1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Aynı evler, ayrı evler…
Aynı evler, ayrı evler…

Aynı evler, ayrı evler…

Birlikteydiler ama mutlu değillerdi. Oysa mutlu olmak için beraber olmuşlardı çünkü aynı eve çıkmadan önce oldukça mutluydular. Ayrı evdeydiler ama neredeyse uykuları dışında (hatta uykularında bile!!!) hep birlikteydiler. Sadece ‘evlerimiz ayrıdı

A+A-

 

 

Birlikteydiler ama mutlu değillerdi.

Oysa mutlu olmak için beraber olmuşlardı çünkü aynı eve çıkmadan önce oldukça mutluydular. Ayrı evdeydiler ama neredeyse uykuları dışında (hatta uykularında bile!!!) hep birlikteydiler.

Sadece ‘evlerimiz ayrıdır’ şeklinde yaşıyorlardı, bu da onları mutlu etmeye yetiyordu.

***

Bu mutluluk onları aynı eve çıkmaya itmişti. “Madem ki birlikte mutlu oluyoruz o zaman bu birlikteliği aynı evde yaşayalım” demişlerdi.

Keşke demeselerdi!

Aynı eve çıktıkları günden itibaren neredeyse sorunlar başlamıştı…

Neden?

Çok basit.

Evin temizliği, dağınıklık, tertiplilik, faturalar, girdisi-çıktısı…

Bunlar sorun olmuştu.

Bugün ben temizlik yaptım, yarın da sen yap, elektrik faturasını ben ödedim, sen hiç katkı yapmadın, buzdolabı boşaldı, kim dolduracak, çıkardığını ortada bırakıyorsun sanki arkanda hizmetçin var gibi tartışmalar her gün yaşanmaya başladı.

Evleri ayrıyken yaşadıkları mutluluk yoktu artık… Zorunluluktan birlikte oluyorlar, eski yaşadıkları hazzı alamıyorlar, suratlarından mutsuzluk akıyor ve bu görüntüleri ve ruh halleri de çevrelerine yansıyordu.

***

Sordu birgün bir arkadaşları;

Neden böyle mutsuzsunuz? Bir sorun mu var?

Yok, bir sorunumuz yok, mutsuz mu görünüyoruz!

Evet, hem de çok. Farkında değil misiniz yoksa!!

Yani… Evet, eskisi gibi değiliz sanki ama neden bilmiyoruz.

Bence neden olduğunu bulmaya çalışın, biz eski arkadaşları özledik. Gidin yardım alın, bir danışmana gidin, belki sorunu çözersiniz.

Olabilir galiba… Bakarız.

Dediler ama çok da ciddi değiller gibiydi.

***

Eve geldiklerinde bu konuyu daha ciddiye almaya başladılar çünkü her günkü gerginlikleri eve geldiklerinde başlamıştı yine… Bir türlü sorunun ne olduğunu göremiyorlardı ama… Başka bir yerde arıyorlardı sorunlarını… Gözlerinin önündeki sorunu görmüyorlar veya görmek istemiyorlardı.

***

Karar verdiler, gittiler bir danışmana…

“Şöyle de böyle” dediler, anlattılar yaşadıklarını… Danışman anlattıklarından onların fark etmediğini fark etti hemen… Bir şey önerdi;

Evlerinizi ayırın yine… Bir süre de öyle bir birlikteliğe devam edin.

Tamam dediler, ayrıldılar… Ertesi gün adam daha önce yaşadığı evine döndü. Eskisi gibi bir birliktelik yaşadılar yine… Geziyorlar, tozuyorlar, birbirlerinin evine misafir olarak! yatıya gidiyorlar, ertesi sabah işlerine ayrılıyorlar.

Eski mutluluklarını yaşamaya başlamışlardı yine…

O gittikleri evin sorumluluğu yoktu üzerlerinde… Kendi evlerinde istedikleri gibi yaşıyorlardı. İster dağınık, ister temiz… Karışanları yoktu, sen yedin, sen boşalttın dolabı, fatura ödemesi var gibi sorunlar önlerine gelmiyordu.

Yalnız olduklarında da aynı sorunlar vardı ama istedikleri gibi yaşıyorlar, ya takıyorlar ya da takmıyorlardı, kendilerine kalmış bir şeydi bu…

***

Bir süre sonra yine gittiler danışmana…

“Biz yeniden mutlu olduk” dediler.

Peki nedenini buldunuz mu diye sordu danışman…

“Yoookkk” dediler ikisi de aptallar gibi…

Paylaşamıyorsunuz da ondan dedi danışman…

Şaştılar…

Neyi paylaşamıyoruz diye sordular.

Aynı evi… Sorumluluklarınızı…

Nasıl yani?

Bir düşünün, neden aynı evde mutsuzken, ayrı evlere çıktığınızda mutlu oluyorsunuz. Siz birbirinizi seviyorsunuz ama birbirinize saygı göstermeyi beceremiyorsunuz, olduğunuz gibi kabullenemiyorsunuz birbirinizi… Bir birlikteliğin sadece cinsellikten ibaret olduğunu düşünüyorsunuz. Oysa her şeyiyle bir birliktelik istiyorsanız paylaşmayı öğreneceksiniz.

Paylaşmak mı? Nedir o? Neden paylaşalım ki!!! Biz paylaşamıyor muyuz? Neyi paylaşamıyoruz, neden paylaşamıyoruz…

Gibi kafalarındaki sorularla çıktılar danışmanın ofisinden… Bir daha da gelmediler danışmana… Paylaşmayı öğrendiler mi, çözdüler mi sorunlarını, ayrı ayrı evlerde mi kaldılar, paylaşımın ne olduğunu öğrenip sorunlarını çözdüler mi, yoksa “amaaannn” deyip çekip gittiler mi…

Başka başka, ayrı ayrı evler bulup paylaşmadan yaşamaya devam mı ettiler bilinmez, en azından hikayenin yazarı bilmiyor.

***

Bu da böyle bir hikayeydi işte…

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 762 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler