1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Ayrılalım / Öykü
Ayrılalım / Öykü

Ayrılalım / Öykü

Ayrılalım… Tayfun Çağra Evlilikleri ani olmuştu. Tanıştıktan 1-2 ay sonra düğün yapmışlar ve birlikte bir yaşama başlamışlardı. Düğünden önce de birlikte doyurucu zaman geçirdiklerini söylemek pek mümkün değildi. Böyle bir beraberlik kısa

A+A-

Ayrılalım…

 

Tayfun Çağra

 

Evlilikleri ani olmuştu. Tanıştıktan 1-2 ay sonra düğün yapmışlar ve birlikte bir yaşama başlamışlardı.

Düğünden önce de birlikte doyurucu zaman geçirdiklerini söylemek pek mümkün değildi.

Böyle bir beraberlik kısa zaman sonra evlilikte problemler yaşanmasına neden oldu. Adam başka şeyler, kadın başka şeyler istiyordu. Zevkleri farklı, keyif aldıkları şeyler ayrıydı. Adamın daha çok sanatsal, kültürel olayları izlemek, hatta entelektüel ortamlarda bulunmak gibi istekleri varken, kadının daha sıradan istekleri vardı. İşten eve, evden işe gitmek, belki komşularla biraz dedikodu yapmak, kahve içip fal bakmak, aile ziyaretleri yapmak gibi…

***

Adamın bir iş için kadının çalıştığı yere gelmesi ve fiziksel olarak karşılıklı beğeni onları erken bir birlikteliğe itmişti. Özellikle adam için düşündüğümüzde böyle bir evliliği nasıl yapabilir diye sormak mümkün ama fazla da kafaları yormaya gerek yok. Bazen böyle şeyler olabiliyor.

***

Bu olayda da böyle oldu, yaptılar, evlendiler ve cicim ayları başladı. Önce bir balayı yaptılar… Şimdilerde maddi nedenlerle zoraki olarak yapılabilen birkaç gün de değil, bir aya yakın bir balayı yaptılar. Onlar da şimdiki zamanda yaşayanlardan ama bunu da yapabildiler. Yani gerçekten de ‘bal-ayı’ oldu. Bu ayda her şey ortaktı doğal olarak… Birlikte gezmek, birlikte yemek yemek, birlikte eğlenmek, birlikte yatmak, birlikte uyanmak... Herşey çok güzeldi, düğünde elde ettikleri paraları harcıyorlar, henüz daha faturaların ödemesi gündemde yok, sorumluluklar başlamamış ve en önemlisi de beğenilerin farklı olduğu daha ortaya çıkmamış.

Çünkü tatilde, balayında önlerine ne konulursa onları yiyorlardı… Nereye götürülüyorlarsa oraya gidiyorlardı, ne gösteriliyorsa onu görüyorlardı… Bir tercih yapmak gibi olanakları kısıtlıydı. Bir de zaten daha birkaç günlük evliydiler ve tercih farklılıkları ilk günler için hoş bile gelebiliyordu.

***

Ancak bu cicim aylarından sonra çoğu evliliklerde veya beraberliklerde bazı sorunlar başlar. Yine böyle oldu, hikâyesini anlattığımız evlilik de bu duruma uygundu ve tabii ki fazla zaman geçmeden sorunlar yaşanmaya başladı… Birlikte keyif alabilecekleri şeylerin çok da fazla olmadığını, hatta hiç olmadığını fark etmeleri çok zaman almadı. Bunu başarabilmek için, yani birlikte keyif alacakları şeyleri bulabilmek için uğraştılar da… Belki ortak bir keyif, paylaşabilecekleri ortak bir zemin bulabilmek için karşılıklı fedakârlık yaptılar.

Biri diğerinin hoşlandığından zevk almaya, diğeri öbürünün beğendiğini beğenmeye çalıştı ama olmadı.

***

Sadece ortak yapacak bir şeyler bulamamak değil, bu mutsuzluk evdeki gerilimin de artmasına neden oldu. En ufak bir şeyden sesler yükseldi, bağırmalar, çağırmalar arttı. Arkadaşları geldiler eve, yediler, biraz da içtiler… Evin çifti her zamanki tartışmalarına başlayınca arkadaşları evi terk ettiler… Onlar başka bir yerde arkadaşlarıyla buluştular… Biraz sohbet, biraz hoşbeş derken yine tartışma başladı bizim çift arasında… Bu kez onlar terk ettiler mekânı… İkisi de ayrı ayrı yerlere kaçtılar.

***

Bir süreliğine de ayrıldılar… Adam evden ayrıldı, başka bir yerde kaldı. Arada bir telefonda konuştular ancak arada bir konuşmalarına rağmen her telefon konuşması yine de tartışmayla bitti. Bir kez daha telefon konuşması yapmalıydılar. Adam yine karısını aramalı ve aldığı bir kararı bildirmeliydi. Aradı, “konuşmamız gerek” dedi. Kadın da “iyi olur, ben de konuşmak istiyorum zaten” dedi.

Eve gitmediler, bir cafede buluştular. Her ikisi de sakindi, mülayim bir halleri vardı. Birbirlerine karşı saygılı olmaya çalışıyorlardı. Önce adam konuşmak istedi, birkaç cümleyle ön hazırlık yaptı ve “birlikteliğimizi yürütemiyoruz, ayrılalım” dedi.

Kadın bunun söylenmesini bekliyordu zaten ama kendinin de söyleyeceği vardı;

“Olur ayrılırız ama karnımdaki bebeği nasıl ayıracağız?” diye sordu.

 

-devamı haftaya-   

 

    

Bu haber toplam 598 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler