1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Ayyorgi’de (Karaoğlanoğlu) olası gömü yerleri...
Ayyorgi’de (Karaoğlanoğlu) olası gömü yerleri...

Ayyorgi’de (Karaoğlanoğlu) olası gömü yerleri...

Bir okurum geçtiğimiz günlerde beni arıyor, Ayyorgi’de (Karaoğlanoğlu) “çıkarma”nın olduğu bölgede bazı olası gömü yerleri hakkında bazı şeyler öğrendiğini, bunları paylaşmak istediğini söylüyor... 20 Temmuz 1974’te Türkiye’

A+A-

 

 

Bir okurum geçtiğimiz günlerde beni arıyor, Ayyorgi’de (Karaoğlanoğlu) “çıkarma”nın olduğu bölgede bazı olası gömü yerleri hakkında bazı şeyler öğrendiğini, bunları paylaşmak istediğini söylüyor...

20 Temmuz 1974’te Türkiye’nin Kıbrıs’a asker çıkarmaya başladığı “Çıkarma Plajı”nın üzerinde, yol kenarındaki anıtın civarında bazı olası gömü yerleri hakkında edindiği bilgileri, Kayıplar Komitesi yetkilileriyle paylaşmamın bir sakıncası olup olmadığını soruyorum... “Hiçbir sakıncası yoktur” diyor.

O zaman Kayıplar Komitesi’nin Kıbrıslıtürk ve Kıbrıslırum yetkililerini arayarak 16 Mayıs 2012 Çarşamba günü okurumla buluşmak ve birlikte Ayyorgi’ye gitmek üzere anlaşıyoruz.

Geçtiğimiz Çarşamba sabahı Kayıplar Komitesi Kazılar Koordinatörü Okan Oktay, Kayıplar Komitesi Kıbrıslırum Üye Yardımcısı Ksenofon Kallis ve Kayıplar Komitesi görevlisi Turgut Vehbi’yle birlikte Ayyorgi’ye gidiyoruz. Okurum da, Kayıplar Komitesi’nin iki araştırma görevlisiyle birlikte anıtın bulunduğu alana geliyor...

Önce bizimle edindiği bilgileri paylaşıyor...

“Çıkarma”dan birkaç gün sonra, yüzünüzü denize döndüğünüz zaman, anıtın sağ tarafına bir noktaya çatışmada ölen bazı Kıbrıslırum askerler gömülmüş, bir tepecik gibi bir şey varmış bu bölgede ve oraya gömülmüşler...

Aynı yönde bir evin içerisine bir Kıbrıslırum nişancı yerleşmiş ve iki Türk askerini vurarak öldürmüş... Üçüncü bir Türk askeri bu nişancıyı bulmaya gittiğinde onu da başından vurmuş ve bu Türk askeri yaralanmış, fakat ölmemiş. Üstünde kurşun deliğinin görülebildiği miğferi şu anda İzmir’de, Foça’daki çıkarma müzesinde sergileniyormuş. Bu evin yakınındaki kuyuya birkaç kişi gömülmüş ve sonra da kuyuya bir el bombası atılmış...

Denize sırtımızı dönüp anıttan dağlara doğru, tam karşıya baktığımız zaman ise 100 metre kadar içeride büyük bir çam ağacının altına çok sayıda Kıbrıslırum gömülmüş, bunlar savaşta ölen askerlermiş. Okurum, “Esas büyük sayıda insan, o çam ağacının altına gömülmüş” diyor.  Bu askerlerin hikayesini de bildiği kadarıyla anlatıyor bize okurum: Bu alana iki ya da üç tank gelmiş, tanklarda Kıbrıslırumlar varmış, Türk askerleri tankların paletlerine ateş etmişler... Sonra tanklardaki Kıbrıslırum askerler kaçmış... Belki de bunlar olabilirmiş çam ağacının altına gömülen...

Kayıplar Komitesi yetkilileriyle birlikte bölgeyi araştırıyoruz... Anıtın az ilerisindeki bir evin kuyusuna bazı “kayıplar”ın gömüldüğü yönünde bilgiler mevcuttu, hatta evsahibi, bu kuyuyu boşaltarak bulduğu insan kalıntılarını torbalara koyduğunu ve yolun karşısına götürdüğünü anlatmıştı... Fakat bu alanda başlatılan bir kazı sonuçlandırılamamış çünkü meğer buraları askeri bölgeymiş...

Bu arazide bazı kuşkulu alanlar buluyoruz, sonra da büyük çam ağacına giden patikayı aramaya çıkıyoruz ama bölge gerçekten çok değişmiş... Bazı telli bölgeler var, bunların arasından geçen toprak yolda ilerlediğimiz zaman, alanın villalarla doldurulmuş olduğunu, ağaçların kesilerek yerine inşaatların yapıldığını görüyoruz... Sözü edilen çam ağacı acaba askeri bölge içinde mi kalmış?

Tüm bu sorulara – gerek kuyunun tam olarak nerede olduğunu, gerekse çam ağacına giden monobadinin tam nerede olduğunu – Kayıplar Komitesi Kıbrıslırum üye yardımcısı 1974’te bölgede havadan çekilmiş fotoğrafları bulduğu zaman belki yanıt bulabileceğiz...

Okurumuza bizimle paylaştığı bu değerli bilgiler için sonsuz teşekkürler ederek Ayyorgi’den ayrılıyoruz ve Kırnı’ya gidiyoruz...

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 794 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler