1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. 'Ayaklar' baş olursa eğer...
Ayaklar baş olursa eğer...

'Ayaklar' baş olursa eğer...

Zenginin malı... Züğürdün çenesini yorarmış... “UBP”den çenemiz yoruldu ya!.. Bu laf geldi aklıma... Oysa bu kez bir “terslik” var ortada. Çünkü, demokrasi “fukaralığı” hat safhada... *** UBP’de epeyc

A+A-

 

 

 

 

Zenginin malı...

Züğürdün çenesini yorarmış...

“UBP”den çenemiz yoruldu ya!..

Bu laf geldi aklıma...

Oysa bu kez bir “terslik” var ortada.

Çünkü, demokrasi “fukaralığı” hat safhada...

 

***

 

UBP’de epeyce “içerli” birisi ile sohbet ediyoruz.

Küçük ‘yönetimine’ fazlaca öfkeli.

- “Eğer görevde kalırsa, bu parti dağılacak” diyor.

İddialı bir laf...

Ama bunu ilk kez duymuyorum.

“Ahmet Kaşif aday olmaz” diyorum, “kanımca”...

Çünkü, özel şirketinin durumu fazlaca ‘nazik’.

Ve çok sayıda ihale almış.

Yani, Türkiye’den gelecek telkinlere, ayrıca diğer güç odaklarına karşı fazlaca savunmasız...

- “Bilemem” diyor... “Ama bildiğim şu, Kaşif olmazsa Nazım, o olmazsa İlkay Kamil ya da Türkay Tokel, birisi aday çıkacak. Üstelik, anketler gösteriyor ki, parti içinde İrsen Küçük’e destek olanların oranı % 20’lerde kaldı.”

 

***

 

UBP içindeki “farklılık” sadece “iktidar yarışı” ile sınırlı değil...

Türkiye ile olan ilişkilerde, Küçük yönetiminin fazlaca “pasif” tutumu, “görüş” farklılıklarını da getiriyor...

“Bu ekonomik program, ülkeyi tam anlamıyla çökertti. İnsanlar mutsuz, insanlar zorda... Ülkenin gerçekleri ve Türkiye’nin yükümlülükleri anlatılmadı, boyun eğildi, dahası baskı ve dayatma davet edildi” diyor, Ulusal Birlik Partisi’nde bir 30 seneyi geride bırakan dostumuz.

Ve ekliyor:

“Türkiye hükümetinden kimilerinin kurultaya müdahalesi ters teper...”

Şu ‘manidar’ sözü de söylüyor:

“Ülke yönetiminde ve partide ayaklar baş olmuş, başlar ayak...”

 

***

 

Bu kez Ahmet Kaşif’e çok yakın bir isimle konuşuyorum...

“Benim tanıdığım Kaşif, baskılara karşın adaylığını ilan eder” diyor...

“Zor” diyorum...

“Bir önceki kurultayda aday olmuşsa, şimdi, mutlaka olur” diye ısrarcı “yakın” isim...

Sohbetimiz aynı soruyla bitiyor:

“Ne olacak bu ülkenin hali...”

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 856 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler