan enerji koridorunun geçeceği alternatif alanları da göstermesi bakımından çok önemli idi. Buna Gürcistan devlet Başkanın da ilavesi sonuç itibarı ile Akdeniz, Karadeniz açısından önemi göstermesi bakımından da çok önemli idi. Bu gelişmelerin, sonuç itibarı ile Doğu Akdeniz ve Kıbrıs’ı da doğrudan etkileyeceği açıktır. Çünkü, bu enerji hatlarının ve etrafındaki alanların güvenlik ve siyasi istikrarı çok önemlidir. Avrupa ve Kafkasya arasındaki ilişki onun etrafı ve ilerisi ve gerisindeki ülkelerin işbirliğini ve ortaklığını da kapsar. Bu konuda Sayın Aliyev’in Konferanstaki konuşmasında ifade ettiği  bakış açısı da olayın çok geniş açıdan  değerlendirildiğini göstermektedir.

Sayın Aliyev, “Önceliklerimizi çok iyi analiz ettik. Avrupa ve komşularla iyi ilişkiler kurarak geleceği çok iyi görebilmekteyiz… Rusya ile ilişkilerde sorunlar olsa da bu yıl Rusyadan 1 milyon turist bekliyoruz ve ilişkilerimizin daha iyi olması için uğraşıyoruz. Bizim için her ülke ile ilişkilerin iyi olması önemlidir. Azerbaycan Gürcistan ve Türkiye arasında tren yolu ve bunun Çin’e kadar ulaşması ve üç ülke ile elektrik enerjisi alanında birlikte hareket edeceğiz” dedi. Sayın Aliyev’in vurguladığı bir noktada daha var ki konuşmasında bahsettiği dünya analizini çok iyi yapıldığını gösterir.

“ Dünyadaki Global değişimleri dikkatli takip etmezseniz geleceğe bakışınız çok açık olamayacaktır.”

İşte bu yaklaşım çok önemlidir. Azerbaycan bunu okudu. Bu yüzden ekonomik potansiyelini dünya ile bütünleştirme yönüne gittiği için ekonomik ve toplumsal gelişmesini hızlı bir şekilde yapmaktadır. Ne acıdır ki Kıbrıs’ta Türk ve Rum toplumları bunu hala başaramıyoruz. Global değişimin etrafımızdaki gelişmelerinin içinde biz ortaklık ve barış konusunda yaratıcı olamıyoruz. Ayni statükonun resmen bağımlısı olduk.

Bu arada Yeni Azerbaycan Partisi’nin Genel Sekreteri Sayın Ali Ahmedov beyle de görüştük. Kıbrıs’ı ziyaretinde tanıdığım bu değerli siyaset ve ayni zamanda da aydın insanı yeniden görmek ve konuşmak çok iyi oldu. Gösterdiği misafirperverliğe teşekkür ederim. KKTC Bakü Temsilcimiz Sayın Zeki Gazioğlu beye de çok teşekkür ederim. Hem Bakü’de kurduğu çok yönlü ilişkiler için, hem de bize gösterdiği çalışmaları için.

Evet, imkanı olan Bakü’yü gitmeli ve görmeli. Gelişme ve devinimi yerinde görmeli. Ayrıca kültür ve insan zenginliğini de görmeli. Dilimizin hem geçmişinin hem de  günümüzün  zenginliğini ve güzelliğini yaşamak da çok güzel. Bakü her açıdan görülmeye değer bir kent.

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1259 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler